Linkedin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Linkedin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2014 Çarşamba

İş Arayanlara Küçük Tavsiyeler



United People'da çalışmaya başlamadan önce epey bir süre işsiz kaldım. Sürekli olarak ne yapacağıma karar veremedim. En sonunda bu bloga yazmaya başladım bu ay 5. senesini doldurdu. Bu blog benim işimi bulmamda bana epey yardımcı oldu hakkını yiyemem.

İşsizliğin nasıl bişey olduğunu iyi bildiğim için iş arayan arkadaşlara "sosyal medyada nasıl iş aranır?" minvalinde bir iki ipucu vereceğim. Umarım işinize yarar.

*Ajansların Facebook Sayfaları
Kesinlikle takip edin hatta çalışmak istediğiniz ajanslar CV'nizi direkt mesaj olarak sayfadan iletin. Bir sürü ajan buradan iş görüşmesi bağlıyor. Ek olarak iş ilanlarını da kendi sayfalarında paylaşan ajanslarda cabası.

*LinkedIn
LinkedIN hesabınızı güncel tutun. Okuduğunuz okullar, sertifikalar, yetenekler(gerçekci olun bilgisayarın açma düğmesine bastığınızda bilgisayar mühendisi olmuyorsunuz), mail adresleri, bloglar hatta sosyal medya hesapları mümkünse Slideshare'da yaptığınız sunumlar ve bence en önemlisi çalıştığınız markaların listesi hesabınızda yer alsın(sıfırdan başlayanlar markalardan önce kişisel projeleri var ise onları çözümleleri ve sunumlaştırmaları iyi olur). LinkedIn'de diğer kullanıcılar ile etkileşime girip iletişime devam edin görünür olun. Hatta paranız varsa Premiıum hesap alın. (en azından 1 aylık olarak)

*Hashtagler ve Twitter Arama Özelliği
İş arama konusu oldukça ciddi bir mesai gerektiryor. Facebook'ta çok iyi bir arama sistemi yer almıyor fakat Twitter oldukça başarılı bir şekilde kelime bazlı aramalara olanak sağlıyor. Örnek olarak "sosyal medya uzmanı" olarak bir arama oluşturun. Tweetdeck gibi bir araç kullanıyorsanı bu tip aramaları çoğaltabilirsiniz. En popüler bazı hashtagler şöyle: #işilanı #jobs ve #pozisyon olarak sıralanabilir.

*Kişisel Blogunuz
Geçmişte özellikel TBWA beni iş alsın adlı blogla dikkat çeken bir girişim olmuştu hatırlarsınız. Bu hiç de hatalı bir yöntem değil emin olun blog yazmam hem sizin için hem de işveren için iyi bir referans noktası olacaktır. Ek olarak blog yazmanın temel SEO bilgilerinin geliştirmek gibi bir yan etkisi de var.

*Sektörel Yayınların Sosyal Medya Hesapları
Birçok sektörel yayın kariyer ile ilgili köşeler bulunduruyor ve gayet güncel bir şekilde reklam yayınlamaya devam ediyorlar. Buralardan da gayet uykun ilanlar ile karşılacaksınız.

Benim iş arama sürecinde size destek olabileceğini düşündüğüm, aklıma gelen şeyler bunlar. Son olarak unutmayın sosyal medyada yaptığınız herşey sizin CV'niz olarak önünüze çıkacaktır. Birçok ajans sizin sosyal medyada yaptıklarınıza karışmaz ama siz ne yapın ne edin dikkat edin.

Saygılar

25 Kasım 2012 Pazar

Linkedin; çok sevmem ama faydalıdır!

Linkedin sosyal ağının ne işe yaradığını yazmayacağım haliyle yani en azında benim blogumua bir şekilde denk gelen kişilerin "Linkedin 101"  veya "Linkedin nedir?" gibi yazıları okumuş olduğu varsayıyorum. (Yazar burada  "Sosyal Medya Nedir?" sunumları ile karşılaştığı için rahatsız olma durumuna atıfta bulunuyor)

Neyse boş konuşmayalım. Linkedin'i markalar bir şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Linkedin diğer ağlara göre etkileşim yaratma konusunda epey zorlu bir sosyal ağ olması şahsi tecrübelerimden bildiğim bir nokta. Doğru konuları bulmak, bu konular üzerinden etkileşimi yürütmek epey zorlayıcı olabiliyor. X bir sosyal medya ajansı Linkedin için içerik üretme konusunda zorlanacaktır. Nihayetinde bizimkiler sadece "yaptıysanız like ediniz" kafasında içerik üretebiliyorlar. Fayda sağlayan içerikleri üretmek konusunda epey başarısızlar. Fayda sağlayan pazarlama konusunda bir kafa da yeni yeni türüyor zaten. Linkedin bu tip bir pazarlama akımı ile hali hazırda var olan içerik pazarlaması işini güzelce karıştırıp iyi geri dönüşler alabileceğiniz yegane sosyal ağ olacaktır. Pazarlama işine girmeyelim ben ne pazarlamacıyım ne de reklamcı bunu memlektin her iki iş için yetiştirdiği  gurular konuşsun.

Benim asıl yazma amacım Linkedin'de tecrübe ile öğrenebileceğiniz bir iki detaydan bahsetmek. Şöyle;

*Linkedin'de Şirketler için profil sayfası açmak tam bir işkencedir. İlk etapta istedikler daha önce kullanılmamış bir eposta uzantısına sahip bir eposta adresine sahip olmak gerekir. Yani Gmail, Yahoo veya başka popüler hesaplardan şirket sayfası kuramazsınız.

*Linkedin'de şirket sayfası açtınız mı kapatmak için müşteri hizmetleri ile konuşmanız gerekiyor. Yani  açtığınız sayfayı öylece kapatamıyorsunuz. "Şirket kapatıldı mı? Birleştirildi mi?" diye soruyorlar. Yani Linkedin'de kalmak için çaba sarf ediyorlar.

*Linkedin gruplarında moderasyon konusu çok detaylı bir şekilde kontrol edilebiliyor. Gruba katılacak kişilerden yazılacak içeriklerin tamamna yayınlama konusunda müdahale edebiliyorsunuz. Kullanıcılara özel yetenekler aktarıp özel yayıncı kullanıcılar atayabiliyorsunuz. En fazla 10 grubun yöneticisi olabiliyorsunuz en fazla 50 gruba dahil olabiliyorsunuz (bu rakamdan tam emin değilim aslında)

*Reklamlar genellikle iyi CTR yakalıyor ama reklamınız iş ilanı aramak üzere konumlu ise kesinlikle ilanları satın almanız gerekli. Yine burada Linkedin'nin pozisyonel hedefleme özelliklerini kullanabiliyorsunuz.

*Kredi kartınızı kullanıp satın aldığınız reklamlarda video kullanabiliyorsunuz. Türkçe metin kullanabiliyorsunuz bir süredir. Ek olarak Linkedin küçük işletmeler için doğru bir mecra olmayabilir tıklama maliyetleri çok yüksek seviyelerde seyredebiliyor. Facebook'tan neredeyse 10 -12 kat fazla.

*Facebook'ta olan Pazar Yeri (marketplace) Sposored Stories (Arkadaşın geldi sen de gruba gel) kafası reklam modellerinden son kullanıcının kullanacağı şekilde bir düzenleme olmadığından Linkedin gruplarının reklamları için 3. parti bir mecra ile çalışmanız gerekiyor ki buradan gelecek geri dönüşün fiyat performansı tatmin etmeyecektir. Çıkıp elden insanlara Flyer dağıtırsanız daha mantıkılı olabilir.

*Müşteri hizmetlerin Türkçe ulaşabiliyorsunuz bu da yeniliklerden birisi.

*Şirket sayfalarına Facebook'ta olduğu Cover Photo geldi Linkedin sayfaları için. Bu da tasarımsal bir yenlik etkili olacak mı bilmiyorum ama Linkedin'ın aşırı kurumsal .gov.tr gibi yapısını biraz renklendirdiği gerçeği yadsınamaz.

Bu seriye devam edeceğim sanırım tecrübe ettikçe size buradan bişeyler aktaracağım.

Saygılar.

25 Ocak 2011 Salı

LinkedIn InMaps

Bu tarz görsel ıvır zıvırları severim. Facebook için geçmişte ben de buna bir şeyler yapmıştım. Zaten Facebook uygulamaları ile böyle şeyler yapılabiliyor (Yazımın içinde hangi uygulamalar olduğu yazılı.). Linkedin de Inmaps adlı bir uygulama geliştirmiş. Kullanıcılarına sunmuş. Linkedin'in yaptığı bir başka yenilik "Twitter hesaplarını bağlamak" ,"Linkedin paylaş butonu" derken şimdi de böyle güzel bir görselleştirme olanağı sunmuş kullanıcılarına. Uygulamanın ismi Linkedin InMaps  

Uygulamadan kısaca bahsedeyim. Youtube videosunun tanım kısmında da yazdığı gibi Linkedin bağlantılarınızı InMaps ile görselleştirmesi bu uygulamanın özelliği. Facebook'ta olan ortak arkadaşlar mantığı ile insanlar gruplara ayrılıyor. Video çok güzel şekilde anlatmış. İnsanların işine yarar mı? Aslında olmasa kimse aramaz ama bazen yazmaktan ise göstermek hem de böyle göstermek iyi olur. Networkları anlamlandırmaya ve gruplandırmaya yarar. Linkedin'e bir puan daha güzel bir uygulama. Network analizi için bu senenin önemli meselelerinden diyorlar bu tarz şeyler ise ufak ufak adımlar. Geçen sene Facebook Social Graph ile bu durumu sürekli sıcak tuttu. Hatta sene sonunda 10 milyon arkadaşın bağlantılarının dünya haritası üzerinde gösterimi de bu durumun bir başka versiyonu idi. Twitter'a böyle bir şey gelirse işte o zaman renkli bir şeyler olacak. Neyse uzattık.

Saygılar.

Facebook Sayfası