google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2011 Perşembe

+1, Foursquare Day vesaire vesaire

Sosyal arama konusunda bir süredir burada lak lak edip duruyordum. Google'ın da bir şeyler yapacağını biliyordum. Zaten ufak tefek hamlelerin sonunda ileride bu konuda iddialı hamleler yapacağını biliyorduk. Social Circle zımbırtısı , Google Profile gibi düzenlemeler ile sene sonunda sosyal ağlar ile etkileşimli sosyal arama kavramı bekliyorken araya +1 butonu giriverdi. Facebook beğen düğmesi ile aynı özellikte olacağı söyleniyor ileride de Twitter etkileşimi gelecekmiş. Kullanmadan yazmayalım bekleyelim görelim. Twitter etkileşimi olmadan zaten Google'ın işi biraz uzayacaktır. İlk önce insanlara Google Profile düzenletmesi gerekir ki Google'ın e- mail hizmeti verdiği bilmeyen insanlara Google Profile'ın varlığını göstermesi biraz zaman alacak tabii olarak. Facebook'un Bing ile ortaklığı devam ederken Google ile entegre olmasını beklemek biraz hayalcilik olur.

Bir diğer ilginç haber ise Foursquare Day haberi. Foursquare 16 nisanda kutlanacak. Özel rozeti tişörtü vesairesi olacak bu günün Zaten sıkı Foursquare kullanıcıları biliyor bunları. Burada dikkat çekici olan şey "bir servis nasıl her zaman dikkatleri üstüne çeker ve bu dikkatleri üzerinde nasıl tutar?" konusu. Twitter yakın zamanda 5. yılını kutladı fakat benim gibi bir kaç blog yazarı ve sıkı Twitter kullanıcısı hariç kimse bu konu hakkında bir şey konuşmadı. Foursquare ise her yeni yılı böyle etkinlikler ile kutlayarak sürekli dikkatleri üzerine çekiyor ve kullanan, kullanmayan herkeste servise bir göz atma isteği doğmasını sağlıyor. Daha yeni SXSW rüzgarını arkasına almışken şimdi de Foursquare Day'in böyle hararetli bir şekilde "kutlanması" şans mı? Hiç sanmıyorum müthiş bir organizasyon var işin içinde. Saygı duymaktan başka bir şey yapamayız. Foursquare Day için ayrıntılı bilgi burada.  Bir kaç Foursquare Meet-up olacakmış İstanbul'da da var meraklısına duyurulur.

Bir haberde benden. SXSW 2011 için yazdığım özetin bir benzerini Bigumigu için yazdım. Memleketin önemli bloglarından birisinde yer alma şansı verdikleri için Bigumigu ekibine tekrar teşekkür ediyorum.

Bugün biraz tırt haberler yazdım kusura bakmayın sabah yazmayı planladığım şeyi not etmediğim için unuttum. Not alma alışkanlığı edinmeliyim. (+1 butonu tırt bir haber değil benim haberi sunuş biçimim biraz tırt oldu, kişisel bir deneyim yaşamadan yazmamayı tercih ederdim fakat yazacaklarımı unutunca geçiştirmek zorunda kaldım.Olmadı bugünün yazıları ne yazık ki)

Saygılar.

24 Kasım 2010 Çarşamba

Bounce Rate diye bir şey varmış!


Bounce Rate ya da Türkçe adı ile Hemen çıkma oranı bir blog yazarının Google Analytics'te en çok dikkat etmesi gerek istatistiklerden biridir bana göre. Yazım tarzımızı buna göre ayarlamamız lazım olduğunu bir çok yerde okuyabilirsiniz. Blogların ilgi çekip çekmediğinin en önemli göstergelerinden birisidir. Salt hit sayısına bakaran çoğu zaman blogları değerlendirirken bunu istatistik gözden kaçıyor.

Bu inforgrafik hemen çıkma oranının nasıl açıkladığını ve bu orana en çok nelerin etki ettiğini güzelce anlatıyor. Ulen bu İngilizce ben bir şey anlama derseniz kısaca infografik şunu diyor "Her konunun okuyucusu farklıdır ve sitelerde ona göre vakit geçirir, sitede vakit geçirmesini istiyorsak bu yazılanları yapmanızı öneririz." Zaten Google Analytics sayfalarında da bulabileceğiniz Hemen çıkma oranı tarifini de vermeden geçmiyor tabii olarak.

Hemen çıkma oranı, daha giriş sayfasındayken sitenizden ayrılan kullanıcıların tek sayfalık ziyaretlerinin yüzdesidir.(Google yardım)

Kaynak Kissmetric Blog

Saygılar.

24 Ağustos 2010 Salı

Bunları paylaşasım var # 37

Sosyal medya araçlarını kullanarak küçük işletmelerin de çok başarılı olabileceğini hep söylerim yazarım burada. Bu başarıyı yakalamak için ne gibi ölçütlere dikkat etmenin gerekli olduğunu listelemiş Glen Stansberry ,5 Site Metrics Every Small Business Should Track başlıklı yazısında. Bu ölçütleri gerçeklemek için Google Analytics'in yeteceğini söylüyor.  Analytics üzerinde "Hedefler" sekmesine yoğunlaşıyor liste dolayısıyla Adwords sistemide de biraz göz kırpıyor.

Bu ölçütler şunlar;

1-Conversions (Dönüşümler Hedefler sekmesine girdiğinizde )

2-Referrers (Sizi öneren siteler; tam çevirisi aklıma gelmedi.)

3-Bounce rate (Hemen çıkma oranı)

4-Goal path and goal abandonment funnel (Hedef Yolu ve Hedef Yolu hunisi tanımlayınız. Google Analytics'te Hedefler kısmını kurcalayın diyor yani :))

5-Search keywords (Anahtar kelimeler)

Yazı büyük küçük bütün işletmeler için Google Analytics ile nasıl verimli bir geri dönüş sağlanabileceğini ufak ipuçları ile anlatıyor. Yukarıda verilen ölçütlerin incelenmesi ve analiz edilmesi gerekli olduğu söylüyor.

Not: Adwors ve Analytics hakkında da azıcık konuştuk ama haddimiz olmayarak hatalı bir şey söylediysek affola.

Saygılar.

20 Ağustos 2010 Cuma

Playstation Killer, Facebook Killer vesaire vesaire

*Arkadaşım mp3 çalar almadan iyice bir araştırma yaptı tutturdu da Iriver alacağım diye. "Eyvallah" dedim ne istersen al. Neden alacaksın diye sorunca  "Abi okudum iPod killer diyorlar ya" dedi. Tabii devamını sormadım.

*Android telefonlar çıkmaya başladı. Her yerde "iPhone Killer" başlıkları. Bunca süre geçti ne Android öldü ne de i-Phone ikisi de epey satıyor. Daha da satacak görünen o.

*Project Natal çıktı hemen her yerde "Playstation Killer" "Wii killer" başlıkları ertesi gün. Ne olacağını göreceğiz ama fakat sadece pazar payı çalacak kimse ölmeyecek muhtemelen.

*Nintendo GameCube çıktı "Playstation Killer" dendi çok sıkı fanatikleri vardı benim etrafımda da. Ne oldu Playstation'u geçemedi. Nintendo başka bir yol buldu Wii'yi çıkartı şu ana Nintendo'nun marka değeri Sony 3-4 katladı.

*Wave çıktı "Facebook Killer" dendi. Ne oldu kapandı. Biz Google'a küstük mü? Hayır  halen en çok kullandığımız arama motoru.

*"Facebook Places" çıktı. Yine her yerde "Foursquare Killer"  başlıkları. Neyse ki bu sefer çok çabuk söndü. Fazla uzamadı.

*"Google Me"  yeni "Facebook Killer"ımız. Yine göreceğiz ne olacağını. Yine insanlar bir şeyleri öldürmeye meraklı olduğunu gördük ilk etapta bakalım başka neler göreceğiz.

*Bing için neden "Google Killer" dendi onu halen çözemedim. Bing'te Twitter kadar bile arama yapılmadığını görünce şaşırmıştım. Belki daha erkendir Bing'in birilerini öldürmesi için.

*Facebook Lite çıktığında ise "Twitter Killer" olmuştu onun da takma adı nedense onunda sonu pek mutlu olmadı. Bir de Friendfeed'i satın aldığında da bir "Twitter Killer" olayı yaşanmıştı yine. Yahoo Meme diğer bir Twitter Killer'mız. Küçük mavi kuş bayağı dayanıklı anlaşılan.

"Killer" kelimesini sevmediğimden ötürü de olabilir bu durum. Birilerini yense yarışı kazansa daha iyi olmaz mı? Hep bunu sorarım bunu. Tamam tarih 2. leri hatırlamaz ama bir şeyleri katledenleri hatırlarken de hoş bir seda bırakmaz sanırım. Bir şeyleri katletmek kavramı hiç bir zaman bana uygun gelmedi.

Neyse biz futbol maçında bol gollü galibiyete "tecavüz" diyen adamların içindeyken bir şeyleri katletmenin kimseye zararı olmadığı düşünüyoruz galiba.

Saygılar.

30 Temmuz 2010 Cuma

Bana sor bana sor !



Soru/Cevap siteleri zaten epey bir süredir popüler. Formspring özellikle çok gündemde. Ülkemizden de güzel bir girişim var biliyorsunuzdur Quizy.me adında. Zaten biliyorsunuz diye anlatmayacağım. Bir de bir bankadan destek almışlar tebrik etmek gerekir. İnternet girişimleri ayakta zor duruyorken büyük bir bankanın desteklemesi güzel bir gelişme olmuş onlar adına.

Buradan son günlerde olan Facebook'un soru cevap işine girmesi olayı ve yılların arama motoru olan Ask.com soru/cevap üzerinden arama motorunu yeniden şekillendirmesi işlerine.

İlk olarak Ask.com arama motoruna insan tercihlerini katma olayı sosyal medya ve dolayısıyla kullanıcının oluşturduğu içeriğin değerli olması mantığını yakalanması çabasıdır. Web 2.0 denilen olayda kullanıcının oluşturduğu içerik günbegün değerleniyor. Herkes kaliteli ve yansız içerik arayışına giriyor. Bir de Seo ile oluşturulabilen hatalı yönlendirmelerden kurtulunması isteniyor diye tahmin ediyorum bu geliştirme ile. Aynı zamanda sitenin değişen tasarımı da Twitter'ın getirdiği basit tasarım anlayışına yaklaşmaya çalışıyor. Ask.com zaten elinden kaçırdığı büyük arama motoru tanımlamasını web 2.0'ı iyi anlamış arama motoru olarak farklı bir kulvara taşımaya çalışıyor. Google'ın geçmişte aldığı Aardvark.com ile yapmak istediğini kendi imkanları ile yapmaya çalışıyor Ask.com bakalım başarılı olacak mı? Daha detaylı işin uzmanlarından Ask.com geliştirmesi için buradan.

Gelelim Facebook'un soru cevap geliştirmesine. Bu geliştirme Facebook'un  geçmişte yaptığı bütün geliştirmeler gibi insanları Facebook içinde tutabilmek olduğunu yine yazalım ve diğer önemli olan noktalara geçelim. Google Facebook'a rakip oluyor diye haber yapan gazetelerimiz bu gelişmeyi nasıl atlayıp şöyle bir haber yapmamış şaşırdım "Facebook Google'ın arama motoru saltanatına göz dikti". Evet aynen öyle bu soru/cevap geliştirmesi Google'a sorulan soruları artık gerçek insanlara sorabilecek olması ile insanlara farklı bir arama deneyimi yaşatabilir. Gerçek kişilerden alınan gerçek yansız cevaplar ileri zamanlarda Google'a sorulan soruları biraz azaltabilecek gibi görünüyor. Bunlar tahmin tabii olarak. Yapılan her geliştirme Facebook'un kullanışlılığı için olacak elbette.  Abartmadan kısa keselim :)

*Son olarak; artık herkes son kullanıcı deneyimlerini yaptığı işlerin içine katmaya çalışıyor web 2.0 deneyi daha keskin şekilde kendini göstermeye devam ediyor. Kişilerin oluşturdu özgün içeriğin değeri daha da artıyor.
 *Şirketler bu tarz geliştirmeler yüzünden ilerleyen günlerde Facebook şubelerinin başlarına birer kişi atayabilir bu sorular sadece kişilere gelmeyeceği aşikar.

Görsel Wikipedia'dan alınmıştır.

Saygılar.

Facebook Sayfası