30 Temmuz 2010 Cuma

Bana sor bana sor !



Soru/Cevap siteleri zaten epey bir süredir popüler. Formspring özellikle çok gündemde. Ülkemizden de güzel bir girişim var biliyorsunuzdur Quizy.me adında. Zaten biliyorsunuz diye anlatmayacağım. Bir de bir bankadan destek almışlar tebrik etmek gerekir. İnternet girişimleri ayakta zor duruyorken büyük bir bankanın desteklemesi güzel bir gelişme olmuş onlar adına.

Buradan son günlerde olan Facebook'un soru cevap işine girmesi olayı ve yılların arama motoru olan Ask.com soru/cevap üzerinden arama motorunu yeniden şekillendirmesi işlerine.

İlk olarak Ask.com arama motoruna insan tercihlerini katma olayı sosyal medya ve dolayısıyla kullanıcının oluşturduğu içeriğin değerli olması mantığını yakalanması çabasıdır. Web 2.0 denilen olayda kullanıcının oluşturduğu içerik günbegün değerleniyor. Herkes kaliteli ve yansız içerik arayışına giriyor. Bir de Seo ile oluşturulabilen hatalı yönlendirmelerden kurtulunması isteniyor diye tahmin ediyorum bu geliştirme ile. Aynı zamanda sitenin değişen tasarımı da Twitter'ın getirdiği basit tasarım anlayışına yaklaşmaya çalışıyor. Ask.com zaten elinden kaçırdığı büyük arama motoru tanımlamasını web 2.0'ı iyi anlamış arama motoru olarak farklı bir kulvara taşımaya çalışıyor. Google'ın geçmişte aldığı Aardvark.com ile yapmak istediğini kendi imkanları ile yapmaya çalışıyor Ask.com bakalım başarılı olacak mı? Daha detaylı işin uzmanlarından Ask.com geliştirmesi için buradan.

Gelelim Facebook'un soru cevap geliştirmesine. Bu geliştirme Facebook'un  geçmişte yaptığı bütün geliştirmeler gibi insanları Facebook içinde tutabilmek olduğunu yine yazalım ve diğer önemli olan noktalara geçelim. Google Facebook'a rakip oluyor diye haber yapan gazetelerimiz bu gelişmeyi nasıl atlayıp şöyle bir haber yapmamış şaşırdım "Facebook Google'ın arama motoru saltanatına göz dikti". Evet aynen öyle bu soru/cevap geliştirmesi Google'a sorulan soruları artık gerçek insanlara sorabilecek olması ile insanlara farklı bir arama deneyimi yaşatabilir. Gerçek kişilerden alınan gerçek yansız cevaplar ileri zamanlarda Google'a sorulan soruları biraz azaltabilecek gibi görünüyor. Bunlar tahmin tabii olarak. Yapılan her geliştirme Facebook'un kullanışlılığı için olacak elbette.  Abartmadan kısa keselim :)

*Son olarak; artık herkes son kullanıcı deneyimlerini yaptığı işlerin içine katmaya çalışıyor web 2.0 deneyi daha keskin şekilde kendini göstermeye devam ediyor. Kişilerin oluşturdu özgün içeriğin değeri daha da artıyor.
 *Şirketler bu tarz geliştirmeler yüzünden ilerleyen günlerde Facebook şubelerinin başlarına birer kişi atayabilir bu sorular sadece kişilere gelmeyeceği aşikar.

Görsel Wikipedia'dan alınmıştır.

Saygılar.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Beko 2010 Facebook Sayfası

Bu yaz basketbol severler basketbola doyacaklar.(Hastayım böyle klişe cümleler kurmaya) Dünya şampiyonası ülkemizde. Fırsat bulan herkes gitmeye çalışacak büyük ihtimal. neyse basketbol yazıları için yan taraftan Maliano'ya ulaşın, oradan okuyun boş boş konuşmayayım ben burada.

 
Sosyal medya bu sene böyle büyük turnuvalarda büyük rol oynadı. Dünya Kupası Twitter'da trendlerden hiç aşağıya inmedi. Zaten Dünya Kupası boyunca burada da sık sık yazdım. Artık başka bir sporun, başka bir büyük turnuvası yaklaşıyor. Ülkemizde olunca biraz daha heyecanla karşılıyoruz tabii.

Dünya Kupasının sponsorlara sosyal medya etkisini şurada yazmıştım. Bu turnuva ülkemizde olunca bizimde ülkemizden sponsorlar çıkıyor ve bu işin tanıtım kabiliyetlerinden yararlanmak istiyorlar. Sosyal medya gibi popüler bir mecrada ortalıkta olunca onu da kullanmak istiyorlar.

Bu mecrayı iyi olarak kullanacağını düşündüğüm bir marka bu işe girince burada az da olsa değinmek istedim. Aslında Facebook sayfalarının reklamlarını tvde görmemiş olsaydım yazmazdım(malum Facebook sayfasının reklamını tvde yapmak pek olan bir şey değil ülkemizde). Bu marka Beko markası. Facebook sayfalarının reklamını tvde yapmak bizim ülkemiz için "halen" cesur bir hamle.


Gelelim Facebook sayfasına. Moderasyonu iyi yapılan, güncel hem İngilizce hem Türkçe haber girilen bir sayfa. Temiz bir tasarıma sahip landing pageleri var. Bu page üzerinden galerilere ve oyunlara ulaşmak mümkün fakat bu yönergelerin dil karmaşası yaşadığını söyleyebilirim. Landing Page açılışında büyük punto ile "Beko Proudly Present ... "devam eden bir yazı var. Diğer tarafta ise her şey Türkçe yapılmış. Ama bu ilerleyen günlerde düzenlenir diye umuyorum. Belki sayfayı  Beko yerel olarak konumlandırmıştır bilemiyorum. Bu yazıyı yazarken 100 kişi daha katıldı sayfaya onu belirtelim(30 dakika sürdü). 100 bin kişi toplanabilirse sayfaya büyük başarı olur.

Turnuva iki Facebook üzerinden oynanabilen oyun yapılmış. Bir bilgi yarışması bir serbest atış oyunu. Serbest atış oyunu iyi bir eğlencelik olabilir denemekte fayda var. Aynı zamanda sayfadan Fikstüre, gruplara, takım bilgilerine, ekran koruyucu ve duvar kağıtlarına ve bir turnuva geri sayım uygulamasına ulaşabilirsiniz. Geri sayım uygulaması hoş olmuş. Bu sayaç bir widget olarak alınabilseydi güzel olurdu. Beko'nun hazırladığı web sitesinde de bulamadım.

Son olarak bu tarz büyük turnuvalar her markanın sosyal medya kampanyaları için biçilmiş kaftan. İlerleyen günlerde başka bu tarz uygulamalar görürsem sizlerle paylaşacağım.
 
Not: Bogut'u niye kullandığımı açıklayayım hemen en komiğime giden duvar kağıdı olduğu için olsa gerek. Yoksa nedense adamı pek sevmiyorum. Bir bu bir Ibra.

Saygılar.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Yönlendirilmiş soru

Her blogcunun anket yaptığını görmüşsünüzdür. Ben de yaptım yeterli katılımcı olmadığı görünce bir süre sonra anketi iptal ettim. 10 milyon kişiyi açıklamak için 40 kişi yeterli bir sayı değildi benim anket için.

Hakkımda kısmında istatistikçi yazıyor ama öyle ağır istatistik yazıları yazmıyorum. Aydan aya sosyal oyun listesi analizi ve sosyal ağlar istatistik açıkladığı zaman analiz yazısı yazıyorum. O yazılarda ağır yazılar değil istatistik yazıp kimseyi bayıltmak istemem.

Neyse istatistik okurken bize Anket nasıl hazırlanır nasıl analiz edilir onları da öğretiler.

Anket oluştururken en önemli noktalardan birisi doğru soruyu sormaktır. Sorular ÖSS sınavında olduğu gibi kafa karıştırıcı olamamalıdır. Anket amacı soruyu cevaplayabilmek, ÖSS'nin amacı sorunun çözülememesidir.

Örneklerle anlatmaya çalışayım
.
  * Karmaşık sorular sormayın.

Soru A: Aşağıdakilerden hangisinin yapılmaması gerekli değildir? (Bu soru kurulum olarak hatalı bir sorudur. Yalın bir halde sorulmaması bize anket sonuçlarında zorluk çıkartır.)

Soru:A: Aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır? (Yapılmayacak olanı soruyoruz açık ve net bir soru )

*Anket şıklarını hazırlarken bir çok blogcu arkadaşım ve ben de önceki bloglarımda yapmışımdır. Şıkları yönlendirilmiş sorular sormuşumdur. 

Blogun yeni tasarımı nasıl olmuş?
a: İyi
b: İdare eder
c: Daha iyi olabilirdi
d: Çok iyi

Görüldüğü "kötü" diye bir şık olmadığı için bu anketten çıkacak her sonuç olumlu sonuçlar olacaktır. Gereksiz bir anket olduğu ortaya çıkacaktır. İnsanlara kötünün iyisi seçtirtmek çok doğru bir mantık değildir.

Blogun tasarımı nasıl olmuş?
a: Çok iyi
b: İyi
c: İdare Eder
d: Kötü

Mümkün olduğunca şıkları doğru dağıtın ki çıkan sonuçlar yapacağınız işlerde size yol gösterebilsin.

 * Kişisel bilgiler konusunda çok dikkatli olun. Her konuda yapılacak anket için kişisel bilgiler istenilmez. Hatta hiçbir ankette isim soyisim istenilmemelidir. Başka bir belirleyici kullanılmalıdır. Zaten internet üzerinden yapılan anketlerde IP denetlemesi yapılmakta.

Bir çok dikkat edilmesi gereken konu var aslında . Doğru örneklem seçmekten doğru analiz yöntemini seçmeye gibi ama bu 3 madde blogcuların düzenledikleri anketlerde yeterli olur.

Anket blogların hareketli olması için iyi bir araçtır. Yazdığınız yazıların doğru hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığını test etmek için birebirdir. Yazacağınız yazıların konularını bile belirlerken bu yoldan yararlanabilirsiniz. Bu yazıdan Social CRM işine de girmek istemiyorum Social CRM başlı başına bir uzmanlık konusu.

Saygılar.

Tellywood : Tv yapımcısının hikayesi


 Sosyal oyun kavramı herkesin içinde olduğu bir kavram. Ülkemizden de bu konuda işler çıkmaya başladı yavaş yavaş geçmişte bu konuda bir şeyler yazdım. Bu sefer Tellywood adlı Facebook oyunu hakkında bir şeyler yazacağım.

Genellikle sosyal oyunlara pek takılmadığım için burada bilmediğim oyunlara hakkında ahkam kesmek istemiyorum. Fakat bu oyunu 1 haftadır oynuyorum. Güzelce inceleme şansı buldum. Eksilerini artılarını yazacağım. Beta versiyonu olduğunu unutmayalım, muhtemelen olan hatalarda düzelecek ilerleyen günlerde.

Oyun bir çok sosyal oyuna göre hızlı ilerlemesi beni çekti. Normal şartlarda sosyal oyunları oynanayamamamın nedeni ağır ilerleyen oyunlar olması. Bu oyun diğer oyunlara göre biraz daha hızlı gidiyor.



Oyunun oynanışını kısaca anlatayım. Oyunda bir Tv yapımcısını canlandırıyoruz. Oyun başlarken Tv için hangi programı yapacağını seçip onun üzerinden ilerliyoruz. Talk Show, Hastane Dizisi, Bilim Kurgu vs gibi program tiplerinden birini seçerek ilerliyoruz oyunda.

Seçtiğimiz programı gün geçtikçe geliştirebiliyoruz. İlk başlarken sadece stüdyo ve montaj odanız varken ilerleyen günlerde makyaj, kıyafet ve özel efekt gibi departmanlar ekleyebiliyorsunuz..

Her çektiğiniz bölüm sonunda bir izleyici sayısına ulaşıyorsunuz ve buna göre bir gelir elde ediyorsunuz. Program yapımcılığı ile ilgilenirken oyuncuların mental durumlarını yüksek tutmak için stüdyo içine çeşitli dekoratif şeyler ekliyorsunuz. Hot Dog büfesi ya da dondurma kamyonu bu seçenekler içinde olan şeylerden. Tabii daha farklı şeyler alabilmek için "Facebook Credits" mekanizmasını kullanıyorsunuz.
 

 Oyun içinde olan Tv şeklinde olan butona tıkladığınızda ise indirimde olan ürünlerden haber veriyor. Bu güzel bir ayrıntı.

Kötü olan yanı ise hızlı bir oyun olmasına rağmen programları yayınlama için kullanılan değerleme ürünlerinin çabuk dolmaması. Her uydu anteninin yenilenme süresi 15 dakika bu süre sosyal oyun oynamaya alışık insanlar için iyi fakat benim gibi biraz sıkıntılı insanlar için uzun bir süre.

Oyun beta olduğu için bir süre sonra rutin şeyler yaptığınızı düşünebilirsiniz ilerleyen günlerde bu konuda farklı şeylerde yapılabilir. Oyunun krize girme gibi bir sorunu yok. Bir yerde takılıp ben ne yapacağım diye düşünmüyorsunuz. Muhtemelen yine bu durumu beta olmasına bağlıyorum. Oyun daha geliştikçe daha da zorlaşacak.

İlk günlerde Facebook Credits ile bir sorun yaşanmıştı bugün o sorunu çözüm oyunda harcadığımız miktarı geri verdiler. (Facebook Credits'e para harcayan adam gözüyle bakmayın bir oyunda hediye vermişlerdi onları kullandım:)
 
Oyunu yapanın kim olduğunu öğrenemedim ne yazık ki . Sanırım Ubisoft oyunun sahibi. Tam emin değilim. Kim olduğun bilgisi inci saldırısına uğramış. Bütün oyun geliştiricileri inci olmuş. Bu oyun eğer Ubisoft oyunu ise Ubisoft'un ilk Facebook oyunu olacak kendisi. İnternet sitelerinde Facebook Platform açık fakat şu an içinde bir oyun görünmüyor muhtemelen Beta olduğundan böyle. Bu yazdığım tahmin elbette kim olduğunu yakında öğreniriz.

Saygılar.

27 Temmuz 2010 Salı

Bunları paylaşasım var # 32



David Cameron(İngiltere Başbakanı) gelmiş malumunuz. Bu sefer onunla ilgili bir video paylaşayım. Bizim siyasetçilerde göremeyeceğimiz şekilde (nedense(bu konuya girmeyelim hiç)) konusuna hakim ve projelerine hakim olduğunu görüyoruz. Ben şimdiye kadar bizim siyasetçilerde bu tarz bir projeyi böyle güzel bir şekilde anlatan birini görmemiştim. Her TED konuşmasında olduğu gibi yine ilham verici bir konuşma. Konuşmayı Hükümetin bir sonraki çağı olarak tanımlamışlar.

Videonun konusu devlet hizmetlerinin bilgi çağına nasıl ayak uyduracağı ve devletin şeffaflık politikasını internet üzerinden nasıl yöneteceğini anlatıyor. Konuşma biraz tarihi bilgi verip asıl konusuna geliyor. Bürokrasinin nasıl nasıl ilerlediğini anlatıyor.

İzleyiniz boş zaman bulup izleyiniz. Bir şey kaybetmezsiniz. Üşenmeyip TED konuşmaları çeviren arkadaşlara da teşekkür etmek gerekli bu arada.

Saygılar.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Sosyal medya bile kurtaramaz!(Piranha 3D)

Abd sinema sektörü sosyal medyayı dibine kadar kullanır bir çok farklı fikirler ile izleyici çekmeye çalışırlar. Aylar öncesinden viral olması için açılan fake siteler kurulur. Karakterlere özel sosyal medya hesapları açılır. Biraz kafayı yoran kişi zaten neler yapılabileceğini kestirir.

Bu günlerde Abd kökenli magazin bloglarında Wild Wild Girls adlı bir sitenin reklamını görüyorum. İsminden dolayı pornografik bir siteyi andırıyor kendisi. Başta ben de öyle sandım sonra fakat aklıma o esinlenen sitenin adının Girls Gone Wild olduğu geldi.(Araştırmacı blogger dediğin böyle yapar ne yaptıysam sizin için:). Wild Wild Girls sitesine tıkladığım zaman fark ettim Piranha 3D adlı filmin fake sitesiymiş. Bu tarz sitelere denk gelmiştim daha önce(Bakınız: Tron).  Şaşırmadım ama özensizliği dikkatimden kaçmadı açıkçası(bunun açıklamsını yapmak istemem herhangi bir porno siteye girince olayı kavrayabilirsiniz). Zaten filmin muhtemelen yapım ekibi tarafından servis edilen Kelly Brook fotoları ve "filmimizde üstsüz kızlar var" duyuruları filmin yolunu göstermişti. Muhtemelen gişede çakılacak her ne kadar çıktığı hafta fazla bir şey görünmese de. İstenilen alınır mı ki istenilen nedir onu da bilmiyorum biraz karışık

Neyse filmin ne olacağı beni pek ilgilendirmez. Yapılan çalışma üzerinden bir şeyler yazalım. Filmin konusu ve içeriği belli olduğu için filmin en dikkat çeken konusu üzerine bir şeyler yapmaya çalışmışlar. Aslında bakıldığı zaman film elde olan malzeme için fazla bile çalışmışlar. Neler yapmışlar kısaca yazalım.

* Film karakterlerinden birisinin sahibi olduğu Wild Wild Girls sitesinin kurulması : Gerekli bir hareket çünkü filmin adının duyulmasını sağlayan yegane şey içinde var olan "Bahar tatilinde(Spring Break) çıldıran kızlar" teması. Bu sitenin aslında trafiği neredeyse filmin resmi sitesinin trafiği kadar. Buradan pek bir trafik çekememişler insanların siteden beklediği şey başkaymış anlaşılan. Muhtemelen istediklerini almadıkları için sağlam bir küfür etmişlerdir.

* Filmin içeriğinde bolca güzel kız olduğunu öğrendik. Zaten bu durumu bilen yapımcılar. Filmi içinden bir kaç karenin basına çıkmasına bir şey demedi. Yahu bu filmin olayı bu diyen arkadaşları da okuduk yabancı bloglarda. Filmin bir kaç yüz bin kişiyi daha ulaşmasını sağladı. Blog aleminin sevdiği kadınlardan filmin içinde olması bu fotoların yayılmasında etkili oldu. "Kelly Brook'un yeni filminde üstsüz kızlar".

* Film için açılan sosyal medya hesapları daha çok Wild Wild Girls üzerinden ilerlediği için filmi arka planda kalmış oldu. Burada ne yazık ki filmin tanıtma amacından çok yeni bir porno siteyi tanıtma çabaları gibi göründü. Wild Wild Girls Facebook Fan Sayfasının Piranha 3D'nin fan sayfasından daha çok takipçisi var. Ufak bir konumla hatası yüzünde hedef şaşmış oldu. Twitter'da bu durum böyle değil şanslılar ki. Piranha3D twitter ve Wild Wild Girls Twitter.

* Güzel bir şey olarak şunu söyleyebilirim; Facebook ve Twitter hesapları doğru düzgün yönetiliyor ve film hakkında olabilecek bir çok gelişmeyi bize aktarıyor. Zaten bir çok yurt dışı projesinde topluluk yönetimi işi iyi kotarılıyor. Bir detay olarak; film hesabını takip edersek eğer karşı taraftan bir şey gelmesini pek beklemeyiz fakat burada öyle bir şey olmamış ve paylaşılan ilgi çekici içeriği sahip tweetler, RT edilerek aslında takipçilerinin önemsendiğini sayısal olarak orada olmadıkları gösterilmiş. Marka hesapları iyi bir örnek olabilir bu durum.

Bu kadar yeter çok bile uzadı. Son olarak eğer elinizde olan malzeme sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çekmiyorsa ilgi çeker hale getirecek bir şeyler yapmaya çalışın. Ya çok iyi film yapmışsınızdır film sosyal medyada yayılır ya da kötü film yapıp içine sosyal medyada yayılmasını sağlayacak şeyler koymuşsunuzdur. Bu film ikincisini yapmaya çalışmış ama film için kurulan siteler pek trafik çekememiş fake siteden anlaşılan. Her ne kadar sosyal medya kampanyası başarılı gibi görünse de içerik kraldır. Eğer içerik sosyal medyayı tatmin etmiyorsa çakılmanız şaşırtıcı olmaz.

Piranha 3D Resmi site 

Saygılar.





   

25 Temmuz 2010 Pazar

Dragon's Den ve Sosyal Medya

Her ne kadar ismini Ejderha Sahası diye çevirmiş olsalar da. İşte bildiğimiz Dragon's Den programının Türkiye versiyonu. Bir süredir tanıtımları dönüyordu şimdi ejderler belli olmuş program başlıyor. İngiltere versiyonunu heyecanla seyrediyorduk zaten. Şimdi Türk versiyonunu bizim insanımızın tepkileri ile izlemek çok ilginç olacak. Neyse konu hakkında geniş bilgi şurada. (HaberTürk)

Bu haberin üstüne sizin için ejderlerin Twitter hesaplarını derlemeye çalıştım. İlk olarak İngiliz versiyonun Twitter hesapları

 Dragon UK

Bir Twitter listesi olarak size vereceğim. Dragon UK  Listede Duncan Bannatyne, Peter Jones, James Caan, Evan Davis(Sunucu ve Yapımcı), Theo Paphitis var.

Duncan Bannatyne'ı özellikle takip etmenizi öneririm. En yaşlı ejder olmasına rağmen bu yeni iletişim ortamını en çok kullanan ejder. Daha çok hayır işleri ile ilgili konularda paylaşımlarını sürdürüyor.

 Dragon TR

Bizimkiler için bir liste hazırlamadım tek tek vereceğim linkleri. Program ilerledikçe bence diğer ejderler Twitter hesabı kullanmaya başlayacak diye umuyorum işte o zaman bir liste hazırlarım.

Baybars Altuntas  (İsim kullanılarak aranıldığında çıkan isim)
Alphan Manas  (En aktif kullanıcı)
Nevzat Aydin (Bir Friendfeed hesabı)
Yalçın Ayaydın'ın sahibi olduğu İpekyol markasının Twitter hesabı.
Gamze Cizreli adına kayıtlı bir facebook hesabı buldum fakat fan sayfası olmadığı için link verme konusunda biraz çelişkiye düştüm isterseniz adıyla Facebook'ta arayabilirsiniz.
 
Saygılar.

Comic-Con, Twitter ve Bizimkiler

Böyle bir tanım yapılması size hiç rahatsız edici gelmedi değil mi? Hatta bazı kişiler Twitter'ı ülkemize bazı gazetecilerin getirdiğini bile söyleyecektir. Küçük sırlar dizisinde  Twitter'ı herkes kullancak diye korkanlar dahi olmuştu ki ben herkesin Twitter kullanması taraftarıyım. Bir çok kişi hayatında hiç olmadığı kadar rahat düşüncelerini açıklayabiliyor.

Asıl konuya gelelim bizim gazetecilerimiz en popüler olanlarından bahsediyorum elbette herkesin bildiği kişilerden. Onların Twitter'ı nasıl kullandığı ile yabancı gazetecilerin nasıl kullandığını karşılaştırmaya çalışacağım. Aslında bizimkilerin Twitter'da yazılan mentionlara cevap verebiliyor olması bile şaşırtıcı geliyor bana.


 Kristin Dos Santos dizi bloglarını takip edenler Eonline üzerinde olan "Watch with Kristin" köşesinden kendisine aşinadır sanırım. Diziler hakkında yazar hatta bayağı bir etkilidir bu konu hakkında.



 Malum Comic-Con denilen hadise var bu aralar Abd'de. Twitter'da trend olarak görmüşsünüzdür. Comic-Con daha çok bilim-kurgu sevenlerin bir araya gelmesini amaçlayan bir fuar. Yeni yapımlar ilk burada göz önüne çıkar, yorumlanır. Kristin Dos Santos'ta bu durumdan dolayı sürekli Comic-con'da. Yeni çıkacak diziler hakkında ufak tüyoları, gelecek sezonlar hakkında olan şeyleri Twitter'ından bize haber olarak geçiyor.

Bu tip fuarlar ülkemizde olmuyor ki zaten olmasının muhtemelen ticari bir karşılığını bulmak zor. Zaten konu bu değil. Konu Kristin Dos Santos'tan gazeteciler için Twitter kullanma tüyoları almak.

* Kristin Dos Santos Comic-Con'da olan bütün katıldığı etkinlikleri bize anlatıyor. Her etkinlik için yeni bir yazı yayınlıyor E! online'da olan köşesinden. Her yaptığı şeyi anlık olarak takipçileri ile paylaşıyor Twitter ile.

* Röportaj yaptığı sırada yaptığı kişi ile hemen hashtagları yapıştırıyor. Misal Fringe dizisinden bir oyuncu ile yaptığı röportajda #fringe hashtagı hazır. Hugh Laurie The Simpsons'ta bu sene oynuyormuş yazıyor #house ve #thesimpsons hashtagları hazır. Diğer insanları da konu hakkında yorum yapmaları için uyarıcı olarak kullanıyor bu hashtagları.

* Hiç bir zaman polemiğe girmiyor sadece gelen soruları yanıtlar kendisi. Cevap verdiği kişilerin ünlü olup olmaması çok önemli değildir. Her zaman çalıştığı ekibine teşekkür ediyor.

* "Yemeğe gittim geleceğim" yazmadan da 3 binden fazla Twitter yazılabileceğini gösteriyor. Sadece bilgi vermeye çalışıyor.

* Polemik olsun diye Rt yapmıyor sadece eğlendiği için Rt yapar. Yazdığı konular hakkında bilgi kaynağıdır kendisi. Diziler hakkında bir çok şeyi takip edebilirsiniz.

Şimdi neden Kristin Dos Santos'u örnek verdin diye düşünecekler için kısaca açıklayayım. Bizim memleket 3. sınıf dizi yıldızlarını yere göğe sığdıramayan onlarla çekilmiş bir fotodan övgüyle bahseden insanların ülkesi.(Bknz: Lost Sawyer, Beyaz Show). Anlatmaya çalıştığım kişi bizim ağzımızı yayaya seyrettiğimiz o dizi yıldızlarının kaynağında olmasına rağmen bize yaptığı işle hava atmadan, yaptığı işin hakkını vererek takipçilerini tatmin etmeye çalışıyor. keşke bizim sevgili gazetecilerimiz çıkıp diyebilseler "Ben burada kimseye bilgi vermek zorunda değilim zaten köşem var orada okuyun, buradan takip etmeyin" . Ne yazık ki artık takipçi sayısı ile sidik yarıştırıyorlar. Varsın yarıştırsınlar bir gün yaptıkları işin daha iyisini yapacak birileri gelip, onları sarsıp toparlanmalarını sağlayacaklardır. Dünya artık sadece günlük gazetelerin zamanı değil bir adım daha ilerlemek lazım "gerçek zamanlı gazetecilik" diye bir şeyi fark etmek bu kadar zor olmamalı.

Not: Konu ile ilgili bir yazı Hasan Başusta'nın Değişik Düşünce adlı blogundan Twitter Gazetecilik Müfredatına Girdi.

Saygılar.

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Youtube "Life In A Day"

Ne yazık ki ülkemizden ulaşmanın sıkıntılı olduğu bir site Youtube. Bu yüzden ben de Youtube hakkında bir yazı yazmamaya çalışıyorum. Youtube ulaşılamayan bir yerden okuyorsanız yazı anlamsız kalacağı için. Bu sefer yazmamak için kendimi zor tuttuğum bir iş ortaya çıktı Youtube tarafından.



Youtube kullanıcılarına sordu "Bir gün içinde(24 Temmuz gününden bahsediyorlar) neler yapıyorsunuz?" ve ekledi "Siz yaptıklarınızı gönderin Kevin Macdonald ve Ridley Scott ile birlikte filme dönüştürelim". Filmlerin gönderilmesi için son zaman 31 Temmuz. Youtube Life in a day kanalında bir çok bilgi var. Kevin Macdonald'ın video göndereceklere tavsiye niteliğinde 4 sorusu var (Video 3 soru diyor fakat kanal sayfasında 4 soru var neyse bir şeyler olmuş orada). Sorular aynı zamanda hayatımızda her günün nasıl geçtiğini sorgulamamız için de cevaplamamız gereken sorular bana göre.

* What do you love?
* What do you fear?
* What makes you laugh?
* What's in your pocket?

 Bu proje ile dünyanın her yerinden her kişi fikirlerini ve yaptıklarını anlatmaya çalışacaklar. Filistin'den video ekleyenler olduğunu gördüm onların durumları ortada günlerinin nasıl geçtiğini anlatmak için güzel bir yol olacak.. Videolar eklenmedi konuşma balonu açanlar video ekleyenler olduğu için Filistin'den gelen videoyu fark ettim. Aynı zamanda işin içinde Sundance Institute ve LG var. Film Sundance 2011'de ilk kez gösterilecekmiş. . Youtube kanalında  insanlar konuşma balonlarında o gün yaptıkları işleri yazmışlar. yüzdüm, yedim, içtim, gezdim gibi şeyler var şimdilik  Konu hakkında kesin bilgiler şurada.

Not: Bu arada hala Youtube giremiyorum diyorsanız. DNSler kar etmedi diyorsanız Hotspot Shield öneriyorum. Keşke böyle yollara başvurmadan girebilsek ama bazen çaremiz kalmıyor. Sansürlerin kalkması için insanları uyandırmaya çalışıyorlar ama yine bu konunun farkında olanlar dinliyor gece yarısı yapılan konuşmaları.

Saygılar.

23 Temmuz 2010 Cuma

Geleceğin Gözde Mesleği "Sosyal Medya Uzmanlığı"

İK sitelerinde olan başlıklara yaklaşmaya çalıştım. Hatta bu başlığı adan İK siteleri dahi olmuştur. Yurt dışında yani sosyal medyada yapılan pazarlamada ciddi kazanç sağlayan ülkelerde bu tanımlı meslekler var olduğunu biraz araştırma ile herkes öğrenebilir. Çok zor değil Mashable gidip bir bakın.

Sosyal medya kavramını tanımlamak zor. Nasıl ki "Televizyon Uzmanı" diye bir şey deyince kafamızda bir çok şey canlanıyorsa sosyal medya kavramı içinde bu durum aynı. "Sosyal Medya Uzmanı" kavramı aslında çok genel bana göre bu yüzden içini doldurmakta o kadar zor. Sosyal medyayı nasıl algıladığımıza göre değişen bir kavram uzmanlık kavramı.

Televizyon Uzmanı deyince aklımıza gelenleri Sosyal Medya Uzmanı deyince aklıma gelenlerle karşılaştırayım. Başlarında olan numaralar sadece ayırıcı olsun diye yazılmıştır. Değerlilik sıralaması değildir.
-----------------------------------------
1. Televizyon Uzmanı : Kişiye uygun en doğru televizyonu pazarlayan kişi veya Kanal başında olan yönetici
1. Sosyal Medya Uzmanı: Duruma uygun sosyal medya stratejisini kurgulayan kişi
 ---------------------------------------
2. Televizyon Uzman: Televizyonun(kanal veya nesne olarak) teknik veya tamir işlerinden sorumlu bu konuda becerikli kişi
2. Sosyal Medya Uzmanı: Sosyal ağlara uygun kampanyalarda kullanılacak araçları kodlayan kişi
 --------------------------------------
3. Televizyon Uzmanı: Dahil olduğu işler her zaman en iyi reytingi alan kişi.
3. Sosyal Medya Uzmanı: Dahil olduğu işleri en geniş kitlelere yayabilen kişi(seeding)
 -------------------------------------
4. Televizyon Uzmanı: Yapılan işleri köşesinden eleştiren köşe yazarı
4. Sosyal Medya Uzmanı: Bloglardan veya başka bir şekilde yapılan iş hakkında ahkam kesen kişi.
 ------------------------------------
5. Televizyon Uzmanı: Yayınlanan programın kamera arkasında kavga gürültü olmadan ilerlemesini sağlayan kişi.
5. Sosyal Medya Uzmanı: Sosyal medyada oluşturulan toplulukları yöneten kişi topluluk yöneticisi.
------------------------------------
6. Televizyon Uzmanı: Reklamcılar
6. Sosyal Medya Uzmanı: Sosyal medyada pazarlama kampanyası düzenleyenler(Bu zor bir tanım umarım ne demek istediğimi anlarsınız
-----------------------------------
Şimdilik bunlar geldi aklıma. Mümkün olduğunca yalın anlatmaya çalıştım. Sosyal medya uzmanı demek aslında bir çok şeyi kapsayabileceğini anlatmak istedim. Herkesin ne demek istediğimi anladığını umarım.

Saygılar.

IGN Originals: Snoop Dogg is in Your Videogames




Kolay kaçıp bu geceyi de bir video ile geçiştiriyorum. Snoop Dogg oyunlara girerse ne olur?

Saygılar.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Bunları paylaşasım var # 31

Malum Facebook 500 milyon kişiye ulaşmış oldu. Bu duruma gönderme olması niyetine Facebook ile ilgili bir şeyleri paylaşacağım. Bugün paylaşım kısmına Facebook ile infografikleri koyacağım.

 Facebook Privacy: A Bewildering Tangle of Options (Facebook gizlilik düzenlemelerinin zaman içinde değşimleri NYTIMES)


Facebook, social media juggernaut (Pingdom)


The Evolution of Privacy on Facebook (Tıklayıp bir göz atınız) Animasyon versiyonu için http://mattmckeon.com/facebook-privacy/


 Visualizing 6 Years of Facebook  (Mashable)



Facebook için en güncel istatistikler için elbette Facebook Basın Odası 
 
Bazı infografikler güncel olmayabilir dikkat. Bu grafiklere güvenip kimseye artizlik(!) yapmayınız.

Saygılar.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Caz Yeşili: Kavgaya gürültüye boğulmayan iş

Caz Yeşili; İstanbul Caz Festivali için Garanti Bankası'nın sponsorluğuna atıfta bulunarak oluşturduğu bir slogan. Twitter'da aktfi olan birisiyseniz #cazyesili hashtagını görmüşsünüzdür ya da tvde dönen reklamlarını.

İKSV ve Garanti Bankası sessiz sedasız bize sosyal medya ile entegre olmuş bir etkinlik nasıl düzenlenir anlattı. Hatasız bir iş yapmaları belki de onların yaptıkları işin sönük kalması sağladı(Malum burası failland eğer hata yapmazsan ünlü olamazsın iyi işlere prim verilmiyor ne yazık ki).

Etkinlik varmış katılsak mı? başlıklı bir yazı yazmıştım geçen günlerde. Bu yazıda etkinliklerini sosyal medya ile entegre hale getirmek isteyen organizasyon yönetimlerinin dikkat etmeleri gerektiğini düşündüğüm 5 madde sıralamıştım. Şimdi bu liste üzerinden yaptıkları güzel işin aslında bir "case study" olabileceğini gösterelim.

1-Facebook etkinlik sayfasını kusursuza yakın düzenle!

Facebook etkinlik sayfalarını kusursuz bir şekilde kalmadıkları gibi Twitter ve Blogları bu sayfalara entegre hale getirmiş olan  iki güzel tab hazırlamışlar. Hem İKSV'nin düzenlediği Caz Festivali sayfası hem de Caz Yeşili sayfası (Landing Page'e dikkat keşke dün yaptığı listeye koysaydım güzel olmuş). Caz Yeşili sayfasının az takipçisinin olması biraz şansızlık olmuş. Bu durumun cazın Türkiye'de algısıyla alakası olduğunu düşünüyorum.

2- Twitter'da hashtag kullan ! 

Twitter'da insanlar birbirlerini tanımasa bile bazen bir konu altında bu hashtaglar yardımıyla tartışma ve değerlendirme şansı yakalayabiliyorlar. Kolay hatırlanan hashtaglar(#) ve bunun doğru kullanımı etkinlikler içinde geri dönüşleri takip etmek için yararlı bir araç oluyor. Bu festival için oluşturulan #cazyesili hashtagı da kolay hatırda kaldığı ve basitliği ile iyi düşünülmüş bir slogan olduğunu farkettiriyor.

3- İletişimi koparma ! 

 Özellikle İKSV'nin oluşturduğu  İstanbul Caz Fest adlı Twitter hesabı insanlarla sürekli diyalogta kalarak iletişimi koparmadığını gösteriyor. Bütün konu ile ilgili soruları ve övgüleri karşılıksız bırakmamasıyla adeta festivalin çağrı merkezi olarak işini düzgünce yaptı.

4- Blog ilişkileri 101
 
İki iyi blogger ile bir çok kişiye festivalden güzel enstantaneler sunan festival yönetimine ve sosyal medya ilişkileri ile ilgilenen kişilere teşekkür etmek gerekir. Konserlerin esnasında ve hemen ardından hiç bir geleneksel medya unsurunun yetişemeyeceği hızda bize festivali aktarmış oldular. Microblogging hadisesini de aynı bloggerlara bırakarak aslında sosyal medyayı bilenlere işi bırakmanın bu işleri daha kolayca halletmenin bir yolu olacağını göstermiş oldular.
Festival bloggerları Good Morning Songs   ve Ayaklı Etkinlik Takvimi . Caz Yeşili Twitter bu hesap resmi hesaptır.

5- Güncelle !

Festivalin son gününe kadar Twitter ve Blogların güncel kalması "Bu akşam Sepetçiler Kasrı'ndaki Buika konserinde, konsere 15 dakika kala sınırlı sayıda ayakta bileti satılacaktır." gibi ufak tüyoların Twitter hesabından verilmesi aslında organizasyonun sosyal medya araçlarına ne kadar değer verdiğini gösteriyor. Sosyal medyanın en büyük güçlerinden birinin anlık tepkilerin nasıl kullanılabileceğini gösteriyor bu tüyo bize.

Etkinlik ve sosyal medya ilişkisini iyi kurduğu için festivalin sosyal medya ilişkilerini yöneten kişileri tebrik etmek gerekiyor. Bu denli temiz işler çok fazla olmuyor. Sessiz, sakin, kavgaya gürültüye karışmadan yaptıkları için tekrar tebrikler.

Not: Blogspot yine foto eklemede sorun çıkarttı bu aralar sık sık yapıyor bunu :(

Saygılar.

20 Temmuz 2010 Salı

Adam Gibi Landing Page

Facebook fan sayfalarını herkes bilir. Facebook fan sayfalarında tıklandığı zaman gelen sayfaları da bilir haliyle. Bu sayfalara (Fbml ile hazırlanan) Landing Page adı veriliyor.(nasıl hazırlandığı görmek için Mashable üzerinde şu yazıyı okuyunuz).

Bir çok kurum(kurum dememin nedeni bu sayfa sahipleri arasında kar amacı gütmeyen kuruluşlarda olduğundandır) Facebook sayfalarını hazırlarken landing page kullanımını da tercih ediyor. Dönemsel kampanyalardan, sürekli kampanyalara bu sayfalar yardımıyla duyuruyor. Landing pagelerin kullanımı sayfaya profesyonel bir görünüm kattığı tartışılmaz bir gerçek. Elbette bir çok acemice kullanımları da olduğunu unutmayalım(Ülkemizden her hangi bir "haydi toplanıp 1 milyon oluyoruz " fan sayfasına girip bakabilirsiniz.)

Burada benim hoşuma giden bir kaç güzel landing page örneğine yönlendireceğim. Sıralama bir iyi-kötü sıralaması değil rastgele oluşturulmuş bir şeydir.

* Lacoste  : Bu sayfa örneği sadece bir videodan oluşuyor diğer bir çok markadan ayrılan özelliğine bu zaten. Markanın kendine güvendiğini bile çıkartabiliriz bu landing page düzenlemesi ile.

*Pringles : Bu sayfa tam bir landing page olmasa da Fbml'nin neler yapabileceğine dair güzel bir örnek olduğu için göz önünde olabilir.(Oversharers sekmesini kontrol ediniz)


 *Victoria's Secret : Bir landing page konulabilecek her şeyin olduğu bir örnek. Bu için yapılan Bombshell Blast kampanyasından, etkinlik takvimine, modeller için özel hazırlanmış profiller bu markadan bahsederken aklınıza gelebilecek herşey sayfada. Bana göre hazırlanmış en iyi landing page.(Blogger'ın Seçimi esprisini yapacaktım vazgeçtim:))

*Dunkin' Donuts: Dunkin' Donuts'ın logosunun renkli ve enerjik olması aynen bu landing page yansıtılmış. Page karış değil. Anlaşılır ve var olan bütün kampanya ve yarışmalardan haberdar ediyor kullanıcıyı. Adeta bir resmi web sitesi konumunda.

*Breast Cancer Awareness: Kadınları göğüs kanserine karşı bilgilendirmek amacıyla Abd merkezli kurulan kar amacı gütmeyen bir kuruluş. Bu sayfada landing page(Take Action! sekmesi) değil ama düzenlemesi açısından kesinlikle örnek alınmalı.

*Redbull : Sadece yerleştirdiği görsel espri için bile bu listede olması gerekiyor.

*H&M: Sade ve markanın resmi sayfasına trafik çekmek amaçlı kurgulanan basit ama kaliteli duran landing page.

Yurt içinden örnekler için bir adet liste hazırlayacağım ama ne yazık ki bu listeyi hazırlarken yararlandığım Ignite Social Media'nı hazırladığı The Top 50 Branded Facebook Fan Pages listesi yok bunu hazırlamak lazım aslında ilk olarak. Bu listeyi hazırlayabilirsem eğer bir gün bu landing page için bir yazı yazabilirim.

Saygılar.

 



Bir Facebook Hesabında Kocayın

Bir çok kişinin arkadaş listesinde evlendikten sonra Facebook hesaplarını birleştiren kişiler vardır. Başlarda bu durumu pek anlamlandıramazken şimdi kafamda bir şeyler oluşmaya başlıyor. Neden hesaplar birleştirilir şimdi kısa açıklamalar ile sıralamaya çalışacağım.

* Artık her şeyimiz ortak Facebook hesabımız bile ortak olsun denilmesi: Evlik kurumu paylaşıma dayalı bir kurum bunu paylaşsan ne olacak?

* Facebook hesaplarının bir e-posta olarak görülmesi ve bir çok haberleşmenin bunun üzerinden yapılması: E-posta öldü yazılarının çıkmasının asıl nedenlerinden birisi de budur(Çok mu abarttım acaba :)). Hatta bu tespiti bir adım ileri götürerek zaten e-posta adresini iki kez kullanmış olmaları 1-MSN 2- Facebook'a kayıt sırasında.

* Kıskançlık krizlerinin önlenmesi: "Aaa ne yapıyorsun sen Facebook'ta lisedeki sevgilinle mi görüşüyorsun?" tepkisi ile karşılaşmamak için alınan önlemlerden biridir

* Dışarıya aile saadeti pozlarının atılması: Evli çiftler ile oturup lafladıysanız "evlilik çok güzel hadi sen de evlen" tekliflerini duyarsınız. Bu pozlar ile "evlilik çok güzel temasını" desteklenmek amaçlanmaktadır.

* Eski arkadaşlar bu kişinin artık bir sahibi var. "Yok öyle ilk okul arkadaşını götürmek" mesajının verilmek istenmesi..

* Fotoğraf albümü olarak kullanmak: Mutluyuz madem çekelim fotoğraf saklayalım. Nereye saklayacağız? Ortak açtığımız Facebook hesabına.

Bunlar biraz tespit biraz tahmin içeren durumlar. Yoksa bunların dışında bir çok şey olabilir. Bir de olur boşanma durumları olunca ne olur onu düşünüyorum da işin içinden çıkamıyorum. Bu sıralama önem sırasına göre yapılmamıştır. Maddeler rastgele dizilmiştir.

Başlığa bakıp kimse hesaplarını birleştirenlere karşı tepkili olduğumu düşünmesin. Sadece bunun neden olduğunu çıkarmaya çalışıyorum.

Saygılar.

18 Temmuz 2010 Pazar

Diziler ve sosyal medya # 9


 Diziler ve sosyal medya serisinin 9. yazısı ile karşınızdayım. Bu sefer ise Modern Family adlı dizinin sosyal medya işlerini nasıl yönettiğini inceleyeceğim.

Böyle yazıları yazmak için ilk olarak yaptığım şey dizinin resmi sitesine gidip oradan Facebook sayfasına verilen bir link var mı? diye kontrol etmek. Bu sefer öyle bir şey yapmadım. Zaten Abc kanlının bir dizisi olduğu için önceden izlediğim ve fan sayfasına üye olduğum bir dizinin beğendiği sayfalardan Modern Family'in fan sayfasına ulaştım. Ben diziyi izlemeye başladığım zamanlar dizinin 100 bin civarında taraftarı vardı. Şu an ise 1 milyonu geçmiş bulunmakta. Böyle olunca sanki ben yapmış gibi seviniyorum bu işleri. Bir de üstüne dizi Emmyleri kasıp kavurunca daha da mutlu oluyorum.  Dizi hakkında yazılmış bir güzel yazı içinde şuraya bakabilirsiniz. (thebalkabaa)

Şimdi neler yapmışlar inceleyelim.

Modern Family Facebook Fan Sayfası 

Derli Toplu Bir Duvar Yönetimi: Fan sayfasına girince ilk dikkati çeken şey adam akıllı bir duvar yöentimi ve duvarda sadece Modern Family'nin gönderdiği içeriklerin olması. Modern Family'nin gönderdiği içerikler en az 250-300 yorum en bunun iki katı beğeni alıyorlar.

Sevilen Sayfalar: Sevilen sayfalar sekmesinde dikkati çeken en önemli şey kanalın diğer dizilerinin olması. Bütün diziler orada. Bu sekmenin Türk dizileri için açılan sayfalarda olmaması enteresan bir detay.

Facebook kullanıcıları için özel içerik: 1 milyon kullanıcı olunca kullanıcılar için ufak tefek içerikler oluşturulması çok zoruna gitmemeli. Özel çekilen videolar bunun için iyi bir örnek.

Feedback mekanizması: Facebook duvarında yapılan anketlerle önceki gece yayınlanan bölümden en sevdiğiniz sahne, en sevdiğiniz söz gibi içerikler takip edilerek izleyicinin nabzının tutulması.

Bilgiler: Abartılmamış sadece gerekli olduğu kadar ve güncel şeyler yazılmış. Örneğin 2. sezonun ne zaman başlayacağı gibi.

Not: Bizim fan sayfalarında olan kod kullanılarak bütün listenizi davet ediniz gibi ince işlerle uğraşmadıklarının dikkatini etmenizi isterim. Fan sayfasında olan tek falso bağlantılar sekmesinin biraz karışık olması yazmadan olmasın.

Modern Family Twitter (Bu hesap Abc kanalı tarafından açılmamış olsa bile iyi yönetimi ile profesyonel bir işten farkı yok)

Güncel: Hesap yeteri kadar güncel oyuncular hakkında bilgileri veriyor. Dizi oyuncuları ile ilgili haberleri paylaşıyor.

Listeler : Dizinin oyuncularını takip etmek için büyük kolaylık. Oyuncular için hazırlanmış olan bu listeler tek tek herkesi takip etmektense sadece listeyi takip ederek ana sayfanızda kalabalık oluşturmamanızı sağlıyor.

Bio: Hesabın açıkça bir "fan" hesabı olduğu söylüyor ve bazı her an olacak hatalı bilgilendirmede kanalın yükünü üstünden alıyor. Kullanıcı hatası ile geçiştirilebilir.

Blog ilişkileri: Güncellik konusunda bir çok blog portallardan açık ara önde olduğu için hesabı yöneten kişi bloglarla ilişkisini iyi yürütüyor.

Modern Family için Abc kanalının hazırladığı sitede güzel inceleyiniz.

Bir iki gün sonra yeni başlamış olan Küçük Sırlar adlı yerli dizininde buna benzer bir yazısını yazmayı planlıyorum ama ilk önce resmi 60 adet fan sayfasından hangisinin resmi olduğunu bulmam gerekli.

Saygılar.

Aşk-ı Memnu, Sansür ve Trend

Dün Taksim'de sansüre karşı yürüyüş yapıldı. 1000 civarı kişi katıldı. Bir kaç Tv kanalı ve gazete bu konuyu haber yaptı, yayınladı. Ben konum ve internet bağlantısı kullanamadığımdan dolayı ne çevrim içi ne de çevrim dışı bir destekte bulunamadım. Tamam 1000 kişi toplandı Taksim'e çıktı güzel şeyler anlatıldı yapıldı. Bu iş yapılırken insanların kafasında bir çita belirlenmişti sanki "Konuyu Twitter trendi yapalım".

Sanırım bu durum kafada belirlenirken bir şey unutulmuştu. Sansür "iyi bir şeymiş" gibi algılanıyordu. Google krizinden sonra insanlar biraz yönlendirmelerle, biraz sansür karşıtı olan kişilerin fevri hareketlerine maruz kalarak kendilerine bir taraf belirlemişti. Zaten statükoyu seven millet "devlet ne derse o olur"u kabullenmişti.

Twitter'da basit bir eleştiri yazdım pek bir tepki gelmedi ki pazar sabahı olmasından dolayı olsa gerek. Eleştirim şuydu "#sansur konusunu trend yapamayan kullanıcı ile aşkı memnuyu trend yapan aynı kullanıcı".  Aslında bu bir soruydu aynı zamanda Gerçekten Sansür konusunu trend yapamayan kullanıcı ile Aşk-ı Memnu'yu trend yapan kullanıcı aynı mıydı?

Aşk-ı Memnu'yu seyreden seyretmeyen herkes bir şekilde bu konu hakkında konuşmuştu. Çünkü konu yumuşaktı espri yapmak kolaydı. Bir anda Aşk-ı Memnu trend olmuştu. Şaşmamak lazım ben izlememe rağmen 3-4 tweet yazdım konu hakkında evet alet oldum herkes kadar benim de katkım vardı.

Aşk-ı Memnu Neden Trend Oldu da Sansür Olamadı?

Bu soruyu kendime soruyorum iki gündür. Sansür'ün Akp karşıtlığı olarak algılanmasında mıydı sorun acaba. Öyle olsa peki neden "Recep Bey" trend olmuştu. Demek ki Twitter'a Akpli çoğunluk hakim değildi. Hakim olmadığını anladık ama halen siyasi olarak bir algı olduğu da açıktı. Belki ben böyle anlamak istiyordum durumu. Çok karmaşık bir durum buradan bir cevap alamayacağımız belliydi..

Peki temel neden neydi ? Neden şuydu sanırım sansürü kanıksanmıştı kullanıcılar tunnel kullanıyordu navige kullanıyordu sansürü geçiyordu. Nasıl olsa kalkmayacak bari etrafından dolaşalım durumuna gelmişti.

30 milyon internet kullanıcısının olduğu bir memlekette sansür hakkında bu kadar az konuşuluyorsa bu durumu demek ki çoğunluğu oluşturan "ortalama kullanıcıya" durumun vahametini anlatamamışız demektir. Sansürün bizim yararımıza olmadığını  ilerleyen günlerde bize vereceği zararları anlatmalıyız. Ama sade ve herkesin anlayacağı şekilde gidip hukuktan mezun olanların anlayacağı şekilde değil yoldan geçen teyzenin amcanın anlayacağı gibi. Eminim bir çok kişi bu durumu anlayacak darbe yıllarını yaşayan insanların baskının ne olduğu benden iyi anlayacağını biliyorum.

Boş konuşmak istemiyorum kafa yoranlar var bu konuda, elbette benim yukarıda yazdıklarımı çoktan görüp çözüm üretmişlerdir.

Sansür konusuna kafa yoran adamların sitesi buradan Sansüre Sansür  

Saygılar.

16 Temmuz 2010 Cuma

4chan, Lol Cats ve Cheezburger Network



TED; dünyada teknoloji, eğlence(entertainment) ve dizayn alanında üst düzey insanların konuşma yaptıkları bir oluşum. TED hakkında bilgiyi zaten bir çok yerden alabilirsiniz. Benim TED'e bakışım şöyledir. Eğer birisi TED konuşmalarında konuşmacı olarak yer almışsa yaptığı işe siyasi veya yaşam tarzı olarak mesafeli olsam bile saygım ikiye katlanır. TED, kafamda kariyer yolculuğunu en üst aşamasıdır. TED'te varsanız bu iş tamamdır. Bu arada Elif Şafak dün Ted Global'de bir konuşma yaptı. konuşmanın linki burada

Neyse yukarıda olan videoda 4chan'ın kurucusu olan m00t takma adlı Christopher Poole 'un konuşması yer alıyor. Normal bir TED konuşması gibi ilham verici olmasa bile anonimlik kavramını anlattığı için izlenmeye değer.

Şimdi bu video üzerinden bir süredir interneti sallayan Cheezburger network'un oluşumuna göz atacağım. Bu videoyu öncelikle izlemeniz lazım. CN kuruluşuna dair ip uçlarını almanız adına iyi olur.

4chan bilindiği üzere pek kuralları olmayan bir görsel paylaşma platformu(board). +18 öğlereden en gerzek esprilere kadar burada paylaşılabilir ya da incinin resimlisi denilebilir:). Gerçi İnci halen amaçsızlık üzerine kurulu o ayrı bir durum. Video içinde 4chan üyelerinin geçmişte yaptığı operasyonlardan bahsediliyor.

4chan internette "meme"lerin merkezi konumdaydı uzun bir süre. Halen toplandıkları zaman gayet etkili hareket ediyorlar. Bir süre önce Justin Bieber için "bel soğukluğu oldu" dedikodusunu çıkartmışlardı ve bu durum Twitter'da trend olmuştu. Anonimlik için ahkam kesmeyeceğim zaten adamlar dertlerini anlatmışlar videoda

funny pictures of cats with captions
see more Lolcats and funny pictures

 4chan içinden çıkan bir çok şey halen sosyal medya aracılığı ile ortalıkta dolaşıyor. Her ne kadar m00t kar edemediğini söylese de bazı kişiler bu işten kar etmeyi becerdiler. Konuşmada "Blog İmparatorluğu" olarak bahsedilen şey Cheezburger Network'tan başkası değil. 4chan içinden çıkan motive edici posterleri ve lolcats'i bir blog ağına dönüşmek için kullanan CN. (Bu büyüme de Fail blog'un katkısını da unutmamak lazım). Şimdi dünyanın en büyük blog networklarından biri. Webby ödüllerinide aldıkları adaylıkları da unutmadan söyleyeyim. Failblog, Graphjam ve Lolcats(icanhascheezeburger) aday olan blogları.

Biz de böyle bir şey olabilir mi diye düşündüm fakat bir kaç gündür gözüme çarpan topluluk bloglarında olan ayrılıklar bu işin çok kolay olmayacağını uygulamalı olarak gösterdi. Bu tarz büyük blog networkları kurmak çok zor bir şey belli ki. İçerik üretenlere saygı gösterilmeyen bir yerde ben neden bahsediyorum ya:). Neyse Bobiler ve Alkışlarla Yaşıyorum'un dirsek teması sürüyor da benim gibi içerik üreterek internette ve sosyal medyada var olma çabası içinde olan insanlar için umut sürüyor.

Not: Karışık bir yazı oldu. Konuşmayı kesinlikle izleyiniz yoksa yazdıklarım daha da karmaşık bir hal alacak :) Bu videoyu izlemeden önce de bu şekilde bir yazı yazmayı planlıyordum. Bu video ile yazmayı planladığım yazı daha anlamlı hale geldi.

Saygılar.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Göz atalım

Vuvuzelalı BP protestosu, Social Network uzun fragmanı, Oktay Vural'ın vuvuzelalı basın toplantısı. Gözünüzden kaçmasın.

Bp protestosu (Urlsque'da gördüm)

         

The Social Network Fragmanı (Techcrunch'ta gördüm)



Oktay Vural'ın Vuvuzelalı basın açıklaması (Beyazgazete'de gördüm)



Saygılar.

Old Spice'ı yazmadan olmaz!



Twitter kullanıcısıysanız Old Spice yaptığı işi görmüşsünüzdür elbette. Kısaca anlatayım. "Old Spice Guy(Isiah Mustafa)" Old Spice markasının yüzü zaten hali hazırda Youtube'da yaptığı bir kaç iş vardı. Çeşitli videolar yüklenmişti ortama. Ortalama bir sosyal medya-marka ilişkisi yaşanıyordu.

Ama 2 gün önce olan oldu. Old Spice Guy Twitter ve Facebook yorumlarına Youtube kanalından  cevap vermeye başladı. Birden iş çılgınca bir boyut kazandı. Ünlülerden(Özellikle Alyssa Milano bu işin yayılmasında epey büyük bir rol oynadı. Zaten Old Spice Guy ona bir güzellik yapıp evine çiçeklerini yolladı) gelen isteklere cevaplar hazırlandı. Reddit'te bir de sesli mesaj istekleri de yerine getirilmeye başlanınca, bir anda fenomene dönüştü sosyal medyada bu iş.

Old Spice yaptığı iş ile sosyal medya kullanılarak yapılan işleri bir başka yere taşıdı. Yapılan işin sonucunda Youtube'da bir anda en çok takip edilen markalar listesinde en tepeye çıktı. Twitter'da çok sıkı bir hayran kitlesi edindi. Marka bir anda global bir bilinirlik kazandı. Bu tarz faydaları say say bitmez.

Bu işin asıl kazananı Twitter oldu belki de. Old Spice, bu çılgınlık yaşanmadan hemen önce "Promoted Trend" olarak Trending Topics'te yer buldu kendine. Kampanyanın fitilinin ilk ateşlendiği yer oldu burası. Promoted trend başlarda eleştirilse de ilk olarak güzel bir kampanyanın ayaklarından birinde etkili bir şekilde yer almış oldu.

Muhtemelen Twitter'a sorulan soruların cevapları paraşüt gibi bir şeyler ile anında adrese göndermez ise bu epey bir gözümüze çarpacak.

Bir şey daha var. Çok farklı işler olmadıkça yapılan işin ajansına bakmam. Sosyal medyanın neyi sevdiğini iyi analiz eden işin arkasında Nike "Write The Future"(bu işte çok iyi bir yayılma gerçekleştirmişti) ekibi de olan Wieden+Kennedy varmış. Bu sefer o farklı işlerden biri ile karşılaştığım için adamların adını anmadan olmayacağını düşündüm.

Geçen sene Dell ve Whopper Sacrifice'ı her yerde duymuştuk Şimdi yeni eğlencemiz Old Spice. Videoları izleyiniz evlenme teklifi ile ilgili olan şeyi yazmayacağım Mashable yazınca bana gerek kalmadı.

Görsel NyDailyNews'ten alınmıştır

Saygılar.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Steampunk ulen!

Şimdi "Steampunk nedir?" sorusuna cevap vermeyeceğim ama biraz ilgili olduğum bu konu hakkında nerelerden bilgi alabilirsiniz onların bir listesini yapacağım. Alakasız yazı yazma hakkımı kullanacağım bugün.

Kısaca Steampunk hakkında bir şey yazsam fena olmaz. Adında da anlaşılacağı gibi buhar makineleri devrinde geçen bir bilim kurgu alt türünün adı "Steampunk". Kraliçe Victoria zamanına denk gelen bir zaman dilimde geçtiği için genel olarak Victorian adı verilen bir tarza sahiptir ya da sanayi devrimi ve buhar makinelerinin sık olarak kullanılmaya başladığı devir Victoria'nın tahta olduğu devire denk geldiği için.

Bu tarz kıyafetlerden, mimariye türün bütün öğelerine hakimdir. 60 ve 70li yıllarda bu türde eserlere rastlansa dahi "Steampunk" tanımın yapılması 80li yıllara denk gelir. Hatta bazı kişiler yaptığı şeylere steampunk demese bile Jules Verne'nin bazı kitaplarında ileride steampunk olarak adlandırılacak öğeler gözümüze takılmaktadır. Steampunk ve Dieselpunk birbirine yakın sayılabilir fakat Cyberpunk tamamen ayrı bir türdür. Kısa bilgiler yeterlidir herhalde.


AHNECTHA "voiceless room" from can eren on Vimeo.


Kısa filmin neresi steampunk derseniz eğer detaylarda steampunk öğeleri dikkat çekiyor. Gerçekten ortada buhar canavarları görmek gibi beklentiniz olmasın. Kısa film ve bağımsız ellerden çıkmış bir eser. Korse, tvde görünen zeplin, deri kıyafetler, postacının gözlüğü gibi detaylar var steampunka dair. Steampunk film çekmek büyük maliyet gerektirir. Türün gereği olan buhar makineleri görsel efektler olmadan yaratmak çok zor. Bağımsız film olduğu için bu kadar detaylar dahi yeterlidir kanımca.

Filmi Facebook fan sayfası burada 

Yukarıda ki Türk yapımı kısa filmi seyrettikten sonra Steampunk hakkında bir şeyler yazmaya karar verdim aslında. Steampunk için Türkçe kaynak fazla yok. Burada da bu şöyle olur bu böyle olur gibi ahkamlar kesmek istemiyorum. Bilgi kurgu blogları bu konuda bir şeyler yazsa daha verimli olur. Size bir steampunk kaynakları listesi yapacağım. 

Türkçe kaynaklar fazla olmadığı için ilk etapta da herkesin bulabileceği şeyleri buraya sıralayacağım.
Uçandaire.org Steampunk etiketli yazılar
Ekşisözlük Steampunk başlığı  
Kayıp Dünya'dan Müge Alankuş yazısı 
Arabölge'den Steampunk nedir?
Bizibozmaz blogtan Steampunk dünyasından seçkiler

Yabancı Steampunk Kaynakları
Boing Boing Steampunk 
SteampunkWorkshop 
Wiki Steampunk Maddesi 
Victorian Web 
Brass Googles Blog 
Steampunk Magazine 

Diğer
Girls Of  the Steampunk Myspace 
Vernian Process Myspace , Abney Park Myspace , The Clockwork Quartet resmi site(Steampunk sadece bilimkurgu alt türü olmaktan çıkıp bir kültür olduğunu göstermek için bu konu ile ilgi bir iki müzik grubunu da paylaşalım)

Anime yönetmeni Hayaou Miyazaki'yi de unutmamak lazım Laputa ve Howl's Moving Castle içinde de bir çok steampunk öğeye yer vermiştir.

Ben bu kadar şey ile uğraşamam okuyamam derseniz. Steamboy, Laputa ve Wild Wild West filmilerini seyrederek ve Arcanum ve Rise of Legends oynayarak türe hızlı bir giriş yapabilirsiniz.

Saygılar.

13 Temmuz 2010 Salı

En iyi sosyal medya uzmanı Bobbi Eden

Zaten gazeteler işin cıvık tarafını yazarak olayı uzattı da uzattı. Olayın üstünden biraz zaman geçmesini bekledim ufak bir inceleme yazısı yazmak için. İşte geliyor inceleme yazısı.

Bobbi Eden'nin kim olduğunu zaten herkes biliyor. Kısaca hatırlatayım. Eğer Dünya Kupası'nı Hollanda takımı kazanmış olsaydı takipçilerine oral sex yapma(#teambj) sözü vermişti. Bu olaydan sonra takipçi sayısı 100 bini geçti.

Biraz sosyal medya işi içinde olan kişiler bilir ki porno endüstrisi Twitter'ı çok iyi kullanır. Neyse "Bobbi Eden bu promosyonu ile ne kazandı?" onlara bir değinelim.

* Küresel bir bilinirlik.(Herhalde çıkmadığı gazete kalmamıştır)

* En çok takipçisi olan Porno yıldızı ünvanı(106.488 takipçi en yakın kullanıcıdan 35.000 fazla)

* En kısa zamanda en fazla takipçi toplayan porno yıldızı rekoru.(2 günde 53.000) Bu bilgiler Bobbi Eden Blogdan  alınmıştır.

Şimdi ne öğrendim onu yazayım.

* Gerçekçi ödüller ver. 

* Mümkün olduğunca takipçilerin ile konuş. Eğer Bobbi Eden'in hesabını bir gözden geçirirseniz yazdığı bir çok tweetin takipçilerine verdiği cevaplar olduğu göreceksiniz.

* Ufak promosyonları unutma. Canlı gösteri yaptığı siteye #teambj ile giriş yapanlara bedava giriş hakkı.

* Sektörün diğer oyuncuları ile iyi ilişkiler kur. #teambj adlı takımda diğer arkadaşlarını da katıp hedefin gerçekleşeceği olayını daha da inandırıcı hale getirdi.

* Yeterlilik sağlanmamış olsa da takipçilerini ödüllendir. Hollanda Dünya Kupası'nı kazanamasa da bir güzellik yapacağını açıkladı.

* Akılda kalan bir hashtag oluştur. #teambj işte daha ne olsun.

O kadar "sosyal medya uzmanı" tanımı tartışılan bir yerde bu işin nasıl yapılacağını uygulamalı anlattı bize Bobbi Eden. Tabii olarak 100 bin kişi toplamak o kadar kolay değil tabii olarak sex satar ama bu durumdan çıkartılacak dersler olduğunu da unutmamak gerekli.

Saygılar.
 

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Twitter Ascii Art

▄██████████████▄▐█▄▄▄▄█▌
██████▌▄▌▄▐▌▄▐▌█▌▀▀██▀▀
████▄█▌▀▌▀▐▌▀▐▌▀█▄▄█▌
▄▄▄▄▄██████████████▀


 Bu derlemeyi okumadan önce Ascii Art için gerekli bilgi linklerini verelim ve derlemeyi yapalım.
Ascii Art Wiki 
Ekşi Sözlük Ascii Art 

Linklere tıklamaya üşendiyseniz. Ascii Art tanımı şöyle : Ascii karakterleri kullanılarak grafik düzenleme işi. Örnekler için yukarıda olan linklere.

Ascii art Twitter popüler olmaya başladığından beri tweetleri daha çekici hale getirmek için kullanılan yöntemlerden biri. Zaten önceden de gayet popüler olan bir grafik düzenleme yöntemi. Şimdi size Twitter'da bu iş ile ilgili olan kişileri ve bu iş için önceden oluşturulmuş listeleri size vereceğim merak ederseniz siz de takip ediniz.

Waltercolor adlı kullanıcının oluşturduğu ascii-art isimli liste. http://twitter.com/waltercolor/ascii-art

Daniel_Rehn adlı kullanıcının oluşturduğu twitter art isimli liste. http://twitter.com/daniel_rehn/twitter-art

ASCII_art adlı kullanıcı  http://twitter.com/ASCII_art

twitclipart http://twitter.com/twitclipart

Twitterartist's Blog 

Klavyede hangi karakterin nasıl oluşturacağını bilmeyenlere bir kolaylık yapılmış . TwingDings  karakteri seç Twitter'a göre ayarla. Güzel icat kurcalamak gerekli.
 
Ascii Cool Whale yukarıda olan şey :)

Saygılar.

11 Temmuz 2010 Pazar

Bunları paylaşasım var # 30

"Yahu bu Twitter listeleri ne işe yarıyor?" diye soran olmuştur. İlk geldiğinde ben de nasıl verimli kullanabilirim diye düşündüm. Sonra takip etmediğin kişileri takip etmeye yarayacağını keşfettim. Eğer bir liste oluşturup bazı kişileri bu listelere eklediğiniz zaman o kişiler tekrar "follow" mekanizmasını kullanarak ana sayfanızda takip etmeniz gerek yok. Oluşturduğunuz listeye tıklayarak o kişileri takip edebilirsiniz.

Sosyal medya nasıl daha verimli kullanılabilir? sorusunun cevabını en çok arayanlar her halde sosyal medya üzerinde pazarlama yapmaya çalışan insanlardır. Bu gün yine bu konuda kafa yoran bir uzmanın(Marka Stratejisti) "Twitter listeleri nasıl daha verimli kullanılabilir?" sorusuna yanıt aradığı ve bu konuya nasıl yanıtladığı hakkında bir yazı. "Bir uzman" dediğim kişi sosyal medya aleminin en etkili kişilerinden birisi olduğunu da unutmadan söyleyeyim. Valeria Maltoni kendisi. Linke tıklayıp ne yaptığı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Twitter Lists Reveal Interest of Followers  (Conversation Agent) (Twitter listeleri takipçilerin ilgi alanlarını açığa çıkarıyor)

Kısaca yazıya değineyim. Yazı; insanların oluşturulan listelerden(şirket veya haber kaynakları tarafından) hangilerini takip ettiği ile ilgili yapılacak analiz ile bir çok trendi anlamlandırabileceğimizi anlatıyor. Elbette bütün yazıyı çevirmeyeceğim. Okuyunuz.

Yazı "üst seviye sosyal medya analizi" kavramını ortaya çıkartıyor. Bizim ülkemizde Twitter hesabı olmayan bir çok tv kanalı ve haber kaynağı varken bu analizin bizim ülkemizde yararlı olabilmesi için epey bir süre geçmesi gerekiyor sanırım.

Saygılar.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Şöhret ve Etki

Problogger'ın şu(Influence vs Fame) yazısını okuduktan ve Fast Company'nin şu ilginç uygulamasını (Influence Project) gördükten sonra sosyal medyada şöhret ve etki hakkında bir şeyler yazasım geldi. Burada yazdıklarım benim kafama göre şöhretli veya etkili olarak nitelendirdiğim kullanıcıların davranışlarını gözlemleyerek yaptığım ufak tespitlerdir. Etkili ve Ünlü kelimelerini şöyle tanımlayayım da ileride zorluk çıkmasın.

Etkili : Paylaştığı fikirleri ile insanlara katma değer sağlayan fikir insanı(Bu benim algıladığım "Etkili Kişi" tanımı)

Ünlü : Yaptığı işi iyi yapan veya yapmayan çok önemli değil bir şekilde bilinirlik kazanmış gerek kavga gerekse kısır çekişmeler sayesinde bu bilinirliliği arttıran insan. (Ünlü tanımı benim için böyle hem ünlü hem de etkili olan insanlar var elbette fakat sadece şöhretin arkasına saklanmış kişileri yazıyorum burada)

* Etkili insanın paylaştığı şeyler samimi bulunur takip edilir. Ünlünün paylaşımlarının arkasında reklam aranır. 

* Etkili insan paylaşırken kamu yararı gözetir. Ünlü paylaşırken "tipim bozulmasın" diye düşünür. 

* Etkili insan sadece hakim olduğu konuda konuşur. Ünlü ise kendinde her şey hakkında  hakkını kendinde bulur. 

* Etkili insan yaptığı şeyleri her yerde anlatmaz. Ünlü ise yaptığı şeyin cılkı çıkana kadar her yerde anlatır. 

* Etkili insan yaptıkları şeylerde eksikler olduğunu söyler. Ünlü zaten mükemmeldir. 

* Etkili insan yol gösterir. Ünlü insan empoze etmeye çalışır.

*Etkili insan bilgisini paylaşmaya çalışır. Ünlü insan paylaşacağı şeylerin sadece onun anlayacağı şeyler olduğunu düşünür. 

* Etkili insan kısır çekişmelerde adını duyurmaz. Ünlü ise zaten ününün büyük kısmını bu çekişmeler ile kazandığı için gerektiğinde kendi oluşturduğu gerginlik ortamlarında sürekli var olur.

Bunlar benim dikkatimi çeken şeyler. Ünlü ve etkili tanımlarını kendime göre yaptığım için gerçek anlamalarından uzaklaşmış olabilir. Ünlü tanımı özellikle burada olan anlamı genel herkesin bildiği anlamında bir hayli uzaktadır. Yurdum ünlüleri için yazılmıştır veya yazılmamıştır bu yazı, kimse üstüne alınmak gibi şeylerle uğraşsın ya da uğraşmasın.

Bu yazdıklarım "Çevrimiçi İtibar Yönetimi" konusunu direk olarak ilgilendirdiğini de düşünüyorum. Bana göre eğer bir ünlü bilinirliğini kullanıp etkili bir kişi olmak istiyorsa yukarıda yazdığım ufak notları kullanabilir(Ulen adamların onca ajansı var gider oradan yardım alır burasını mı okuyacak?:).  Sosyal medyada kişisel bilinirliliğimiz gelecek yıllarda daha da önem kazanacağı için bu yazıyı sadece ünlüler için yazmamış da olabilirim :)

Toplumu her kesiminin dinamiklerinin farklı olduğunu ve etki ve ün kavramını nasıl algıladığının önemli olduğunu belirtelim. "Toplum nasıl bir ünlü istiyor?" sorusunu da unutmayalım

Problogger'ın yazısının içinde de olduğu gibi Etkili mi ünlü mü olmak istiyorsun? 

Saygılar.

9 Temmuz 2010 Cuma

Flo Rida, T-Pain ve İsmail YK

İsmail YK'nın icra ettiği şarkıyı hepimiz biliyoruz herhalde. Şimdi de Abd'de benzer bir şey yaşanıyor. Zoosk adlı Facebook App ve diğer sosyalleşme sitelerinin uygulamalarını kullanılarak(sanırım doğru tanıtım bu olur) kurulan "Dating Sitesi" için Flo Rida ve T-Pain bir şark yapmış adı da "Zoosk Girl" . Sözleri de "Facebook" adlı eserin  sözleri ile örtüşüyor. Facebook'ta buldum yerine Zoosk'ta gördüm seni Zoosk kızı gibi sözleri var. Mart-Nisan civarı piyasa çıkmış olan bu şarkıyı ben yeni duydum üzgünüm:( (Duyguları üzgün yüz ile destekle ki yazdıkların iyi anlaşılsın).

Klip hakkında ufak bir bilgi daha porno endüstrisinin yüz akı olan Bree Olson(Olsen de oluyor bazen) klipte arz-ı endam ediyor. "Zoosk Girl"leri temsil eden oyunculardan birisi de o.

Zoosk Girl videosu ve şarkı sözlerine ulaşmak için buradan. Video Youtube üzerinde ben seyredemiyorum diyenlere hemen Dailymotion aşağıda.



Not: Gerçekten çok boş zamanları var galiba adamların uğraştıkları işlere bak :)

Saygılar.

8 Temmuz 2010 Perşembe

The Social Network için ön hazırlık

Mark Zuckerberg'in filmi çekilir ben yer vermez miyim? İlk teaser piyasaya düştüğünde yazmak istemedim zaten bir çok yer yazmıştı. Ben ikinci teaserı bekledim. Açıkçası bu video daha iyi olmuştu. Filmin konusunu hafiften hissettirmeye başlamıştı. Neyse ben fazla konuşmayayım gerekli olan bilgileri alabileceğiniz linkleri size sıralayayım.

Teaser 1



Teaser 2



Filmin Resmi sitesi.500millonfriends.com

Imdb sayfası burada 

Müzikleri yapan Nine Inch Nails Resmi sitesi ve Wiki sayfası  (Abiler son albümlerini Creative Commos lisansı ile dağıttılar bir bakıma bedava yani) Albümlerin bulunduğu link burada

Yönetmen zaten herkesin sevdiği adam David Fincher,  herkesler çok umutlandı çok sağlam film olacak diye. He hatırlayamazsanız "ulen ben bu ismi biliyorum ama kimdi çıkartamadım" diyorsanız Imdb link burada
 
Oyuncular Justin Timberlake'in Twitter hesabı buradan  (Adama oyuncu demek bir garibime geldi:))  Diğer baş rol oyuncularının Twitter hesaplarını bulamadım. Facebook'u anlatan filmde oynayanların zaten Twitter'da ne işi olur demeyin olur mu olur :).

Facebook Hesapları

Jesse Eisenberg Fan Sayfası, Kişisel Hesabı(Muhtemel)
Rashida Jones Fan Sayfası, Kişisel Hesabı(Yok ya da gizli)
Justin Timberlake Fan Sayfası, Kişisel hesabı(varsa bile nasıl bulacağım yahu :)) Bir de Robo.To Hesabı (Twitter'ın videolu versiyonudur Robo.to)

Saygılar.

Abi ...nın Porno Filmi Varmış!

Ergenlik yıllarında bu herkesin bir şekilde bulaştığı bir muhabbettir. "Abi ... p.rno fimi varmış" Her ünlü olan kişinin bir filmi olduğu dedikodusu dolanırdı ortalıkta. Şimdiye kadar bir çok ismin bu konuda dedikodusu çıktı. Burada kim olduklarını yazıp enteresan ziyaretçilerim olmasını engellemek istiyorum. Artık bu dedikodular eskisi kadar çıkmıyor zaten olanın filmi meydana dökülüyor. Buradan yeni moda başka bir şeye geçeceğim.


İnsanların "Abi ... ölmüş duydun mu?" dedikodularına geçeceğim. Bu gün bu dedikodu Twitter üzerinden müthiş bir hızla yayılarak Tiesto için çıktı. Neyse Tiesto bir Twitter kullanıcısı olduğu için bu dedikodu çabuk bertaraf edilmiş oldu. Dün Geleceğe Dönüş olayı bugün Tiesto olayı, bu olaylar sosyal medya araçlarının güvenli haber kaynağı olarak şekillenmesi için tehlikeli hareketler olacak. Vatandaş gazeteciliği derken vatandaş asparagasçılığına gidiyor iş.

Elbette bu durumları engellemek kolay değil aslında gerekli bile görülmüyor bile olabilir(nedeni birazdan aşağıda). İşte burada "Çevrimiçi itibar" işi ile uğraşan kurumlar devreye giriyor.  Bizim memleketimizde pek yaygın olmasalar da yurtdışında bu işle uğraşan bir çok kurum var. Halka ilişkilerden reklamcılara kadar bir çok kişi itibar işi ile uğraşıyor. Bu iki olaydan da anladığım kadarıyla çok etkin değil gibiler ya da halen çalışmanın çok gerekli olup olmadığını sorguluyorlar.

* Tiesto'nun kullanıcı olması bir şans olsa da kullanıcı olmasaydı bu iş bu kadar çabuk engellenebilir miydi? sorusunu sormadan edemiyorum. Bu durumun bir de ailevi durumu bile var bütün tanıtım reklam işlerini geçtim. Ailesi bu haberi nasıl karşıladı? Verified hesap olması önemli bir şey aslında. Sosyal medyaya değer veren bir "ünlü" olduğu düşünüle bilir. Ama bu işin böyle olacağı hesaba katılabilirdi ajans tarafında. Hatta ellerinde bu duruma uygun bile senaryo olmalıydı.(Sosyal medyada kriz yönetimi ile ilgili bir çok yazı bulunabilir internet üzerinde)

* "Geleceğe Dönüş" her ne kadar eski bir film olsa da halen bir ticari meta olduğunu göz önünde bulundurursak dün olan olay hakkında resmi açıklama yapma işinin gecikmesi bu ticari metaya zarar vermez mi? ya da ileride yapılması muhtemel olan "Geleceğe Dönüş Günü" etkinliğinin güvenilirliğini sorgulatmaz mı?

Yukarıda sorduğum soruların dışında bir de bu işin diğer yönü var. "Adımız geçsin sosyal medyada biz bakalım keyfimize" . Böyle ihtimalinin düşük olduğunu düşünsem dahi bunun böyle olması etik değerlere uyar mı? bu soruyu da tam olarak cevaplayamıyorum. İşte "gerekli" olmadığını durum tamda bu durum, "Bu durumdan yarar sağlanabileceğini düşünen kişiler var olabilir mi?" sorusunun sorulduğu yer. Gerçekten sosyal medyada adımız geçse yeter mi?

Son olarak "İyi anılmak mı?" yoksa "sadece anılmak mı?" bunu iyi belirlemek gerekli.

Saygılar.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Biraz Photoshop ve 30 bin takipçi



Bugün bir çok kişi tarafından RT edilen bir olayla karşı karşıya kaldım. Geleceğe Dönüş Günü olduğunu haberiydi bu. Geleceğe Dönüş Günü'nün manası şudur: Marty Mcfly'in Geleceğe Dönüş 2 'de zaman yolculuğu yaparak geldiği tarihin kutlanması. (Pek kutlama değilde bir an anma).

Geleceğe Dönüş fanı olarak böyle bir şeyden nasıl haberim olmaz diye hayıflanıyordum. Bir yandan kafamı kurcalayan bir taraf vardı. Tarih 2010 olmadığından emindim ama 2015 mı 2025 mi onu hatırlayamıyordum. Elimde film olmasa da online izleme olanaklarını kullanarak yılın 2015 olduğunu teyit ettim. En azından ben mutluydum. Fakat nasıl olmuştu da sosyal medya bu hatayı doğru diye alıp yaymaya başlamıştı.

Bu durumun sorumlusu bu blogta da bir kaç kez değindiğim İngiliz Total Film sitesi. Total Film'in 30 bin civarı Twitter kullanıcısının yardımıyla bu hatayı yaymaya başladı. Hollywood yoldızları bile bu işe dahil olunca küresel bir olaya dönüşmüş oldu. tam hikayesi şuradan. Back To The Future 'hoax' - we confess!

Bu olay aslında sosyal medyanın yan etkilerini bize masumane bir yolla olsa da göstermiş oldu. Bu durumdan ne çıkartmamız gerekli sıralayalım.

* Yayılma hızı öyle yüksektir ki "Tweet" butonuna bastığınız anda dünyanın bir ucunda olan kişilere ulaşırsınız.

* Yeteri kadar takipçiniz varsa dünyayı sarsmanız o kadar da zor değildir. 30 000 takipçi toplanmayacak bir rakam değil.

* Ne yazık ki sosyal medya hala güvenilir bir kaynak olarak göstermek bizim canımızı yakabilir.

* Eğlenceli bir şey bulursanız herkes onu paylaşır.

* Trendleri takip etmek önemlidir fakat trend yaratabilmek daha önemlidir. E Zordur tabii olarak.(Geleceğe Dönüş Günü)

* Guy Kawasaki " Rt butonu en güçlü buton olacak" demişti adam haklı beyler. (Adamı inciye malzeme yaptık iyi mi?)

* Eğer elinizde sosyal medyada çok takip edilen birilerini kullanma şansınız varsa kaçırmayın. (Adamlar Holywood yıldızlarını alet etmişler)

* Sosyal medyada hatalar canınızı yakabilir. Kötü niyetli olmasa da. (Total Film'in Twitter takipçilerinin sayısını takip edip size bildireceğim.)

* Aslında Bilim Kurgu hayranıyım diyen bir çok kişinin şeklim olsun diye bunu söylediğini öğrendik. (Sosyal Medya ile ne alakası var demeyin sosyal medya kullanıcı trendleri bazen gerçekleri yansıtmıyor olabilir çok sıkı bir çalışma gerektirir)

Saygılar.

6 Temmuz 2010 Salı

Günün Blogu

Bloxoo editörleri sağolsunlar bugün benim blogu günün blogu seçmişler. Bloxoo'nun ne olduğunu yazmaya gerek yok herhalde. Hadi bilmeyen varsa kısaca; Bloxoo Türk bloglarının kayıt olup kendini tanıtmaya çalıştığı bir ortam(blog directory diyor ya yabancılar işte o şey).



Bloxoo'ya ilk blog yazdığım zamanlar kayıt olmuştum fakat oradan bloguma kaliteli okuyucu(yorum bırakan rss takipçisi olan vs.) çekemeyeceğimi anlamam çok kısa sürdü. Blog sayfasına tıklayıp bakanlar(bu arkadaşlar bloga tıklama zahmetine bile girmeyen kişilerdi) sadece "bize de bekleriz" yazıp çıkanlardı. İlk kurulduğu zamanları bilemiyorum ama benim orada olduğum zamanlar bana pek gerekli ve yararlı gelmedi açıkçası. Bu durumu bugün olan "Günün Blogu" durumu ile de anlamış oldum. Ama blog işine ilk başlayanlar için iyi olabilir.

                     




 Bloxoo'nun günlük istatistikleri yukarıda olduğu gibi. Günlük tekil kullanıcı sayısı 32 000, Benim "Günün Blogu" olmadan mütevellit bana gelen kişi sayısı 11, evet gerçekten sadece 11 kişi ve bu kişilerden 1'i editör arkadaş.

Blogumu ziyaret eden arkadaşlara tekrar teşekkür ediyorum Benim blogumu "Günün Blogu" seçen editör arkadaşlara daha çok teşekkür ediyorum. Gelen trafik önemli değil, önemli olan oradan birilerinin benim blogumu "Günün Blogu" olarak nitelendirmiş olması.

Not: Bloxoo halen en büyük Türkçe blogçu ağı. (Directory yazmayayım diye çektiğim çileye bak yazacak kelime bulamadım)

Saygılar.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Bunları paylaşasım var # 29



Bu sefer Sales Rescue Team adlı blogun hazırladığı 195 civarı sosyal medya izleme aracını listelediği blog girdisini paylaşacağım. 195 aracın bir çoğu paralı olduğundan ben size ücretsiz olan ve diğer örneklerinden farklılaşarak öne çıkan uygulamaları da aşağıda paylaşacağım.

İlk olarak 195 Social Media Measurement Tools & Technologies adlı blog girdisi.

Şimdi ise bu blog girdisi içinden ücretsiz ve farklılaşan uygulamaları listeleyeyim.

Facebook Grader : Facebook fan sayfasını değerleyen bir uygulama. Hubspot blog'un bir uygulaması. Hubspotun diğer uygulamaları için buradan.

Whos Talkin, Social Mention, Tinker, Addict-o-Matic : 4 farklı sosyal medya arama aracı. Sosyal medya araçlarında neler konuşulduğunu takip edebilmeniz için kullanabileceğiz araçlar. Social Mention en gelişmiş özelliklere sahip gibi görünüyor. Google Alert gibi bir uyarı sistemi var. Addict-o-Matic ise en güzel arayüze sahip uygulama. Tinker ise insanların aralarında konuştuğu şeyler konusunda öne çıkabiliyor. Whos talkin ise diğerlerine göre daha hızlı sonuç verdiği için tercih edilebilir.

How Sociable : Sadece markalar için özelleşmiş sosyal medya arama motoru. 32 farklı sosyal medya aracını tarayarak marka için bir "sosyal medya görünürlük skoru" çıkartan uygulama markalar için önemli bir araç olabilir. Ücretli versiyonu da var olduğunu söylemek gerekli.

Mention Map : Twitter'da en çok kimlerle ilişki kurduğunuzu görseller ile anlatan bir uygulama. Benim bu listede en beğendiğim uygulama oldu. Sosyal medya ilişkilerini böyle anlatılması zaten çok hoşuma gider zaten. Görselde bu uygulamanın Obama için uygulanmış olan görseldir. Bu uygulamanın da ücretli versiyonu var elbette.

Saygılar.

Facebook Sayfası