15 Eylül 2010 Çarşamba

User-Generated Content

User-Generated Content Türkçe yazılışıyla kullanıcıların ürettiği içerikler bu web 2.0 nanesinin temel taşı olduğunu her kez biliyor artık. Tabii bizim buralarda kullanılmasa da yurtdışında içerik üreticiler ciddi paralar kazanıyor. Demand Media ve Associated Content firmaları sadece içerik üretip bunları ihtiyacı olan büyük bloglara satmaktalar. Ülkemizde ise bir çok kişi bu işi bedavaya yapmakta bir de üstüne azar işitmekte çoğu zaman neyse bu başka bir konu.

UGC'nin değerini anlayan organizasyonlar bunun üzerine sürekli kampanyalar düzenliyor. Değerlerini anlamalarından kastım üretilen içeriği kendileri üretmek isteseler ne kadar masraflı olacağını farketmeleri ile ilgili.

Bu değeri fark edip lehine kullanan ve sosyal ağlarda ve web üzerinde fark yaratmaya çalışan bir organizasyondan bahsedeceğim. Dikkatli bir Twitter kullanıcısıysanız bu organizasyon için özel açılmış sayfayı fark etmiş olacaksınız. Twitter'ı web üzerinden kullanıyorsanız giriş sayfasında koyu renkle yapılmış olan New York Fashion Week  reklamını görmüş olacaksınız ya da bir şekilde #nyfw hashtagı ile karşılaşmışsınızdır.



NYFW için yapılmış olan özel Twitter sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Bu bölümü 4 parçaya ayırmışlar ve buradan gelen tweetleri listelemişler. Bu bölümler; Runway (Podyum), Designers All-Accsess(Tasarımcıların yaptıklarını anlatan  ve buradan tweet geçen bölüm), The Scene(Sahne ve Arkası hazırlıklar), Beauty (Güzellik). Her bölümün ayrı sponsorları olması da ilginç ve bu yapılan işe ne kadar değer verildiğini anlatan bir hareket. Burada içeriği oluşturan kişiler tasarımcılar, konuklar, konuk bloggerlar, yazarlar, modeller yani etkinliğin içinde olan herkes. Birbirlerinin ulaşamadıkları yerlerden haber geçiyorlar ve merak edilen sorulara yanıt vermeye çalışıyorlar.



Diğer bir iş ise Phone Tag adı verilen bir sistem ile oluşturulan moda haftasının foto blogu (Live.MilkMade.com) Bu blog gerçek zamanlı ilerliyor. Zaten bu foto blogunda mottosu " Fotonu eklen moda kendinin ve moda haftasının hikayesini anlat". Bu işte yine yukarıda bahsettiğim gibi UGC denilen hadise. Bu tarz işler hele ki görselliği böylesine ön planda tutan işlerde kesinlikle başarılı olur. Aynı zamanda organizasyon yöneticileri büyük veriler sağlayabilir. (Not: Bu haberi Pfsk'de gördüm ve yazacağım konuyla direkt alakalı olunca buraya aktarmam gerektiğini düşündüm)

Bildiğim kadarıyla İstanbul Moda Haftası ve bloglar ile ilgili bir şeyler yapılmış. Biraz araştırıp ona da değinmek gerekli.

Saygılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Facebook Sayfası