10 Mart 2015 Salı

Sosyal medyacının alet çantası


Sosyal medyacılar işini yapmak için masaya bağlanmak zorunda değildir fakat masadan kalktığı ada işini kolayca yapabilmesi için bazı araçlara ihtiyacı var. Nedir bunlar? Saymaya başlıyorum.

TABLET
Evet herşeyin başı hesaplara kolayca erişebileceğiniz bir tablet. Android tablet olması fiyat performans açısından sizi kurtaracaktır. Piyasada olan giriş seviyesi Samsung, Vestel veya Huawei tabletler sizin işinizi görecektir. Bir adet power bank edinmeniz de iyi olacaktır. TP-LINK'in çok başarılı ürunleri var.

DROPBOX
Kesinlikle bir hayat kurtarıcı. Masa veya dizüstü bilgisayarınızı, telefonunuzu ve tabletinizi senkronize ettiğiniz takdirde 3 GB alanınız olacak. Bu alan gayet yeterli olacak. Bu hizmetin alternatifi olarak Google Drive, One Drie gibi hizmetler işiniz görecektir.

TOPLULUK YÖNETİM ARAÇLARI
İşinizi kolaylaştıracak bir aracı kullanmanız işini çok kolaylaştıracak. Ek olarak taşınabilir cihazınızda kişisel hesaplarınızla profesyonel hesaplarınızı karıştırmamazını sağlar.

Burada seçeceğiniz aracın mobilde ne yapabildiğini iyi test edin. Benim iki önerim var. Hootsuite ve Sproutsocial ikisinin de mobilde yapabildikleri gayet üst düzey fakat ücretliler. (Hootsuite sınırlı hesap bağladığınız takdirde bedava). LinkedIn hesapları yeni trend olduğu için burada tercih için bir artı değer olarak düşünülebilir.

OFİS PROGRAMLARI
Ofis programları kulllanacağınız tabletin olmazsa olmazıdır. Kingsoft,   Polaris gibi ofis programları işinizi görecektir. Metin düzenleyip, excelde küçük çaplı raporlar yapabilirsiniz. Görsel olarak çok başarılı olmasa bile sunum bile hazırlayabilirsiniz.

HATIRLATICILAR VE NOT ALMA ARAÇLARI
Burada son zamanlarda sıklıkla kullandığım Google Keep'i önerebilirim. Temel ihtiyaçları karşılar, not alırsıniz to-do listeleri hazırlarsınız, basit bir şekilde organize edebilirsiniz, notlarınız mail olarak gönderebilirsiniz. Elbette Evernot gibi daha derin özellikli araçları da eliniz altında bulundurabilirsiniz. Basit bir alternatif olarak ColorNote'u da aklinizda bulundurmanız iyi olur. Unutmayın en iyi içerik takvimi küçük notların birleştirilmesiyle ortaya çıkar.

HABER KAYNAKLARI VE RSS TAKİP ARAÇLARI
Google bu işten çekildiğinden beri ben de RSS kaynaklarını takip etmekten vazgeçtim. Bunun yerine alternatif haber kaynaklarına kaymaya başladım. Burada Twitter Liste özelliği ve Pulsee hayat öpücüğü oldu. Pulse'da oluşturduğum akışlar ve Twitter Listeleri gayet besleyici bir kombinasyon oldu.

Benim sıklıkla kullandığım araçlar bunlar. Bu araçlar ile gayet başarılı bir şekilde sayfalarını yönetebilir ve işinizi devam ettirebilirsiniz.

Saygılar


7 Ocak 2015 Çarşamba

Sosyal medyacı nerede, ne iş yapar?

Uzun süredir blogu ihmal etmiştim. Kış ayları gelince dışarıda sürtmek yerine bişeyler yazmak istedim. Uzun süredir yazmak istediğim bir konu hakkında yazarak bloguma bir hayat öpücüğü vermiş olayım.

Konu başlığımız şöyle "Sosyal medyacılar nerede, ne iş yapar?". İçeriğimiz ise sosyal medyacılara ajansların ve yöneticilerin yaklaşımı üzerine kurulacak. Küçük girizgahtan sonra sadete geliyorum, lafı uzatmadan.

Sosyal medyacılar ve medya ajansları

Bir medya ajansında çalışan sosyal medyacıysanız sizden ajansınız beklentileri Facebook, Twitter reklamlarının operasyonunu gerçekleştirmeniz, topluluk yönetimi gerçekleştirmeniz, stok foto hesabınız olmadan görsel temin etmeniz, kreatif olarak tatmin eden sosyal medya görselleri hazırlamanız, tek kişi bile olsanız mikrositeli hashtagli bir kampanya oluşturmanız ve proje yönetimini gerçekleştirmeniz, ajansın bloguna içerik sağlamanız hatta içerikleri oluşturmanız gibi gibi ilerler ve asla sonu gelmez. Buna hazırlıklı olun. Medya ajanslarının iyi yanı kesinlikle sosyal haklarıdır. Benim bildiğim hiçbir kreatif ajansın saglayamadığı sosyal hakları sağlayabilirler. Medya ajanslarında olan bir olumsuzluk da üretim odaklı bir mantıkla reklamcılık sektörüne girmişseniz sıkılabilirsiniz, medya ajansları üretim odaklı yapılar değil ne yazık.

Sosyal medyacılar ve geleneksel kreatif ajanslar

Bu yapılar dijital kreatif ajansların ekmeklerine ortak olmasıyla beraber ekiplerine sosyal medyacıları istihdam etmeye başlar. Geç kalınmış bir hamle olsa da sosyal medyacılar için iyi bir hamle. Bu yapılar temel anlayışları gereği sosyal medyaya adaptasyon konusunda sıkıntı yaşama ihtimalleri var. Bu konuya girmeden sosyal medyacılar bu ajanslarda ne iş yaparlar konusuna geçelim. Sosyal medyacılar her kampanyayı sosyal medyaya adapte etmek zorunda kalırlar, ajans hesabını yönetirler, sosyal medya ajanslarının takvimlerine yorum yaparlar, her kampanyayı sosyal medyada köpürtmek(!) zorunda kalırlar, bütün Twitter fenomenlerini tanımak zorundadırlar, sosyal medya sitelerinin kaç üyesi olduğunu bilmek zorundadırlar, Facebook marka sayfalarıdan daha çok müştemlerinin kişisel hesaplarındaki sıkıntıları çözmekle uğraşırlar. Diğer konulara geçelim. Bu ajansların sosyal haklar konusunda sıkıntılı olduğu her zaman dillendirilen bi konu. Sigortalar asgariden yatar, yemek fişi konusu sıkıntılıdır. İş konusunda körelme ihtimaliniz vardır diğer ajanslar gibi dijital projeler konusunda hareketli olmayabilirsiniz ama kreatif üretim sürecine dahil olabilirseniz farklı bir tatmin yaşayabilirsiniz.

Sosyal medyacılar ve dijital kreatif ajanslar

Bir sosyal medyacının yaptığı işi en doğru yapabileceği yerlerdir. İş konusunda en büyük tatmini yaşayabileceğiniz yerler olacaktır. Sosyal medyacı burada ne iş yapar? Süreçleri oturmuş bir ajansta sosyal medyacı topluluk yönetimi, içerik yönetimi, kreatif ve strateji departmanlarından birisine dahil olup buradaki operasyonlara katkıda bulunur. İşe yeni başlamışsanız seedingten, yansıma ayıklamaya en kaba tabiriyle birçok ayak işine maruz kalabilirsiniz. Metin yazma konusunda trendlere hakimseniz tasarımcıların önüne geçebilir departmanlarda iyi pozisyonlara da gelebilirsiniz. Sosyal haklar burada da sıkıntılı olabilir asıl sıkıntı markalarınıza bağlı olarak mesai saatlerinin çılgın atmasıdır.

Yazıyı uzatmayayım, duyduklarım yaşadıklarımla sosyal medyacılar ne iş yapar anlatmaya çalıştım. Sektöre yeni girecek arkadaşlar için yönlendirici bir yazı olması dileğiyle iyi okumalar.

Saygılar.


20 Eylül 2014 Cumartesi

Kristal Elma Yaratıcılık Festivali'nden Aklımda Kalanlar


3 gün boyunca festival alanında olduğumdan birçok stantta vakit geçirme şansım oldu. Bizim ajansın çadırında stencil uygulaması ve bedava tişört verildiğinden ciddi bir yoğunluk oldu. İstediğim iki sunuma da girebilme şansı yakaladım onlar bana kalsın. Genel olarak alandan aklımda kalanlar şöyleydi. Liste önem sırasına göre değil benim aklıma gelen şeyler üzerine kurulu olacak.

Think Blue ve Şarj Eden Ayçicekleri
Yeni bişey olmasa da markanın "fayda sağlama" konseptini beslemesinden dolayı başarılı bir uygulama olarak düşünüyorum. Muhtemelen seneye de benzer bi kurgu ile devam edecekler.

Hava Şartları
İkinci gün yağmurla boğuşuldu fakat yine insanlar heyecanının kaybetmemişti. Bu güzel bir ayrıntı olarak gözüme takıldı.

Eşantiyon Kovalayan Gençler
Saygılarımı sunarım ama eşantiyon kovalama dışında daha güzel şeyler varken iki tişört için atmadıkları takla kalmadı. Festival alanında onlarca deneyimleyecek şey varken bunlarla uğraşmaları açıkça beni rahatlattı. Bir 10 sene daha kendimi geliştirmeden sektörde takılabilirim.

Fikirbazzenger'in 360 derece Selfie Çeken Oyuncağı
Yaratıcılık festivali derken bu tip şeyleri daha çok görmek istiyorum açıkçası. (Elbette ajansları yaratıcılık kavramına yaklaşımı farklı olabilir.) Fikirbazzenger hazırladığı düzenekle bir akıllı telefon aracılığıyla insanları 360 derece videolarını çekti. Kamera selfie çekerken kullanılan kamera açısını kullanılan açıda konumlandığından 360 derece selfie adıyla zeki bir kurgu oluşturdu. Bir denemesini de ben yaptım http://bit.ly/ZwCAq1 linkinden bulabilirsiniz.

Grey İstanbul #instacandy
Grey ajans olarak çadır kurmak yerine bir otomat geliştirmeyi uygun görmüş. Otomat "Dünyanın ilk Instagram filtresi temelli otomatı" olmak gibi bir iddia ile festival alanında yer kaplıyordu ve bu iddiasını yerine getiriyordu. #instacandy hashtagi ile paylaştığınız fotoğraftaki instagram filtresine göre size otomattan şeker veriyordu. İlginç bir uygulama olarak aklımda kaldı.

Codemodeon'un Oculus ile geliştirdiği uygulama
Oculus ile uygulama geliştirme işi için henüz çok erken bir dönem olsa da "erken kalkan yol alır" felsefesi ile Oculus ile geliştirilen bir uygulamaya yer vermişlerdi. Çadırında bir anda bir oyunun içinde kendine yer bulan katılımcılar bu yeni teknolojiyi test etme şansı yakaladılar. Codemodeon sitesine şuradan ulaşabilirsiniz. http://www.codemodeon.com/

Çok güzel sunumlar varmış. Ben hepsine giremesem de en merak ettiğim sunumlara girebildim. Sunumlar hakkında detaylı bilgiyi Bigumigu'dan bulabilirsiniz.

Saygılar.


16 Eylül 2014 Salı

Facebook Analitiği Hakkında...

Facebook analitiğini çözmek sosyal medya işine yeni giren kişiler için sıkıntılı bir süreç olabilir. Çeşitli e-kitaplar, bir sürü blog yazısı ile bu işi içinden çıkabilirsiniz. Herkesin bu alana yaklaşımı farklı olabilir.

Bu durum herkesin bu veriyi farklı yorumlaması ile alakalıdır. Facebook'un Insight alanında bir raporu dışarı aktardığınızda çok karışık  veri yığını ile karşılaşacaksınız. Bu yığının arasından çıkmak çok kolay olmayacaktır. Bu yığın ile uğraşmamak için benim ilk önerim 3. parti bir araç ile bu veriyi görselleştirmek olur. Bu birçok marka biraz Excel bilgisi ile düzenlenebilen bir durum olduğunu düşündükleri için bu tip araçlara yatırım yapmazlar. Tercih meselesidir. Çok karışamam ama kullanmanız ciddi zaman kazandıracaktır. Spoutsocial, Simply Measured ve Hootsuite bu konuda oldukça yetenekli yazılımlar.

Standart raporlar dışında Facebook'un size sağladığı veriler ile bazı grafikler oluşturabilirsiniz. Sayfada gerçekleştireceğiniz iletişimi bu grafikleri yorumlayarak optimize edebilirsiniz. 3. parti bir yazılım bile kullansanız da kendiniz farklı çıkarımlar yapmak ve müşterinizi yönetmek için bazı yorumlarda bulunmanız gerekir. Burada müşteriniz özellikler reklam konusunda sıkıntı çıkartıyorsa yönlendirme yapmak için iyi olacaktır.

Bu verilerin bazıları bana göre şöyledir.

Post Tipi/Beğeni Artışı grafiği: Bu iki grafiği üst üste koyarak bu iki metriği karşılaştırmanız paylaşım yaparken kullanacağınız post tiplerinizi belirlemekte yarar sağlayacaktır. Bu raporu post düzeyinde çekeceğini raporu sayfa düzeyinde çekeceğiniz rapor ile karşılaştırarak yapabilirsiniz. Örtüştürmek zor olabilir. Biraz excel ile oynamak gerekebilir. Burada sayısal bir çıktı ile niteliksel bir çıktıyı karşılaştıracaksınız. Burada farklı bir yöntem kullanmanızı önerimi. Beğeni artışı grafiği ve 4 birimli bir noktalamalı grafik ile bu karşılaştırmayı yapmanız daha doğru ve anlaşılır olacaktır.

Beğenen Kişilere Gösterimler/Toplam Gösterimler: Viral etkiyi ölçmek için kullanabileceğiniz bir kırılım. "Gösterimlerinizin ne kadarını sayfanızı beğenmeyenlerden geliyor?" sorusu sosyal medya konusunda karışlaşabileceğiniz sorulardan bir tanesi. Post düzeyinde çekeceğiniz raporda kilit ölçümler alanından bu iki sayıya ulaşabilirsiniz.

Sayfanızı Beğenen Kişilere Erişim/Toplam Erişim: Bu iki metriği biribiri ile karşılaştırarak yukarıda olan metriğe paralel bir trendi gösterip müşterinizden "abi biraz reklam yapalım" önerisi getirebilirsiniz. Sayfa düzeyinde çektiğiniz bir raporla bu veriye ulaşabilirsiniz.

28 GünlükOrganik Erişim/28 Günlük Hakkında Konuşanların Yaş Cinsiyet Dağılımı: Bu iki bilgiyi karşılaştırarak organik erişimin hedef kitlesini tahlil edebilir ve sizin yapacağınız sayfa gönderisi reklamlarını bu hedef kitleye göre düzenleyebilirsiniz. Sayfa düzeyinde çekilen rapordan bu iki veriye ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı çok uzatmayayım. Burda verdiğim ölçümler açıkcası en az 250 bin kişilik sayfaları yönetiyorsanız ve reklam yapma konusunda biraz çekingen davranan müşterileriniz varsa onların aklını çelebileceğini düşündüğüm bazı ölçümler. Farklı grafikler verip sunumlarını zenginleştirmek isteyenlerde bu şekilde düzenlemeler yapabilirler.

Saygılar

5 Eylül 2014 Cuma

Kristal Elma Festivali'ne Kim Gitmesin?


Liste sitelerinin birisinde "Neden Kristale Gitmeli" ayarında bir liste vardı.(Özür dilerim kimde gördüğümü hatırlamıyorum.) Ben de oturdum "Kimler Gitmesin?" listesi yaptım. Burada bu tip listeler yapmazdım genelde hayırlısı ile bu işe de girdik.



           1-Goy goy yapıp sadece marka stantlarında eşantiyon kovalayanlar bi zahmet yer kaplamasın.


2-Büyük düşünmeyip, onlarca seminer için de gidip herhangi bir seminerdeki görebileceği türkler peşinde koşanlar gitmesin.


3-Gidecek en az 3 seminer-workshop-etkinlik bulamayanlar gitmesin.


4- -de -da şöyle yazılır diye kasıp, atar yapan kişilereden korkanlar gitmesin. Onlar da orada olacaklar.


5-Reklamcıları sevmeyenler gitmesin. Tabii normal olarak.


6-Reklamcı olanlar gitsin ama hala sadece basılı iş peşinde koşanlar gitmesin!


7-Yer uzak diyenler bilet alıp gitmiyorsanız sektörü bırakın.


8-Hipster sevmiyorsanız da gitmeyin!


9- "Ya geçen seneki bez çanta çok güzeldi" diyenler gitmesin.

Saygılar.


25 Ağustos 2014 Pazartesi

Viral Video Yayınlamadan Önce Yapılması Gerekenler




"Viral nedir? Nasıl yenir?" diye bişey yazacak değilim. Bu yazının içeriği "viral videonun iyisi nasıl olur?" konusunda biraz daha farklı. Konumuz "viral video hazırlamadan önce ne gibi materyallerimizin elinde bulunması gerekir" üzerine kurulu olacak.

*İyi bir PR ajansı
Kesinlikle iyi bir PR ajansına sahip olmanız gerekiyor. Viral video prodüksiyonda değil PR'da toplan bunu kesinlikle unutmayın. PR ajansınızın sektörel dergilere ne kadar sözü geçiyorsa sizin videonunuzda o kadar çok PR Coverage alır. Ek olarak sektörel dergilerde çıkan haberleri umarsızca bloglarına koyan pek sevimli pazarlama bloggerları ile "coverage"nıza "coverage" katarsınız.

*En az iki Twitter Fenomeni
Elinizde bir Twitter fenomeni varsa en az 70 retweet garanti! Bu bile sizin viral videonuzu başarılı bir şekilde sunmanızı sağlar. Twitter ölçümle stratejisinde potansiyel erişim diye bir zırva olduğundan 70 retweetle 150 - 200 bin kişiye eriştik diye müthiş bir raporlama yapabilirsiniz. Nihayetinde size kimse sormaz "ulen bu kişiler bizi gerçekten gördü mü?" diye.

*Biraz Medya Bütçesi
Medya bütçesi viral videoların olmazsa olmazı. Öyle milyonlara ulaşan tıklama rekorları kıran(!) videoları kimse arayıp bulmuyor. Prestitial olarak önüne çıkanları insanlar zorla izlemek zorunda kalıyorlar. Kötü viral sayesinde Medya planlama ajansları da "nasıl izletiriz?" konusunda epey uzmanlaştı. Çok abartılı olmayan bütçelerle milyon gösterimlere ulaşıp süper izlenme rekorları kıran(!) viral videolar üretebilirsiniz.

*İnternetteki Komikli Videolardan Esinlenme
Son zamanlarda özellikle offline kökenli ajansların çıkarttığı videolarda bu özelliğin iyi işlediğini görüyoruz. "İyi işleme" konusunu şöyle açalım. Videoları izleyen ve yayan kişilerin temel alışkanlıkları aynı ve videolar için paylaş butonuna basmak için bu kullanıcılara çok ufak şeyler vermeniz yeterli oluyor. Güzel bir video açıklamasıyla "ünlü internet fenomeni ... markasının videosunda" başlığıyla çok güzel bir şekilde kullanıcılara butona basmak için tektikleyebilirsiniz.

Son olarak bu yazdıkları iyi bir video için ipuçları değil sadece bir videonun yayılması için temel ayaklar. Özellikle son zamanlarda çıkan videoların tamamı bu ayaklardan çok iyi destek alarak hayatlarına devam ediyor.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

İş Arayanlara Küçük Tavsiyeler



United People'da çalışmaya başlamadan önce epey bir süre işsiz kaldım. Sürekli olarak ne yapacağıma karar veremedim. En sonunda bu bloga yazmaya başladım bu ay 5. senesini doldurdu. Bu blog benim işimi bulmamda bana epey yardımcı oldu hakkını yiyemem.

İşsizliğin nasıl bişey olduğunu iyi bildiğim için iş arayan arkadaşlara "sosyal medyada nasıl iş aranır?" minvalinde bir iki ipucu vereceğim. Umarım işinize yarar.

*Ajansların Facebook Sayfaları
Kesinlikle takip edin hatta çalışmak istediğiniz ajanslar CV'nizi direkt mesaj olarak sayfadan iletin. Bir sürü ajan buradan iş görüşmesi bağlıyor. Ek olarak iş ilanlarını da kendi sayfalarında paylaşan ajanslarda cabası.

*LinkedIn
LinkedIN hesabınızı güncel tutun. Okuduğunuz okullar, sertifikalar, yetenekler(gerçekci olun bilgisayarın açma düğmesine bastığınızda bilgisayar mühendisi olmuyorsunuz), mail adresleri, bloglar hatta sosyal medya hesapları mümkünse Slideshare'da yaptığınız sunumlar ve bence en önemlisi çalıştığınız markaların listesi hesabınızda yer alsın(sıfırdan başlayanlar markalardan önce kişisel projeleri var ise onları çözümleleri ve sunumlaştırmaları iyi olur). LinkedIn'de diğer kullanıcılar ile etkileşime girip iletişime devam edin görünür olun. Hatta paranız varsa Premiıum hesap alın. (en azından 1 aylık olarak)

*Hashtagler ve Twitter Arama Özelliği
İş arama konusu oldukça ciddi bir mesai gerektiryor. Facebook'ta çok iyi bir arama sistemi yer almıyor fakat Twitter oldukça başarılı bir şekilde kelime bazlı aramalara olanak sağlıyor. Örnek olarak "sosyal medya uzmanı" olarak bir arama oluşturun. Tweetdeck gibi bir araç kullanıyorsanı bu tip aramaları çoğaltabilirsiniz. En popüler bazı hashtagler şöyle: #işilanı #jobs ve #pozisyon olarak sıralanabilir.

*Kişisel Blogunuz
Geçmişte özellikel TBWA beni iş alsın adlı blogla dikkat çeken bir girişim olmuştu hatırlarsınız. Bu hiç de hatalı bir yöntem değil emin olun blog yazmam hem sizin için hem de işveren için iyi bir referans noktası olacaktır. Ek olarak blog yazmanın temel SEO bilgilerinin geliştirmek gibi bir yan etkisi de var.

*Sektörel Yayınların Sosyal Medya Hesapları
Birçok sektörel yayın kariyer ile ilgili köşeler bulunduruyor ve gayet güncel bir şekilde reklam yayınlamaya devam ediyorlar. Buralardan da gayet uykun ilanlar ile karşılacaksınız.

Benim iş arama sürecinde size destek olabileceğini düşündüğüm, aklıma gelen şeyler bunlar. Son olarak unutmayın sosyal medyada yaptığınız herşey sizin CV'niz olarak önünüze çıkacaktır. Birçok ajans sizin sosyal medyada yaptıklarınıza karışmaz ama siz ne yapın ne edin dikkat edin.

Saygılar

Facebook Sayfası