youtube etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
youtube etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler Günü, Ajanslar ve Sinekler

Uzun bir aradan sonra tekrar bloga birşeyler kararlamak gerektiğinin farkına vardım. Anneler gününe denk gelmesi ise şans değil tabii olarak. Markaların sosyal medyalı anneler günü videoları piyasaya düşmesi birazda yazmak için bu konuda bana yardımcı oldu.


İlk video Arçelik'in hazırladığı (aslında Arçelik değil tabii olarak ajansının hazırladığı demek gerekli) "Sosyal Medyada Anne Devrimi" başlıklı 2 dakika 24 saniye uzunluğunda olan video. Videonun 1 dakikası izlenebilir kalanı ise profesyonel merakı olan kişilere hitap ediyor gibi.(Yani işin içinde olmasam 1 dakika 24 saniyelik kısmı izleyemezdim ne yazık ki) Bu video iyi niyetli fakat ve ufak bir sinek olması beni biraz rahatsız etti açıkcası.



"Sosyal Medyada Anne Devrimi"diye video çekip "Poke"un kaldırıldığını söyleyen bir video hazırlıyorsan çorbadaki sineğe yapılan muameleyi görmeyi beklemelisin. Facebook'ta ne yazık ki "Dürtme aksiyonu" halen duruyor. Keşke bu videoyu istihdam ettikleri "Sosyal Medyacı" arkadaşa gösterseydiler. (Bazı ajansların sosyal medya ekiplerinin sadece stajyerlerden oluştuğu düşünüyorum).


Bir diğer "Anneler Günü" temalı video ise "Yavrum Seni Like Ettim" başlıklı Profilo videosu oldu. Videonun açılışında "Teknolojiyi Profilo'larla takip eden annelerimiz, yavrularını Facebook'tan takip ediyor" gibisinden bir metin yazılmış. Güzel gaz verilmiş eyvallah.

Bu videoyu biraz geç izledim açıkcası ve benim aklıma "Acaba Profilo'nun bir Facebook sayfası var mı acaba?" sorusu gelmeden Olcayto Cengiz'in şu tweetini(https://twitter.com/#!/OlcaytoCengiz/status/200172178002542592) okudum. Öğrendim ki adamlar "Like Ettim" diye şarkı yapıp Facebook sayfası açmamışlar. Markanın "sosyal medyada var olmama" tercihini farklı neden/sonuç ilişkileri ile anlayabilirim fakat "Like Ettim" diye şarkı yapıp Facebook sayfası açmamak için "Çorbadaki Sinek" muamelesi az bile kalabilir. Bu iş denizde çakıl taşı sektirmek gibi birşey. 2-3 kez seker mutlu olursun ve taş sonunda suya düşer. Keşke bir Facebook sayfası açıp video düzenlemeye verdikleri bütçeden 2-3 Bin TL ayırıp bir Facebook sayfası açsaydılar. En azından seken taşları bir kovaya doldurabilirdiler.(Bunu kesinlikle ajansın önermesi ve hayata geçirmesi gerekiyordu)



Neyse uzatmayalım. Sonuçta sektör profesyoneli olduğum için(artık) biraz daha sakin yazmak gerekiyor.
Sonraki yazımı Babalar Günü'ne saklıyorum bakalım orada hangi sinekleri yakalayacağız.

Not: Iñárritu gibi başlık atmışım arkadaş. Beklenti oluşmasa bari insanlarda.
Not 2: Yazım hatalarını bildirirseniz güzel olur.

Saygılar


14 Mart 2011 Pazartesi

Viral mi? Kaç kaç kaç!

Yukarıdaki İstanbul'da hoş bir kız olmak adlı virali (izlenilme sayısı pek viral olduğuna dair bir sayıyı göstermese de viral olsun maksatlı çekilmiş bir videodan bahsediyoruz) seyretmişsinizdir.  Bunun reklamcılık veya pazarlama açısından değil virali çeken markanın sosyal medyada nasıl algılandığına ve algılanacağına dair ufak bir şeyler yazacağım.

Bu video biraz izlenildiğinde anlaşılıyor ki yurt dışında popüler olmuş bir çalışmanın epey bir benzeri olmuş. Hatta öyle ki genellikle viral olan işlere burada yer vermediğimi düşünürsek blogda daha önce malum video hakkında yazdığım için gayet popüler olduğunu da söyleyebilirim. Kıç kamerası hakkında yazdığım ufak yazı

İnsanlar peki bizimkilerin yaptığı video hakkında neler dedi ve diyecek?

1-  İlk saldırı "Çakma lan bu! Ecnebiler yapmış, siz de çalmışsınız" üzerinden olacak. Çalma kelimesini kullanmayacağım fakat ağır bir esinlenme olduğu ortada. Bu tarz bir eleştiri alan bir iş ürün ne kadar güzel olursa olsun itibarı için iyi şeyler bırakmaz hafızamızda.

2- "Yeter artık cinsiyetçilik üzerine reklamlar çektiğiniz" eleştirisi ki en ağır nokta burası olacak bana göre. Bir çok marka benzer(çakma) ürün şokunu atlatabilir lakin cinsel ayrımcılık yapanlar bundan kolay kurtulamaz. Ciddi bir itibar zedelenmesi olabilirdi lakin video pek yayılmadı

3- "Eee arkadaşım adamlar ürüne bakmıyor, kıza bakıyor"  evet kızın giyim tarzı ve endamı yüzünden arka cebe zorla tıkıştırılmış bir ürüne bakılmıyor olması çok normal değil mi? Takımın önüne geçen futbolcular gibi ürünün önüne geçen unsur burada oynatılan şahıs olmuş.

4- "Yahu artık yemiyoruz bunları" evet insanlar bunları yemiyor ki bu yenilecek bir şey mi? Orası belirsiz bir çok kişi artık böyle videolara Gitti Gidiyor virali yüzünden mesafeli yaklaşmaya başladı. Süper bir şeyler yapmadıkça olmuyor sanırım.

5- "Bırakın artık milleti aptal yerine koymayı sanki yurtdışını bilmiyoruz" Ee haklılar ağır esinlenme kokan bu tarz işler hele ki böylesine popüler olmuş işlerde esinlenen işler insanları aptal yerine koyuyormuşsunuz hissi yaratabilir.

6- "Eee abi o videoda görünenlerden izin alındı mı? İster istemez refleks olarak bakmış olsa bile adamın adı çıkmaz mı?"  Bunu videoyu hazırlayanlara sormak lazım.

İlk etapta muhtemel tepkiler bunlar olacaktır. Youtube yorumlarını okursanız da bu yazdıklarımın civarında ve çoğunlukla olumsuz olarak yapıldığı görürsünüz. Bir de videonun puanlama kısmınında kapalı olması bu olumsuz yorumların puan ve puanlara dönüşmemesi için olduğunu fark etmek gerekli. Neyse bir viral denemesini daha izliyoruz bakalım ne olacak? Bir viral uğruna ne itibarlar batıyore.

Saygılar.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Parodisi yapılmışsa tutmuştur!

Bigumigu'nun "Dikkat! Kıç Kamerasına yakalanmayın" başlıklı haberini okumuşsunuzdur büyük ihtimal. Konunun videosunun da zamanında izlemişsinizdir bir şekilde(Youtube kaldırmış videoyu) Yapılan çalışma Levi's markasının bir viraliymiş. Ciddi izlenme sayılarına ulaştı.(Bigumigu'nun dediğinine göre 4 milyon). Marka bu durumdan memnundur. Bu video güzel kızlar, sex satar kitlesi tarafından değil de bana "hemcinsinin rezil olduğunu görmek isteyen erkekler" tarafından patlatılmış gibi geldi.(Bu kitleler kesişiyor mu? Kesişmemesi saçma olur)

Neyse bu videoyu kimin izlediğini boş verelim asıl konuya geçelim. "Parodisi yapılan her şey beğenilmiştir" adlı çok da bilimsel temelleri olmaya ama geçmişte bir kaç kere değindiğim teorime :)(Old Spice ile ilgili olan yazı "Teori" kelimesini kullandım ya başka bir şey istemem artık) . Old Spice'a yapıldığı gibi Kıç Kamerası için de bir parodiye rastgeldim.( rastgeldim dediğim Urlesque blogunda gördüm) Fahim Anwar isimli bir bir standup komedyeni Youtube kanalında "Kıç Kamerası" diye nitelendirdiğimiz bu viral videonun parodisini yapmış ve kamerayı bir kadına değil bir erkeğe, erkeğin kalçasına değil ön tarafına yerleştirmiş ve kayda başlamış. Video aşağıda.



Yukarıda olduğu gibi olan parodiler her zaman markalara yarar sağlar. Bu video da çok yüksek bir izleyici sayısına ulaşmasa da markanın çektiği virali hatırlatacak ve tekrar izleme dürtüsü oluşturacak. Tekrar kıpırdanacak ve yine ortalıkta dolanmaya başlayacak. İzlememiş olan kişiler bu parodi sayesinde izleyecek. Artık ulaşılmadığına göre daha da çok merak konusu olacak video. Bu video parodiyi çeken kişilere de belli bir popülerlik kazandıracak elbette. Çok bilinmeyen bu Youtube kullanıcısı ciddi izlenme sayılarına ulaşacak.Hiç bir parodi tek tarafa kazandırmaz. Her zaman iki tarafta kazanır.

Tabii son olarak söyleyeyim bu yazdıklarım teoride gerçekleşmesini umduğum şeyler. Gerçekleşirse ileride yapılan başka parodilerde örnek olarak kullanacağım :). Neyse uzatmayalım son sözü söyleyip kapatalım "bir şeyin parodisi yapılmışsa o şey tutmuştur"

Saygılar.

12 Ocak 2011 Çarşamba

The Virginity Hit

Bu yaz çıkan Amerikan gençliği bekaret kaybetme ritüeli üzerinde ilerleyen bir komedi filmi. Seyretmesi oldukça zor, heveslenip eğlencelik olsun izleyeyim derseniz pek eğlencelik bir film değil gibi. Buraları çok önemli değil aslında. Film içinde önemli olan nokta karakterlerin bu ritüeli sürekli olarak Youtube üzerinde kayıt edip dünyaya duyurma çabası. Özel hayatın yeniden tanımlanması durumu var filmin tamamında.

Sosyal medya araçları sayesinde "özel hayat" diye tanımladığımız şeyin farklılaşması durumu ortaya çıktı. Artık özel hayatın ne olduğuna karar vermek pek kolay değil. Sosyal ağlardan birine kayıt olduğumuz anda her söylediğimiz her paylaştığımız maalesef özel hayattan çıkıyor.(Maalesef demek gerekli mi?). Arkadaşınıza açıktan yazdığınız bir tweet bir anda iki kişinin diyalogundan bambaşka bir şeye dönüşüyor. Her hangi bir kavganın içinde bulabiliyorsunuz kendinizi. Herkes yan evdeki olan kavgayı dinliyor bir şekilde. Belki biz biraz yüksek sesli konuşuyoruz, belki insanlar duyma konusunda biraz daha istekli artık.

Film boyunca karakterlerden birisinin kullandığı kamera gözünden biz de olaya dahil oluyoruz. Yıllardır birilerini gizlice izleme dürtüsü üzerine BBG gibi programlar yapan yapımcılar bu sefer YouTube üzerinden bu dürtülerimizi harekete geçirmeye çalışıyor. YouTube üzerinde özel hayatları didikleme şansı veriyor bize. En azından birilerinin özel hayatını didiklediğimizi sanıyoruz. Bir zamanlar LonelyGİrl15 adlı bir web serisi vardı. işte aynen orası gibi. Bir süre insanlar bu serinin kurgu olduğunu anlamdı sonrasında kurgu olduğu ortaya çıktı.

Özel hayatı didikliyor muyuz? Yoksa bize sunulan hayat parçacıkları ile bu dürtümüzü ehlileştiriyor muyuz? Bu konu çok çetrefilli. Sunulan, hayatın özel kısmı mı? Yoksa hayatın vitrinde olmasını düşündüğümüz ilgi bağımlılarının ufak oyunları mı?  Bize sunulan her şeyi özel hayat olarak görmeli miyiz? Artık özel hayat iki kişini durum güncellemelerinin bize anlattığı şeyler mi?

Sosyal medya algısı her değiştiğinde bu özel hayat kavramında yeni bir tanımlama kazanacak gibi görünüyor. Şu haliyle bile neyin özel neyin genel olduğunu anlayamaz iken daha da fazla hayatımıza giren araçlar bu durumu iyice kurcalayacak. İzleyip göreceğiz. Kötü bir şey demek doğru mu? onu da bilmiyorum. Yeni çıkan öneri sistemleri ile zevklerimizi bile artık bu sistemler üzerinden kurgular iken birileri bu benim özelim diyebilecek mi? onu da düşünmemiz gerekiyor. Ben şu konuda kesin olarak şu söylemek isterim. Eğer bir sosyal medya araçlarının birinde bir hesap açmış isen "özel hayat" kavramını artık yeniden tanımlamalısın. Ne paylaşacaksan artık özel hayatınını onlar belirleyecek, bunu unutmamalısın. Özel hayat sınırları her yeni sosyal ağ hesabında yeniden çizilecek unutmamalıyız.

Not. Biraz karışık ve okunması zor bir yazı oldu kusura bakmayın. 2 günlük aradan sonra istediğim şekilde yazamıyorum.

Saygılar.

8 Ocak 2011 Cumartesi

YouTube seven markalar

Bu konu hakkında bir çok farklı liste bulabilirsiniz. Burada yapacağım liste nedenleriyle beraber hoşuma giden markalar hakkında olacak. Bir kaç sunum veya blog yazısı okudum fakat okuduğum yazılarda viral videolar aracılığıyla patlama yaşamış markalara değinmişler sürekli. Yine sunumlarda veya blog yazılarında medya sektöründe olan markaların çokluğu dikkatimi çekti. Zaten medya sektöründe olan markaların YouTube'da olması kaçınılmaz fakat aslında çok orada olmasını beklemeyeceğimiz markalardan bahsetmeye çalışayım virallere bulaşmadan. YouTube kullanan markalar hakkında bir yazı yazıp içine Tippex veya Old Spice koymayacağım. Old Spice tamda yazacağım yazıya uygun bir marka olmasına rağmen. Viralli bir yazı istiyorsanız Ad Freak'ın YouTube names top 10 brand videos of 2010  yazısı işinizi görür.

YouTube'da var olan bir çok marka var YouTube bunları sponsorlar olarak da sınıflandırıyor bazı durumlarda fakat Redbull gibi sponsorlar altında sınıflandırılmayan kullanıcı markalarda var. Temel olarak Youtube'da viral peşinde koşmadan sadece yaptığı yenilikleri ve etkinlikleri paylaşan markalardan bahsedeceğim. Arada iyi bir reklam çekip bunun viralle dönüştüğü izlediğimiz markalarda olacak.

YouTube'ta var olan bir çok markanın temel özellikleri şunlar: Bu hesaplarını Twitter ve Facebook gibi diğer sosyal ağ araçları ile ilişkilendirmesi., videoları güncel tutmaları, sponsor etkinliklerini buraya taşıması ve marka adına bütün reklam videolarına kolayca ulaşılabilmesi. (Bu bizim markalarımız biraz örnek olsun arkadaş bir reklam çekiyorsunuz resmi sitenizde bile yok :-) )

Şimdi beğendiğim markalara şöyle bir göz atayım. Bu markaların YouTube kullanım şekillerinden nelerin dikkatimi çektiğini not edeyim.

* Adidas Originals : Adidas'ın aslında bir çok YouTube kanalından birisi Originals kanalı. Kanalın ana sayfası açtığımız zaman reklamlarından hatırladığımız bir görsel ile oluşturulmuş arka plan dikkatimi çekiyor. Bir diğer özellik  ise yukarıda belirttiğim Facebook ve Twitter hesaplarını linkler.  Bu ufak şeyler markanın sosyal medyayı bütün olarak tüm araçları ile aktif kullanmaya çabaladığını ve bunu başarı ile gerçekleştirdiğini gösteriyor diyebiliriz. Yine en son reklamına ilk videoda ulaşabiliyoruz.

* Red Bull  : Red Bull sponsor olduğu sporcular sayesinde belki de YouTube'da var olan markalar arasında en az içerik oluşturma sorunu yaşayan markadır. Adidas Original gibi sponsor olmasa da partner anlaşması olan markanın Red Bull'un diğer hesaplarına bu sayfa üzerinde ulaşmak mümkün değil fakat içerik çeşitliliği ve güncelliği sayesinde "Ulen bu sefer Google'dan bulalım, ne olacak?" cümlesini kurdurdu bana.

* BMW Tv ve Mercedes Benz Tv  : İki Alman markası iki aynı yaklaşım YouTube kanallarına. İki  marka da YouTube kanallarını tv olarak tanımlaması ilginç bir raslantı olmuş. BMW 2010 senesi için bir teşekkür mesajı ile karşılıyor bizi Mercedes Benz ise sponsoru olduğu New York moda haftası videosu ile karşılıyor bizi. BMW BMW.tv'nin reklamını ön plana çıkartırken Mercedes ise diğer sosyal ağ hesaplarına link vererek sosyal ağlar arası entegrasyonu sağlama çabasında.

* Nokia  : Tasarım olarak yukarıda olan markaların önünde olduğu görünen Nokia sponsoru olduğu Tron Legacy'i ile kanalı renklendirmeyi başarmış. Yine sosyal ağlara linkler gözümüzün önünde entegrasyon peşinde Nokia.

* Smirnoff  : Tasarım açısından yine başarılı gözüken (bu konuda yapabileceğim yegane teknik yorum bu  :-)) bir sayfaya sahip. Bir diğer güzellik ise içerikleri arasında yer alan sanatçı röportajları. Bu röportajların içerik stratejisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Yine sosyal ağ sayfalarına bu sayfadan ulaşmak mümkün.

* Burton :  Basit bir tasarım ile nasıl bir YouTube kanalı oluşturulur onu Burton markası ile görüyoruz. Yakın zamanda sponsor oldukları Avrupa Açık Snowboard şampiyonası videosu ile bizi karşılıyor. Sponsor oldukları etkinlikler her markanın içerik stratejisinde önemli bir yer kaplıyor aynen burada olduğu gibi. Burton ne markası diye merak ederseniz snowboard ekipmanları üreten bir marka. hayatımda snowboardın yanından geçmemiş olsam da bu markanın yaptığı ürünleri çok beğeniyorum nedendir kar bile sevmem arkadaş. Hele kış olimpiyatlarında ABD snowboard takımı kıyafetleri çok acayip arkadaş. Resmi site burada :)

Şimdi burada tasarım deyip durdum aklınıza en iyi tasarımlı Youtube sayfaları diye bir şey geldiyse onun içinde sizi şuraya alayım.  Gördüğünüz gibi her şeyi düşünüyorum :-)

Atladığım güzel sayfalar var ise yorum kısmı herkesin kullanımına açık.

Saygılar.

18 Aralık 2010 Cumartesi

Toparlıyoruz # 6 : Kullancı alışkanlıkları

Ağlar hakkında gelişmeleri değişmeleri yazdım. Şimdi ise bu ağları kullanan kişiler hakkında bir şeyler genelleyeyim. Yani dediklerim tamamen hatalı hatalı olabilir adı üstünde "genelleme"

Facebook : Memlekette en çok kullanılan sosyal ağın kullanıcıları oyun oynamaya devam etti. Ama artık eskisi gibi davetiye gönderme işinden vazgeçtiler ama sonlara doğru yeni grup ayarları yüzünden olmadık gruplara üye oldular. Video paylaşma alışkanlıkları siyasetten uzak videolar paylaşmak olarak yeniden şekillendi.  Facebook hesapları daha iyi gizlenmeye başladı. Bir çok siteye Facebook hesabıyla üye olmaya başlayan kullanıcıların hesapları adeta yeni kimlik kartlarına dönüştü. Şehir yapma oyunlarının hastası olduklarını gördüm.

Twitter : Ne yazık ki bir çok kişide alışkanlık yaptı. Hatta bu alışkanlıklar bir çok kişi tarafından yadırgandı. "Twitter'ı bozdunuz ulen!" kavgaları yaşandı sıkça. Ünlülerin Twitter'ı neden kullandığını anlayamadım hala. Msn değildir tartışmasında binlerce kişi hesabı kapattı aynı binler diğer hesapları ile oyuna devam etti. Türk Twitter kullanıcılarını izleyip Türkiye hakkında bilgilenmeye çalışanlar Ezel seyredip, Fatmagül hakkında espri yaptığımızı ve sürekli futbol hakkında kavga ettiğimizi gördüler, he bir de basketbolu sadece dünya şampiyonası olduğu zamanlar sevdiğimizi öğrendiler.

Friendfeed : 40. yıl esprileri ile marka tanıtımlarını yapmayı unutmadılar. Bir de keçiboynuzu gibi gün içinde paylaşılan 1000 ıvır zıvırın neden paylaşıldığını çözemedim. İnsanlar bilgilerini yarıştırmaya çalıştırdığı çoğu zaman sidik yarıştırmaktan öteye geçemediler. Friendfeed kullanıcılarının her hangi bir konuda uzman olduğunu öğrendim şaşırmadım. İletişemeyen insanların iletişim ile uğraştıklarını gördüm. Arama motorlarına sormayıp Friendfeed'e soranları görüp şaşırdım. Sosyal medya işi ile uğraşanların Google'da arama yapmayı bile beceremediklerini gördüm. Koca koca adamların küçük küçük şeyler için kavga ettiklerini gördüm.

Youtube : Kapalıyken Müyap adlı meslek birliğinin orada bir kanalı olduğunu gördüm. Kapandığını bile öğrenmemiş insanların olduğu açıldıklarında verdikleri tepki ile gördüm. Acilen Türkçe bilen birilerinin işe almaları gerektiğini gördüm. Lakin küfür etmeden yorum yapamayan insanların Türkçe konuştuğu farkettim.

En sık kullandığım 4 sosyal medya aracında en dikkat çekici bir kaç alışkanlıktan bahsettim. Yenileri aklıma gelirse ekleyeceğim böyle kısa bırakılmaz elbette.

Saygılar.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Toparlıyoruz # 3 : Youtube

Bu gün Youtube ile devam ediyorum. Toparlıyoruz serisine. Youtube'da en çok ne izlemişiz bakalım. Yine Youtube'u en çok kullandığım işler üzerinde trendlere bir göz atacağım. Youtube'da en çok izlediğim videolar genellikle film fragmanları ve müzik videoları oluyor. Bu senenin bu konularda en çok izlenen videoları ve kısaca yorumlayıp geçelim. Aslında kapalı olmasaydı bu sene Youtube Türkçe hizmet verip Türkiye'den en çok izlenen veren videolar hakkında yazardım güzel olurdu. Artık seneye kısmet.

Bu sene en çok izlenen müzik videoları şunlar olmuş. Liste izlenilme sayısına göredir.

Justin Bieber - Baby ft. Ludacris
Shakira ft. Freshlyground - Waka Waka (This Time for Africa) (The Official 2010 FIFA World Cup Song)
Eminem - Love The Way You Lie ft. Rihanna
Eminem - Not Afraid
Rihanna - Rude Boy
Justin Bieber - Never Say Never ft. Jaden Smith
Justin Bieber - Never Let You Go
Lady Gaga - Alejandro
Justin Bieber - Somebody To Love Remix ft. Usher
Lady Gaga - Telephone ft. Beyonce

Yukarıdan anlaşıldığını kadar Youtube BieberTube dönüşmüş. Twitter trenlerinde de çok fazla gözümüze çarpan Bieber açıkçası hiç bir videosunu doğru düzgün izlemeden beni bıktırdı. Shakira'nın Waka Waka'sı Dünya Kupası gazıyla birlikte listenin ikinci sırasında yer almış. Fakat halen artış sağlayan bir grafiği var şarkının demek ki sadece Dünya Kupası değil bu şarkıda ciddi bir Shakira etkisi var. Liste hakkında diğer detaylara Youtube Blog üzerinden ulaşabilirsiniz.

 Bu sene en çok izlenen film fragmanları ise şunlar olmuş.

ABD listesi

THE TWILIGHT SAGA: ECLIPSE - Trailer
Harry Potter and the Deathly Hallows Trailer Official HD
Clash of the Titans CHOOSE (30sec Spot) Now Playing
Watch the new THE KARATE KID Trailer in HD
The Expendables' Trailer HD
Iron Man 2 Trailer 2 (OFFICIAL)
The Virginity Hit - In Theaters 9/10
Toy Story 3: Trailer 2
Despicable Me - Trailer 6
Resident Evil: Afterlife' Trailer HD

ABD listesinde en dikkat çekici olan film bana göre Youtube'a göndermelerle dolu olan Virginity Hit filminin Iron Man ve Toy Story gibi büyük gişe başarılarına ulaşa filmleri geçmiş olması. Fragmanın çok seyredilmesi galiba gişeyi o kadar çok etkilemiyor. Virginity Hit filmi biraz da bu sayıya cinsellik içeren isminden dolayı gelmiş olabilir. Yine gişede başarılı olamayan Resident Evil Afterlife filmi de bir çok başarılı filmin yer alamadığı listede kendine yer buldu. Bir şaşırtıcı nokta Social Network filmi fragmanının bu listede olmaması. Youtube kullanıcıları dolaylı olarak dahi olsa kendilerini anlatan bir filmi merak etmemiş herhalde. Yapım şirketi de burada olmayı tercih etmemiş olabilir elbette. Liste hakkında geniş bilgi ve izlenilme sayıları için Youtube Trends Blogu 

Bu senenin en iyi filmi olan Inception filmi de listede yer almadığına göre sinema seyircilerinin fragman izlemek için ilk adresinin de Youtube olmadığını çıkartabiliriz. Hatta bu gün açıklanan Altın Küre en iyi film (Drama ve Müzikal veya Komedi) adaylarının hiçbirinin fragmanını o kadar da çok merak etmemiş. Youtube izlenilme sayıları bir filmin iyi veya kötü olmadığını bize açıklayamıyor galiba.

Dünya Listesi

Harry Potter and the Deathly Hallows Trailer Official HD
THE TWILIGHT SAGA: ECLIPSE - Trailer
The Expendables' Trailer HD
Iron Man 2 Trailer 2 (OFFICIAL)
Resident Evil: Afterlife' Trailer HD
Step Up 3D' Trailer HD
Inception' Trailer 2 HD
Watch the new THE KARATE KID Trailer in HD
Pokémon Apokélypse: Live Action Trailer HD
Clash of the Titans CHOOSE (30sec Spot) Now Playing



Dünyada ise en şaşırtıcı olan giriş Pokemon Apokelypse adlı Pokemon fan filminin bu kadar yukarıda olması. Yine Social Network bu listede yok faka Inception'un bu listede olması şaşırtıcı değil elbette. İki liste arasında olan farklardan birisi de Step Up 3D filminin fragmanının dünya listesinde yer alması. Büyük gişe filmlerini merak ediyor insanlar fakat fragman izlenilmesi çok fazla bir etki yaratmıyor gişede sanırım. Bu senenin en büyük gişe filmlerinde Alice in Wonderland listede yer almaması şaşırtıcı. Dünya listesinde ise yine dikkat çekici bir unsun hiç bir tane animasyon filminin fragmanına rastlamamamız. ABD ile dünyanın geri kalanının film zevki buradan yorum yapmak doğru olmaz ama ABD dışında olan Youtube kullanıcıları animasyonları pek merak etmemiş.

Altın Küre yabancı gazeteciler tarafından hazırlanıyor olsa da ABD dışında izleyiciler ile de bu liste de pek uyumlu değil. Inception dışında Altın Küre'de olan film yok yine.

Saygılar.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Who Is Victoria? #2



Dün  VS'ın Facebook hesaplarını nasıl kullandığına bir göz attım. Bugün ise diğer ağlarda ne kadar yer aldığını ve hangi özelliklerini vurgulamaya çalıştığını bir bakacağım.

Twitter hesabını yeni açan marka burada şimdilik pek aktif değil. Daha doğrusu bu ağ için özel içerik geliştirmemiş zaten kimseyi takip etmiyor. Biraz bulunsun diye açılmış bir hesap. Bu konuda eleştirmem doğru olmaz zaten Facebook'ta çok büyük bir fan kitlesine sahip markanın Twitter'ı ikinci hatta üçüncü planda tutması mantıklı geliyor.

Asıl iyi olduğu sosyal medya aracı Youtube bana göre. Ben açıkçası böyle güncel böyle dolu bir başka Youtube marka hesabı görmedim. Moda şovlarının sahne arkası görüntüleri, modeller hakkında bilgiler, reklam filmleri, katalog çekimleri bir sürü marka ile ilgili video yer almakta. Bu durum markanın içerik oluşturma ve yönteme stratejisine büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Böylesine yoğun biri içerik üretimi başka çok az markada vardır herhalde(Red Bull da başarılı hakkını yemeyelim). Bu durum bizim markalarımıza örnek olmalı. Sosyal ağlarda onlarca kez "şu markanın reklamı çok güzel olmuş hiçbir yerde bulamıyorum " serzenişini gördüm. Youtube kapalıydı demek bahane olamaz. Bir sürü yerli video servisi var onları kullanın yahu.



Son olarak yukarı da paylaştığım videonun istatistiklerine bir değinerek yazıyı sonlandıracağım.  Video 30 kasımda yüklediğinden beri 365 bin kez seyredilmiş. Burada reklam filmini Michael Bay çektiğini de hatırlatalım. Geçen sene olan reklamı da Michael Bay çekmişti. Video ilk yüklendiğinde beri bir yükseliş gösteren video izlenme sayısı. Facebook'ta ilk kez paylaşıldığında hızlı bir artış göstermiş ve o süreden beri sürekli paylaşılmakta. Viral diyecektim ama neyse boş ver.

Bu marka Facebook ve Youtube nasıl kullanılır? İlla var olan bütün sosyal ağlarda aktif mi olmalıyız? gibi sorulara cevap veriyor açıkçası. Marka Twitter'da o kadar aktif olmaya gerek duymuyor belli ki Twitter stratejilerin de o kadar yer almıyor. Sosyal medyada olmalıyız deyip bütün sosyal medya araçlarında hesap açan markalarına da önemli bir ders olabilir bu durum.

Saygılar.
 

26 Kasım 2010 Cuma

Cookie Joke



Bety White'ı SNL'e çıkartmaya çalışan bir grup internet insanını hatırlarsınız. Facebook grubu açıp Betty White'ı SNL sunucusu yapmaya çalışmışlardı. İstediklerini aldılar ve Betty White sunucu oldu. Şimdi bu tarz bir olay Kurabiye Canavarı için geçerli. Her ne kadar Betty White olayı gibi spontane gelişmemiş olsa da yine sosyal medyanın topluluk halinde hareket etme dürtülerine oynayan bir iş olmuş. (En azından Y jenerasyonu halen toplu hale hareket edebiliyorken) Kurabiye Canavarı çıkmayacak olsa bile zaten SNL'i kendi başına çekmiş. Konu sanatçı olarak kendisi gelmiş. Şarkısını söylemiş "Cookie Face" .

Eğer komik bir şey olacaksa bir çok sosyal sorumluluk projesinden daha çabuk hareket edebiliyor insanlar (Ne yazık ki bu gerçek, bazı durumlarda böyle :( ). Bir de hiç de siyasi bir duruşu olmayan bir sayfa ise bu sayfa, fan sayısı 250 bin civarını bulursa insanlar şaşırmayın.. İnsanlar bir şekilde siyasi olan şeyler bulaşmaktan çekiniyor sosyal ağlarda. Tercih meselesi, insanların sosyal ağ kavramını nasıl gördüğü ile alakalı elbette. Bir çok kişiye buradan neden vakit geçiriyorsun sorusunu sorarsanız eğer "Eğlenmek için buradayım" cevabı çok ciddi bir yüzdeye ulaşacağına emin olun.

Neyse eski günleri hatırlamak için iyi bir video olmuş eğer siz Kurabiye Canavarını desteklemek istiyorsanız şu Facebook sayfasından ulaşabilirsiniz.

Not:  "Ama sen de hep yurt dışından böyle örnekler veriyorsun" demeyiniz eğer varsa bildiğiniz bir örnek buna benzer çalışılmış ve 100 bine yakın üyeyi toplamış sayfa burada seve seve yer veririm.

Saygılar.

23 Kasım 2010 Salı

O böyle kullanılmaz

İşte size "o böyle kullanılmaz" listemizi sunuyoruz.

Facebook sevgili bulmak için kullanılmaz >Çünkü ben denedim bulamadım.

Twitter MSN gibi kullanılmaz > Çünkü benim o kadar çok konuşacak arkadaşım yok.

Friendfeed'te erotik içerik paylaşılmaz > Çünkü abdestimiz kaçıyor ya da yapma gözünü seveyim zaten işten giriyoruz bir de rezil olmayalım.

Twitter'da çok küfür ediyorsun. > Benim yedi göbek sülalem saraya dayanır orada tuvalete bile gitmiyorlar.

Facebook Youtube değil > İstersen bir Zuckerberg'e sor o ne diyor? Bence o da sana katılacak.

Facebook'ta doğum gününde duvara yazılır > Niye niye niye niye ... (benim duvarıma yazmıyor kimse vs)

Facebook hesapları eşli açılamaz > Durduramıyoruz büyüyorlar!

Bloglarda şiir olmaz > Aslında matbaada gereksiz onu bırak internet geçici bir heves.

Bloglar illa bir konu üzerine yazmalı > Evet kesinlikle öyle dünya üzerine yazmalı

Youtube'da salak videolar var adamların işi gücü yok herhalde > Bence oturup o salak videoları çekerken insanların ne kadar eğlendiğini düşünmen lazım.

Foursquare ne salak platform yediğinden içtiğinden bana ne > Emin ol senin için paylaşmıyor bunları.

Sosyal medya araçları için "böyle kullanılamaz" listesi sonsuza uzar gider fakat aslında herkes sadece kendi istediği gibi kullanır bu araçları. Bir şeyleri olmazlar ile sınırlandırmaya başladığımız sürece hiç bir gelişmeyi gözlemleyemeyiz. Her aracı kullandıkça en iyi çözümleri bulacak insanlar asla bir sosyal medya aracını kalıba sokmayın bence. Bırakın su yolunu bulsun.

Olmazların hepsi benim uydurmamdır hakeza verdiğim cevaplar da öyle. Böyle olmazlara verilebilecek muhtemel cevapları vermeye çalıştım. Nasıl istiyorsanız öyle kullanın yeter ki insanların kişilik haklarına saygılı olun. Bütün ağlar bir çoğumuzun bilmediği kadar çok güvenlik önlemi almıştır, istemediğimiz şeylerle karşı karşıya kalmamamız için ya da karşı karşıya kaldıktan sonra bir daha karşılaşmamız için.

Saygılar.

19 Kasım 2010 Cuma

3 adımda Youtube ünlüsü



Arada sırada burada Youtube'dan ünlü olup albüm çıkarmış kişilere değinirim. Hazır Youtube açılmışken nasıl Youtube ünlüsü olunur hemen anlatacağım. Denenmemiştir, çalışma garantisi yoktur. Youtube'da edindiğim tecrübeler dayanarak (sanki adama tecrübe diyor sanki Tibet'te 7 yıl geçirmiş :)) işkembeden uydurduğum adımları yazacağım.

1-Şarkı söyle ! : Komedi yapacağım deyip ana dalga medyaya geçiş yapanlar genellikle hüsranla sonuçlanıyor. En garantisi şarkı söylemek. Biraz şarkı söyleyebiliyorsan iş tamamdır.

2- Doğru şarkıyı seç ! : Yerli fazla ünlümüz olmadığı için Youtube'dan çıkan yerli örnek verme konusunda çok zorluk yaşadım, yaşadığım zorluklar sonucunda bir sonuca ulaşamadım.(Ülen 3 video izledin zorluk diyorsun). Yabancıların özellikle İngilizce şarkı söyleyecek arkadaşların şu iyi bellemesi lazım "Cover şarkı tamamdır, hele bir de akustik coversa tadından yenmez". Bu bilgiden sonra sıra şarkı seçiminde aşağıda olan 3 şarkıyı kayıt ettikten sonra gelsin aboneler.

 a) Kings of Leon - Use Somebody (Lisa Lavie)
 b) Lady Gaga - Poker Face (Alyssa Bernal Albümü yakın zamanda çıktı)
 c) Bruno Mars - Just The Way You Are (David Choi Yeni trend bu şarkı)
  Bonus Şarkılar : Katy Perry - Teenage Dream (Mike Topmkins), Natasha Bedingfield - Unwritten (Esmee Denters)

3- Yakışıklı veya güzel olmak önemli değil sevimli olmak avantajlı ! : Bu yapılabilecek bir şey değil tamam. Eğer sevimli olduğunuzu düşünüyorsanız avantajlısınız. (Yakışlı değil sempatik kavramı galiba bir burada işe yarıyor :))

Hadi bakalım tarifi verdim, ünlü olmak size kalmış. Bu saçma yazı için zamanınız aldığım için özür dilerim. He bu arada beni Youtube'dan da takip etmek gibi bir isteğiniz olursa işte buradan.

Not:1 : Yukarıda seçtiğim şarkıları söyleyen şarkıcılar Youtube'dan çıkıp ciddi ün kazandılar.

Lisa Lavie'ni hikayesi çok enteresan wiki maddesini kesinlikle inceleyiniz.

Alyssa Bernal yakın zamanda albümü çıkardı(Nerd grubunun prodüksüyon şirketinden).

David Choi yakın zamanda albümü çıkartacak.

Mike Topmkins çok yeni fakat Kanada'da en çok takip edilen Youtube kanallarından birine sahip Ellen Show'a çıkmış.  (Video burada)

Esmee Denters Mtv videoları dönen bir şarkıcı Justin Timberlake ile düet yapıtı Love Dealer şarkısı bu aralar daha çok çalınan şarkılarından.

Not 2: Videonun konuyla alakası olmayabilir :)  Venetian Princess videolarına gülmesem de bu komik olmuş yahu.

Saygılar.

31 Ekim 2010 Pazar

Youtube açıldı ya diğerleri?

Youtube'un açıldığına sevinelim mi yoksa halen bir çok sitenin kapalı olduğuna mı üzülelim bilmiyorum. Youtube'un açılması bizi nasıl etkiler gibi bir yazı yazmak istemiyorum. Zaten bir çok insan bir kez yapılan DNS ayarları sayesinde sorunsuz giriyordu (Bunu başarı olarak gören insanlar olması ayrı bir yazı konusu zaten). Hatta Youtube'un ne zaman kapandığını bile hatırlamayan bir çok kişi olacaktır.

Neyse şimdi böylesine güzel bir aracı verimli kullanmaya geldi sıra, hadi bakalım ajanslar güzel işler bekliyoruz. Şimdiye kadar yapılmış bir kaç Youtube etkileşimli reklamı ve uygulamayı burada listeleyeyim hemen.Bunlar en iyilerdir diye bir liste değil ilk olarak aklıma gelenler kendileri. (Birisi tam olarak reklam sayılmaz şimdi. Merak etmeyin Old Spice'ı yazmayacağım gına geldi artık herkese biliyorum)

Tippexperience 



Play: INTERACTIVE HOT TUB GIRL




Wario Land: Shake It! : Gömülü video olarak veremiyorum ne yazık ki güzel bir iş unutanlar için gelsin

Bu arada bir de Youtube TimeLike adlı bir şeyler var onu da göz ardı etmeyelim bir şeyler anlatıyorlar. Bellki Youtube istediklerini onlara verir :)
 
Saygılar.

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Citizen Tube



Katrina Kasırgası'nı hatırlıyorsunuzdur. 2005 ağustosunda Abd'nin canını epey yakmış bir kasırga. Halen bile yaralarını sarmaya çalışıyorlar. 1.800 civar kişinin ölümüne 700 kişinin kaybolmasına yol açan kasırga bir çok yerleşim birimini yok etti.
 
Youtube Katrina Kasırgası'nın anılarını herkesin kendi ağzından anlatabilmesi için Citizen Tube adlı bir kanalını gözümüzün önüne çıkardı bugünlerde tekrardan. Eğer bir konu hakkında kendi çektiğiniz bir videonuz varsa onu CitizenTube Bloga ulaştırırsanız onlar sizi bu kanalda yayına alıyolar ve sizi daha çok kişinin görmesini sağlıyorlar.

Sadece Katrina ile ilgili değil(Pakistan, Meksika Körfezi'nden, vs vs...) bir çok yerden bir çok haberi buradan paylaşabiliyor insanlar, kendi haberine kendi muhabir oluyorlar dertlerini kendi ağzından anlatıyorlar. Bu aralar Katrina Kasırgası'nın tarihine geldiği için bu aralar Katrina üzerine insanlar bir çok bilgiyi paylaşıyor. Bazıları yapılan yeni evleri anlatıyor, bazıları kasırga anında çektiği videoyu yüklüyor, bazıları kasırga anında yaşadıklarını anlatıyor ve dünya ile paylaşıp unutmamalarını sağlıyor bir daha böyle bir şey için hazırlıklı olmaları mesajını vermeye çalışıyor insanlara.

Kanal "Citizen Journalism" kavramını desteklemek için çok uzun süredir yayında. Güncel haberler ve politika üzerine yoğunlaşmış bir içeriği olsa da bu sefer olduğu gibi özel günlerde özel konulara yoğunlaşıyor. İnsanlara özgürce düşüncelerini bir çok kişiye duyurmalarını sağlıyor.

Başka bir ağustos ayında bizi ise bir başka doğa olayı, bir deprem vurmuştu 1999'da. Bu sene haberlerde 3 dakikalık bir konu oldu ve yine yeniden unutulmaya bırakıldı bir köşede. Keşke Youtube gibi bir sosyal ağ biz de kapalı olmasaydı da biz de böyle bir ağdan insanlara söz hakkı sunabilseydik. Keşke insanlara bu olanları unutmamalarını sağlasaydık. Halen geç değil yerel video ağları 12 kasım depremi için böyle bir şey yapsalar insanların anılarını videolaştırmalarını sağlasa, insanları aslında seslerini duyurabilecekleri başka bir mecra olduğuna uyandırabilse. Belki maliyetlidir, belki o anıları anlatacak kişiler çok fazla olmayacak ama denemeden bilinemez. Bizim gibi sansürle uğraşan toplumlara Web 2.0 nimetini kullanmamız gerektiğini unutturmayalım.

Saygılar.
 

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Bunları paylaşasım var # 36


Old Spice'ın yaptığı süper mega sosyal medya çılgınlığını yazmıştım. Know Your Meme bu çılgınlığın nasıl ilerlediği hakkında güzel bir infografik yayınlamış. Eski(sosyal medya çıktı çıkalı eskinin tanımı değişti trendler birden değişiyor bu senenin en çılgın olayından "eski" diye bahsedebiliyoruz) bir grafik olsa da işin nasıl yapıldığını anlamamız ve ve etkili noktaları analiz etmemiz için incelemek gerekiyor.

Kampanyanın bilinirliğini sağlayan videolar ünlüler için çekilenler olsa da normal kullanıcılara(low profile) gönderilen videolar toplamda en çok izlenen videolar. Bir diğer dikkat çekici nokta ise sosyal medyada öncü olan kişilere gönderilen videoların aslında o kadar çok izlenmediği de. Bu iyi veya kötü olarak yorumlamak değil amacım sadece Abd'de bile halen sosyal medya ünlüleri o kadar etkili bir takipçi kitlesi oluşturamamış hatta geleneksel medya ünlülerin yanlarına yaklaşamamış bile.

Bu bloggerların etkisini tartışmaya açan bir nokta olabilir. Elbette işin yayılmasında çok önemli etkileri olsa da insanlar onlar ile pek ilgilenmediği, paylaştığı ve yazdığı şeylerle ilgilendiğini ortaya atabiliriz(hatta içerik kraldır çıkarımı yaparım tutmayın beni). Kim olduğumuz değil ne yazdığımız önemli sanırım.(tabii bu bana hala neden blogumda en çok okunana sayfalardan birinin Hakkımda sayfası olduğunu açıklamıyor)

Hem sosyal medya hem de geleneksel medyada ünlü olabilen birilerini yakalarsanız eğer yapılan kampanyanın aslında iki yönlü olabileceğini görüyoruz. Alyssa Milano gibi.

Saygılar.

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Sosyal medya platformlarını nasıl kullanıyoruz?


Kaynak : Eat Sleep Social ve Şemanın tasarımcısının Flickr Hesabı  : Dikkat görsel ticari olarak kullanılamaz. 

Yukarıda olan şemaya göre ben nasıl kullandığımı yazayım boş geçmeyelim. Şunu da söylemeden etmeyeyim. Her ağ yukarıda sınıflandırılmış şeklinde kullanılmak zorunda değildir.  Örneğin Myspace ; Social Branding kavramının dışında bırakılmış fakat müzik grupları bu şekilde kullanıyor. Traffic Generation için Delicious yazılmamış ben buradan hiçte fena olmayan bir trafik alıyorum. Social Bookmarking için ise ben Twitter'ı social bookmarking için de kullanıyorum.
 
Ben çoğunlukla neyi ne amaçlı kullanıyorum yazayım. Şemada olmayanları da ekleyeyim.
 
Traffic Generation :  Twitter, Delicious,  Facebook, Friendfeed
Social Branding : Linkedin, Xing, Twitter
Social Networking : Facebook, Twitter
Blogging Platforms: Blogger, Typepad
Video Sharing : Dailymotion, Youtube, Vimeo
Image Sharing : Çok az Flickr
Social Bookmarking : Twitter, Digg, Delicious, Friendfeed ve BuzzFeed

Yukarıda sınıflandırmalar kesinlikle tasarımcının tercihidir. Kimse sosyal ağ araçlarının nasıl kullanılacağına karışamaz. Her ağın kimsenin kullanmadığı size özel bir kullanım yöntemi olabilir çok normaldir.

Peki siz nasıl kullanıyorsunuz?

Saygılar.

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Youtube "Life In A Day"

Ne yazık ki ülkemizden ulaşmanın sıkıntılı olduğu bir site Youtube. Bu yüzden ben de Youtube hakkında bir yazı yazmamaya çalışıyorum. Youtube ulaşılamayan bir yerden okuyorsanız yazı anlamsız kalacağı için. Bu sefer yazmamak için kendimi zor tuttuğum bir iş ortaya çıktı Youtube tarafından.



Youtube kullanıcılarına sordu "Bir gün içinde(24 Temmuz gününden bahsediyorlar) neler yapıyorsunuz?" ve ekledi "Siz yaptıklarınızı gönderin Kevin Macdonald ve Ridley Scott ile birlikte filme dönüştürelim". Filmlerin gönderilmesi için son zaman 31 Temmuz. Youtube Life in a day kanalında bir çok bilgi var. Kevin Macdonald'ın video göndereceklere tavsiye niteliğinde 4 sorusu var (Video 3 soru diyor fakat kanal sayfasında 4 soru var neyse bir şeyler olmuş orada). Sorular aynı zamanda hayatımızda her günün nasıl geçtiğini sorgulamamız için de cevaplamamız gereken sorular bana göre.

* What do you love?
* What do you fear?
* What makes you laugh?
* What's in your pocket?

 Bu proje ile dünyanın her yerinden her kişi fikirlerini ve yaptıklarını anlatmaya çalışacaklar. Filistin'den video ekleyenler olduğunu gördüm onların durumları ortada günlerinin nasıl geçtiğini anlatmak için güzel bir yol olacak.. Videolar eklenmedi konuşma balonu açanlar video ekleyenler olduğu için Filistin'den gelen videoyu fark ettim. Aynı zamanda işin içinde Sundance Institute ve LG var. Film Sundance 2011'de ilk kez gösterilecekmiş. . Youtube kanalında  insanlar konuşma balonlarında o gün yaptıkları işleri yazmışlar. yüzdüm, yedim, içtim, gezdim gibi şeyler var şimdilik  Konu hakkında kesin bilgiler şurada.

Not: Bu arada hala Youtube giremiyorum diyorsanız. DNSler kar etmedi diyorsanız Hotspot Shield öneriyorum. Keşke böyle yollara başvurmadan girebilsek ama bazen çaremiz kalmıyor. Sansürlerin kalkması için insanları uyandırmaya çalışıyorlar ama yine bu konunun farkında olanlar dinliyor gece yarısı yapılan konuşmaları.

Saygılar.

5 Haziran 2010 Cumartesi

Sıtmaya Razı Olmak

2 sene geçti Youtube sansürünün üzerinden. Olan olmuştu razı olmuştuk çünkü bir şekilde o yasağı delebiliyorduk malum bizim en sevdiğim şeylerdendir yasakları delmek bir şeyin etrafından dolaşmak. Lakin bir kaç gündür bu sefer yasağın etrafından dolaşamadık ve gerçekten ölümü gördük. Sıtmaya razı olan kullanıcılar ölümle karşılaşınca ne yapacağını şaşırdı. Elbette ben de şaşırdım tabii olarak. Google'ın bazı servislerine erişemiyorduk. Dns kar etmiyordu başka şeyler denenmeye başlanmıştı. Yasağı koyan siteye suç atıyordu, site yasaklayana sitem ediyordu. Kullanıcı ne yapcağını bilemiyordu bu sefer gerçekten yasaklarla karşı karşıya kalmıştı.

Herkes bağırsa bile sesinin duymayacağına o kadar emindi ki. Bir çok kişi sadece izlemekle yetindi sonuçları görmeye çalıştı. Ben, bir çok yerden açıklamalar gelse de sonuç olarak ne olacağını kestiremiyordum. Halen bile bu iş nereye gidecek diye düşünüyorum her gün böyle şeylerle uğraşmak zorunda mı kalacaktık. Artık sıtmaya razı olmak istemiyorum ama ne yazık ki yapacak pek bir şeyimiz yok. Hele ki bu işin bile rantının peşinde olan kişileri görünce üzülmekten başka çarem olmadığı düşünüyorum. Kısa kesip burada bitiriyorum neyse ki büyük yabancı bloglar ve ülkemden bir çok kişi bu duruma değindi. Belki birilerinin gözüne girer, bu işin böyle yürümeyeceğinin farkına varır. Çin olmamak için yapılacak bir şeyler olmalı fakat benim aklım bunları söyleyecek kadar çalışmıyor. Çare internet sitelerinde yorum yapmak mıdır? Daha çok blog yazısı yazmak mıdır? yada yine sıtmaya razı olmak mıdır?

Saygılar.

30 Mayıs 2010 Pazar

Youtube Ünlüsü

"Youtube Ünlüsü" böyle yazınca içi ne kadar boş geliyor değil mi? Bir şarkısını veya bir başka videosunu Youtube yükleyip sonra orada ünlü olmaya çalışmak biraz boş iş gibi geliyor. Hele ki yetenek kırıntısı bile yok ise üzerinde söylenecek tek söz her halde "iyi şanslar"dır. Arkadaşlarına kanıp video yükleyen arkadaşlara söylüyorum bunları size arkadaşlarınızın gülmesi çok önemli değil :)

Görmüşsünüzdür, videolarını Youtube'a yükleyen kişileri. Bir sürü video vardır. Bir çoğu orijinal olmayan veya özgün olmayan onlarca videoyu yükleyip Youtube üzerinden ünlü olmaya çalışmaktadır. Her biri ünlü olmak veya saygı görmek adına yapılan çabalardır.

Acaba hiç düşündünüz mü? Birisi Youtube'a video yükleyerek ne kadar ünlü olabilir? Acaba yükledikleri videodan sonra ulusal kanallarda boy göstermesi ile ünlü olduklarını söyleyebilir miyiz? Belki söylenebilir. Peki Youtube videosunu yükleyen kişi bir kaç sene sonra küresel bir popstar ile düet yapıyorsa bu kişiye ne denir? Şanslı, pek doğru olmaz ama yetenekli, evet yetenekli demek doğru olur sanırım.

Kimden bahsediyorum bileniniz var mı? Biraz düşünün, biraz daha ip ucu vereyim. Justin Bieber değil o konuda anlaşalım, bir kız kendisi. Avrupalı, nispeten yaptığı müziklerle öne çıkmayan bir ülkeden Hollanda'dan. Hadi bir ip ucu daha düet yaptığı kişi Justin Timberlake. Ee artık bulunması için tek şey Google'a sormak herhalde. Yine de bulamadıysanız. Söylemek gerek artık, Esmee Denters adlı genç bir kız kendisi.

Esmee Denters; Youtube'a yüklediği cover şarkılarla ilk önce Hollandalı müzik yapımcılarının gözüne girmiş sonrada Justin Timberlake'in radarına yakalanmış. Sonrası ilk albüm ilk klip derken son Justin Timberlake ile düet yaptıkları şarkının klibi çıktı 3 hafta önce. (Tabii bu işe Justin Timberlake'in şahsi olarak yaklaşması ve kendisinin yapımcı olarak el atması  başka bir olay.) Hem de bizimkilerin yaptığı gibi düetler değil, kanlı canlı yan yana beraber söylüyorlar şarkılarını. Bizimkiler gibi birisi Türkiye'de birisi İspanya'da ayrı ayrı klip çekiyorlar ondan sonra düet yaptık oluyor bizim memlekette neyse oraya hiç girmeyeyim. Diğer bilgiler için ve kimin şarkılarını düet yaptığını merak ediyorsanız Esmee Denters Youtube Channel , Esmee Denters Wiki Sayfası  Eski videoları izleyiniz kızın ne kadar değiştiğine şahit olacaksınız. Bir not daha Esmee Denters'in Youtube kanalı tüm zamanların en çok takipçisi bulunan müzisyen kanallarından 18.si.

Artık dünya küçücük bir yer eğer biraz yetenekliyseniz ve herkesin anlayabileceği dilden konuşuyorsanız yarın bir gün ünlü olmanız başka bir dünyaya yelken almanız için Youtube gibi bir şansınız var. Ben yaparım derseniz bizim ülkemizde de böyle örnekler var unutmayın. Farklı olursanız dikkat çekersiniz. Sosyal medya sizi istediğiniz yere taşır çünkü bazen o kadar olmayacak kişileri taşıyor ki şaşırmamak elde değil. Sosyal medya bu konularda pek yanılmaz. :)

Not: Halen Youtube'a giremiyorsanız  Google Public DNS  :)

Saygılar.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Bu aralar gözümüze çarpacaklar

1-  Write The Future : Nike Reklamı


Nike Write The Future from Wieden + Kennedy London on Vimeo.





2-İstanbul’a 3. Havalimanı Kuruluyor : Redbull ve Zaytung işbirliği ile Flugtag için hazırlanmış video.


İstanbul Caddebostan'da 3. Havalimanı açılıyor - Zaytung from İÇDEUMMT on Vimeo.

3- Oğuz Haksever şansız yorum (Ne desem bilemedim :)



Bu aralar bu videoları sık sık göreceğiz belki Oğuz Haksever'in videosu bu günlük bir durumdu ama bu durum için çoktan istifa isteyen facebook grupları kuruldu.

Saygılar.

7 Mayıs 2010 Cuma

Street Fighter: Legacy - Short Fan Film



Link

Benim gibi siz de atari salonlarında dirsek çürütmüşseniz bir zamanlar , hoşunuza gideceğiniz düşünüyorum. Street Fighter Legacy adlı Youtube kanalına da üye olmayı unutmayınız.  Tünelleyin bir şey yapın izleyin ya da artık tünelle uğraşmayın DNS değiştirin.

Saygılar.

Facebook Sayfası