22 Eylül 2016 Perşembe

6 Haziran 2016 Pazartesi

Facebook'ta GIF kullanım kılavuzu

Selamlar, ajansta küçük bir gif kullanım kılavuzu hazırlamıştım. Burada da bulunsun.

Facebook’ta gif paylaşımları yapılabiliyor fakat reklam alanlarında gif kullanımı ne yazık ki gerçekleşmiyor. Bu yüzden gifleri MP4 formatında video olarak düzenleyip kullanmamız gerekiyor. Burada Cinemagraph dedikleri mantıkta olduğu gibi bir düzenleme yapmak gerekiyor. Gif’in hareketli sekansı 5 saniye ise videoyu 30 saniye olarak düzenleyip aynı sekansı 6 kez verebilme şansı yakalıyorsunuz ve gif etkisini kullanıcıya geçirebiliyorsunuz.

Gif formatının daha çok kullanıldığı alan ise post paylaşımları, burada 3 parti siteler kullanılıyor ve o sitelerden alınan linklerin öngösterimi Facebook’a çekiliyor ve gif paylaşımı gerçekleştiriliyor. Burada dezantajlı olan durum paylaşımların mobilde "gif butonu" olarak görünüyor olması yani gif ibaresine basıp başlatabiliyorsunuz. En popüler gif paylaşım sitesi Giphy. Page Post olarak Gif paylaşılmışsa bu page post ad olarak kullanılabiliyor. Tabii %20 kuralı burada da geçerli.


Reklam alnlarında temel olarak iki format kullanmayı tercih ediyoruz(Facebook’un izin verdiği formatlar da bunlar) resim formatı olarak jpg (png kullanımı da gerçekleşiyor. Transparan PNG gelmemesi gerekiyor burada background siyah olarak düzenlemişse o görünüyor). Video formatlarında ise mp4’ü tercih ediyoruz. Burada bir boyut ve uzunluk sınırı var (Tabii olarak 1 saatlik videoyu reklamda kullanmayacağımız ve göndereceğimiz videonun maks 2gb’yi geçmeyeceğini düşünüyoruz bu yüzden genellikle bir sınırımız yok gibi bahsediyoruz. Burada ekstra bir bilgi oalrak videolar Instagram’da kullanılacaksa 60 saniyeden uzun olmayacak. 

İşinize yarar diye düşünüyorum.

Saygılar 

10 Mart 2015 Salı

Sosyal medyacının alet çantası


Sosyal medyacılar işini yapmak için masaya bağlanmak zorunda değildir fakat masadan kalktığı ada işini kolayca yapabilmesi için bazı araçlara ihtiyacı var. Nedir bunlar? Saymaya başlıyorum.

TABLET
Evet herşeyin başı hesaplara kolayca erişebileceğiniz bir tablet. Android tablet olması fiyat performans açısından sizi kurtaracaktır. Piyasada olan giriş seviyesi Samsung, Vestel veya Huawei tabletler sizin işinizi görecektir. Bir adet power bank edinmeniz de iyi olacaktır. TP-LINK'in çok başarılı ürunleri var.

DROPBOX
Kesinlikle bir hayat kurtarıcı. Masa veya dizüstü bilgisayarınızı, telefonunuzu ve tabletinizi senkronize ettiğiniz takdirde 3 GB alanınız olacak. Bu alan gayet yeterli olacak. Bu hizmetin alternatifi olarak Google Drive, One Drie gibi hizmetler işiniz görecektir.

TOPLULUK YÖNETİM ARAÇLARI
İşinizi kolaylaştıracak bir aracı kullanmanız işini çok kolaylaştıracak. Ek olarak taşınabilir cihazınızda kişisel hesaplarınızla profesyonel hesaplarınızı karıştırmamazını sağlar.

Burada seçeceğiniz aracın mobilde ne yapabildiğini iyi test edin. Benim iki önerim var. Hootsuite ve Sproutsocial ikisinin de mobilde yapabildikleri gayet üst düzey fakat ücretliler. (Hootsuite sınırlı hesap bağladığınız takdirde bedava). LinkedIn hesapları yeni trend olduğu için burada tercih için bir artı değer olarak düşünülebilir.

OFİS PROGRAMLARI
Ofis programları kulllanacağınız tabletin olmazsa olmazıdır. Kingsoft,   Polaris gibi ofis programları işinizi görecektir. Metin düzenleyip, excelde küçük çaplı raporlar yapabilirsiniz. Görsel olarak çok başarılı olmasa bile sunum bile hazırlayabilirsiniz.

HATIRLATICILAR VE NOT ALMA ARAÇLARI
Burada son zamanlarda sıklıkla kullandığım Google Keep'i önerebilirim. Temel ihtiyaçları karşılar, not alırsıniz to-do listeleri hazırlarsınız, basit bir şekilde organize edebilirsiniz, notlarınız mail olarak gönderebilirsiniz. Elbette Evernot gibi daha derin özellikli araçları da eliniz altında bulundurabilirsiniz. Basit bir alternatif olarak ColorNote'u da aklinizda bulundurmanız iyi olur. Unutmayın en iyi içerik takvimi küçük notların birleştirilmesiyle ortaya çıkar.

HABER KAYNAKLARI VE RSS TAKİP ARAÇLARI
Google bu işten çekildiğinden beri ben de RSS kaynaklarını takip etmekten vazgeçtim. Bunun yerine alternatif haber kaynaklarına kaymaya başladım. Burada Twitter Liste özelliği ve Pulsee hayat öpücüğü oldu. Pulse'da oluşturduğum akışlar ve Twitter Listeleri gayet besleyici bir kombinasyon oldu.

Benim sıklıkla kullandığım araçlar bunlar. Bu araçlar ile gayet başarılı bir şekilde sayfalarını yönetebilir ve işinizi devam ettirebilirsiniz.

Saygılar


7 Ocak 2015 Çarşamba

Sosyal medyacı nerede, ne iş yapar?

Uzun süredir blogu ihmal etmiştim. Kış ayları gelince dışarıda sürtmek yerine bişeyler yazmak istedim. Uzun süredir yazmak istediğim bir konu hakkında yazarak bloguma bir hayat öpücüğü vermiş olayım.

Konu başlığımız şöyle "Sosyal medyacılar nerede, ne iş yapar?". İçeriğimiz ise sosyal medyacılara ajansların ve yöneticilerin yaklaşımı üzerine kurulacak. Küçük girizgahtan sonra sadete geliyorum, lafı uzatmadan.

Sosyal medyacılar ve medya ajansları

Bir medya ajansında çalışan sosyal medyacıysanız sizden ajansınız beklentileri Facebook, Twitter reklamlarının operasyonunu gerçekleştirmeniz, topluluk yönetimi gerçekleştirmeniz, stok foto hesabınız olmadan görsel temin etmeniz, kreatif olarak tatmin eden sosyal medya görselleri hazırlamanız, tek kişi bile olsanız mikrositeli hashtagli bir kampanya oluşturmanız ve proje yönetimini gerçekleştirmeniz, ajansın bloguna içerik sağlamanız hatta içerikleri oluşturmanız gibi gibi ilerler ve asla sonu gelmez. Buna hazırlıklı olun. Medya ajanslarının iyi yanı kesinlikle sosyal haklarıdır. Benim bildiğim hiçbir kreatif ajansın saglayamadığı sosyal hakları sağlayabilirler. Medya ajanslarında olan bir olumsuzluk da üretim odaklı bir mantıkla reklamcılık sektörüne girmişseniz sıkılabilirsiniz, medya ajansları üretim odaklı yapılar değil ne yazık.

Sosyal medyacılar ve geleneksel kreatif ajanslar

Bu yapılar dijital kreatif ajansların ekmeklerine ortak olmasıyla beraber ekiplerine sosyal medyacıları istihdam etmeye başlar. Geç kalınmış bir hamle olsa da sosyal medyacılar için iyi bir hamle. Bu yapılar temel anlayışları gereği sosyal medyaya adaptasyon konusunda sıkıntı yaşama ihtimalleri var. Bu konuya girmeden sosyal medyacılar bu ajanslarda ne iş yaparlar konusuna geçelim. Sosyal medyacılar her kampanyayı sosyal medyaya adapte etmek zorunda kalırlar, ajans hesabını yönetirler, sosyal medya ajanslarının takvimlerine yorum yaparlar, her kampanyayı sosyal medyada köpürtmek(!) zorunda kalırlar, bütün Twitter fenomenlerini tanımak zorundadırlar, sosyal medya sitelerinin kaç üyesi olduğunu bilmek zorundadırlar, Facebook marka sayfalarıdan daha çok müştemlerinin kişisel hesaplarındaki sıkıntıları çözmekle uğraşırlar. Diğer konulara geçelim. Bu ajansların sosyal haklar konusunda sıkıntılı olduğu her zaman dillendirilen bi konu. Sigortalar asgariden yatar, yemek fişi konusu sıkıntılıdır. İş konusunda körelme ihtimaliniz vardır diğer ajanslar gibi dijital projeler konusunda hareketli olmayabilirsiniz ama kreatif üretim sürecine dahil olabilirseniz farklı bir tatmin yaşayabilirsiniz.

Sosyal medyacılar ve dijital kreatif ajanslar

Bir sosyal medyacının yaptığı işi en doğru yapabileceği yerlerdir. İş konusunda en büyük tatmini yaşayabileceğiniz yerler olacaktır. Sosyal medyacı burada ne iş yapar? Süreçleri oturmuş bir ajansta sosyal medyacı topluluk yönetimi, içerik yönetimi, kreatif ve strateji departmanlarından birisine dahil olup buradaki operasyonlara katkıda bulunur. İşe yeni başlamışsanız seedingten, yansıma ayıklamaya en kaba tabiriyle birçok ayak işine maruz kalabilirsiniz. Metin yazma konusunda trendlere hakimseniz tasarımcıların önüne geçebilir departmanlarda iyi pozisyonlara da gelebilirsiniz. Sosyal haklar burada da sıkıntılı olabilir asıl sıkıntı markalarınıza bağlı olarak mesai saatlerinin çılgın atmasıdır.

Yazıyı uzatmayayım, duyduklarım yaşadıklarımla sosyal medyacılar ne iş yapar anlatmaya çalıştım. Sektöre yeni girecek arkadaşlar için yönlendirici bir yazı olması dileğiyle iyi okumalar.

Saygılar.


20 Eylül 2014 Cumartesi

Kristal Elma Yaratıcılık Festivali'nden Aklımda Kalanlar


3 gün boyunca festival alanında olduğumdan birçok stantta vakit geçirme şansım oldu. Bizim ajansın çadırında stencil uygulaması ve bedava tişört verildiğinden ciddi bir yoğunluk oldu. İstediğim iki sunuma da girebilme şansı yakaladım onlar bana kalsın. Genel olarak alandan aklımda kalanlar şöyleydi. Liste önem sırasına göre değil benim aklıma gelen şeyler üzerine kurulu olacak.

Think Blue ve Şarj Eden Ayçicekleri
Yeni bişey olmasa da markanın "fayda sağlama" konseptini beslemesinden dolayı başarılı bir uygulama olarak düşünüyorum. Muhtemelen seneye de benzer bi kurgu ile devam edecekler.

Hava Şartları
İkinci gün yağmurla boğuşuldu fakat yine insanlar heyecanının kaybetmemişti. Bu güzel bir ayrıntı olarak gözüme takıldı.

Eşantiyon Kovalayan Gençler
Saygılarımı sunarım ama eşantiyon kovalama dışında daha güzel şeyler varken iki tişört için atmadıkları takla kalmadı. Festival alanında onlarca deneyimleyecek şey varken bunlarla uğraşmaları açıkça beni rahatlattı. Bir 10 sene daha kendimi geliştirmeden sektörde takılabilirim.

Fikirbazzenger'in 360 derece Selfie Çeken Oyuncağı
Yaratıcılık festivali derken bu tip şeyleri daha çok görmek istiyorum açıkçası. (Elbette ajansları yaratıcılık kavramına yaklaşımı farklı olabilir.) Fikirbazzenger hazırladığı düzenekle bir akıllı telefon aracılığıyla insanları 360 derece videolarını çekti. Kamera selfie çekerken kullanılan kamera açısını kullanılan açıda konumlandığından 360 derece selfie adıyla zeki bir kurgu oluşturdu. Bir denemesini de ben yaptım http://bit.ly/ZwCAq1 linkinden bulabilirsiniz.

Grey İstanbul #instacandy
Grey ajans olarak çadır kurmak yerine bir otomat geliştirmeyi uygun görmüş. Otomat "Dünyanın ilk Instagram filtresi temelli otomatı" olmak gibi bir iddia ile festival alanında yer kaplıyordu ve bu iddiasını yerine getiriyordu. #instacandy hashtagi ile paylaştığınız fotoğraftaki instagram filtresine göre size otomattan şeker veriyordu. İlginç bir uygulama olarak aklımda kaldı.

Codemodeon'un Oculus ile geliştirdiği uygulama
Oculus ile uygulama geliştirme işi için henüz çok erken bir dönem olsa da "erken kalkan yol alır" felsefesi ile Oculus ile geliştirilen bir uygulamaya yer vermişlerdi. Çadırında bir anda bir oyunun içinde kendine yer bulan katılımcılar bu yeni teknolojiyi test etme şansı yakaladılar. Codemodeon sitesine şuradan ulaşabilirsiniz. http://www.codemodeon.com/

Çok güzel sunumlar varmış. Ben hepsine giremesem de en merak ettiğim sunumlara girebildim. Sunumlar hakkında detaylı bilgiyi Bigumigu'dan bulabilirsiniz.

Saygılar.


16 Eylül 2014 Salı

Facebook Analitiği Hakkında...

Facebook analitiğini çözmek sosyal medya işine yeni giren kişiler için sıkıntılı bir süreç olabilir. Çeşitli e-kitaplar, bir sürü blog yazısı ile bu işi içinden çıkabilirsiniz. Herkesin bu alana yaklaşımı farklı olabilir.

Bu durum herkesin bu veriyi farklı yorumlaması ile alakalıdır. Facebook'un Insight alanında bir raporu dışarı aktardığınızda çok karışık  veri yığını ile karşılaşacaksınız. Bu yığının arasından çıkmak çok kolay olmayacaktır. Bu yığın ile uğraşmamak için benim ilk önerim 3. parti bir araç ile bu veriyi görselleştirmek olur. Bu birçok marka biraz Excel bilgisi ile düzenlenebilen bir durum olduğunu düşündükleri için bu tip araçlara yatırım yapmazlar. Tercih meselesidir. Çok karışamam ama kullanmanız ciddi zaman kazandıracaktır. Spoutsocial, Simply Measured ve Hootsuite bu konuda oldukça yetenekli yazılımlar.

Standart raporlar dışında Facebook'un size sağladığı veriler ile bazı grafikler oluşturabilirsiniz. Sayfada gerçekleştireceğiniz iletişimi bu grafikleri yorumlayarak optimize edebilirsiniz. 3. parti bir yazılım bile kullansanız da kendiniz farklı çıkarımlar yapmak ve müşterinizi yönetmek için bazı yorumlarda bulunmanız gerekir. Burada müşteriniz özellikler reklam konusunda sıkıntı çıkartıyorsa yönlendirme yapmak için iyi olacaktır.

Bu verilerin bazıları bana göre şöyledir.

Post Tipi/Beğeni Artışı grafiği: Bu iki grafiği üst üste koyarak bu iki metriği karşılaştırmanız paylaşım yaparken kullanacağınız post tiplerinizi belirlemekte yarar sağlayacaktır. Bu raporu post düzeyinde çekeceğini raporu sayfa düzeyinde çekeceğiniz rapor ile karşılaştırarak yapabilirsiniz. Örtüştürmek zor olabilir. Biraz excel ile oynamak gerekebilir. Burada sayısal bir çıktı ile niteliksel bir çıktıyı karşılaştıracaksınız. Burada farklı bir yöntem kullanmanızı önerimi. Beğeni artışı grafiği ve 4 birimli bir noktalamalı grafik ile bu karşılaştırmayı yapmanız daha doğru ve anlaşılır olacaktır.

Beğenen Kişilere Gösterimler/Toplam Gösterimler: Viral etkiyi ölçmek için kullanabileceğiniz bir kırılım. "Gösterimlerinizin ne kadarını sayfanızı beğenmeyenlerden geliyor?" sorusu sosyal medya konusunda karışlaşabileceğiniz sorulardan bir tanesi. Post düzeyinde çekeceğiniz raporda kilit ölçümler alanından bu iki sayıya ulaşabilirsiniz.

Sayfanızı Beğenen Kişilere Erişim/Toplam Erişim: Bu iki metriği biribiri ile karşılaştırarak yukarıda olan metriğe paralel bir trendi gösterip müşterinizden "abi biraz reklam yapalım" önerisi getirebilirsiniz. Sayfa düzeyinde çektiğiniz bir raporla bu veriye ulaşabilirsiniz.

28 GünlükOrganik Erişim/28 Günlük Hakkında Konuşanların Yaş Cinsiyet Dağılımı: Bu iki bilgiyi karşılaştırarak organik erişimin hedef kitlesini tahlil edebilir ve sizin yapacağınız sayfa gönderisi reklamlarını bu hedef kitleye göre düzenleyebilirsiniz. Sayfa düzeyinde çekilen rapordan bu iki veriye ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı çok uzatmayayım. Burda verdiğim ölçümler açıkcası en az 250 bin kişilik sayfaları yönetiyorsanız ve reklam yapma konusunda biraz çekingen davranan müşterileriniz varsa onların aklını çelebileceğini düşündüğüm bazı ölçümler. Farklı grafikler verip sunumlarını zenginleştirmek isteyenlerde bu şekilde düzenlemeler yapabilirler.

Saygılar

5 Eylül 2014 Cuma

Kristal Elma Festivali'ne Kim Gitmesin?


Liste sitelerinin birisinde "Neden Kristale Gitmeli" ayarında bir liste vardı.(Özür dilerim kimde gördüğümü hatırlamıyorum.) Ben de oturdum "Kimler Gitmesin?" listesi yaptım. Burada bu tip listeler yapmazdım genelde hayırlısı ile bu işe de girdik.



           1-Goy goy yapıp sadece marka stantlarında eşantiyon kovalayanlar bi zahmet yer kaplamasın.


2-Büyük düşünmeyip, onlarca seminer için de gidip herhangi bir seminerdeki görebileceği türkler peşinde koşanlar gitmesin.


3-Gidecek en az 3 seminer-workshop-etkinlik bulamayanlar gitmesin.


4- -de -da şöyle yazılır diye kasıp, atar yapan kişilereden korkanlar gitmesin. Onlar da orada olacaklar.


5-Reklamcıları sevmeyenler gitmesin. Tabii normal olarak.


6-Reklamcı olanlar gitsin ama hala sadece basılı iş peşinde koşanlar gitmesin!


7-Yer uzak diyenler bilet alıp gitmiyorsanız sektörü bırakın.


8-Hipster sevmiyorsanız da gitmeyin!


9- "Ya geçen seneki bez çanta çok güzeldi" diyenler gitmesin.

Saygılar.


Facebook Sayfası